
The Economist’te yayımlanan yazısında Harvard Üniversitesi profesörü ve eski IMF başekonomisti Gita Gopinath, küresel finans sisteminin Amerikan borsalarına aşırı bağımlı hale geldiğini ve bu durumun büyük bir piyasa düzeltmesinde dünya ekonomisi için ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
Gopinath’a göre, 2000 yılındaki dotcom çöküşüne benzer bir piyasa düzeltmesi yaşanması halinde, Amerikan hanehalkları 20 trilyon dolar, yabancı yatırımcılar ise 15 trilyon dolar kaybedebilir. Bu toplam 35 trilyon dolarlık kayıp, küresel GSYİH’nin yaklaşık yüzde 20’sine denk geliyor.
Amerikan borsalarındaki son yükseliş, yapay zekâ ve teknoloji hisselerine yönelik yoğun ilginin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Ancak Gopinath, “Bu iyimserlik, geçmişteki aşırı değerlemeleri hatırlatıyor,” diyerek yatırımcıların temkinli olması gerektiğini vurguladı.
Yazıya göre, ABD’de tüketim artışı zaten yavaşlamış durumda. Olası bir şok, tüketimi yüzde 3,5 puan ve büyümeyi 2 puan aşağı çekebilir. Böyle bir senaryo, küresel yatırım zincirleri ve tüketici güveni üzerinde yıkıcı bir etki yaratabilir.
Gopinath ayrıca doların kriz dönemlerinde “güvenli liman” rolünün zayıfladığını ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bağımsızlığına yönelik siyasi baskıların, yatırımcı güvenini zedeleyebileceğini ifade etti. Bu durumun doların değerinde istikrarsızlığa yol açabileceğini belirtti.
Yüksek kamu borcu, ticaret savaşları ve Çin’in kritik maden ihracat kısıtlamaları, ABD’nin olası bir durgunlukta mali manevra alanını daraltıyor. Bu nedenle, Gopinath’a göre, diğer ülkelerin büyümeyi canlandırması küresel denge açısından hayati önem taşıyor.
Avrupa’da tek pazarın tamamlanması, inovasyona dayalı büyümenin teşvik edilmesi ve gelişmekte olan ülkelerin sermaye akışlarını güçlendirmesi, yeni bir küresel çöküşün etkilerini azaltabilir.
Gopinath, “Bu kez çok daha fazla servet risk altında ve politika alanı çok daha dar,” diyerek dünya ekonomisinin 2000’dekinden daha kırılgan bir dönemde olduğunu vurguladı.



