📰 Günlük Haber Bülteni

Yabancı Basından Önemli haberler

Son güncelleme: 5 Haziran 2026, 21:44
Yabancı Basın Haberleri 5 Haziran 2026 Cuma
Cuma, 5 Haziran 2026 Bugün (Cuma) eklenen haber sayısı: 50
The Straits Times
Türkiye açıklarında terk edilmiş gemide mahsur kalan 4 Hintli denizci 10 aydır kurtarılmayı bekliyor
🔹 Dört Hintli denizci, Ağustos 2025’ten bu yana İstanbul açıklarında Marmara Denizi’nde demirli bulunan Moğolistan bayraklı AZRA C adlı konteyner gemisinde mahsur kaldı. 🔹 Denizciler, geminin uluslararası denizcilik kuralları gereği mürettebatlı tutulması zorunluluğu nedeniyle gemiden ayrılamıyor. 🔹 Gemi personeli, 10 aydır süren bekleyiş nedeniyle umutlarını kaybettiklerini, artan psikolojik baskı ve sağlık sorunları yaşadıklarını söyledi. 🔹 Geminin sahibi olduğu belirtilen Ahmed al-Masri ve Semra al-Masri, ocak ayında uluslararası bir uyuşturucu kaçakçılığı ve kara para aklama soruşturması kapsamında tutuklandı. 🔹 Geminin geleceği ve mürettebatın durumu, sahiplerinin tutuklanmasının ardından belirsizliğe sürüklendi. 🔹 Türkiye’deki International Transport Workers’ Federation temsilcisi Selahattin Polat, güvenlik gerekçesiyle mürettebatın mümkün olan en kısa sürede tahliye edilmesini istedi. 🔹 Polat, geminin diğer gemilerin seyir rotasında bulunduğunu ve deniz güvenliği açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi. 🔹 Yerel gemi acenteleri, ücretlerini alamadıkları için gemiye temel ihtiyaç ve hizmet sağlamayı durdurdu. 🔹 Gemide yakıt ve erzak sıkıntısı yaşanıyor. 🔹 Denizciler aylardır maaş alamıyor ve yerlerine yeni mürettebat gelene kadar gemiyi terk edemiyor. 🔹 Türk makamları ve ilgili kuruluşlar, mürettebatın gemiden ayrılabilmesi için hukuki süreç başlattı. 🔹 İstanbul Başsavcılığı, Ocak 2026’da İspanya açıklarında ele geçirilen 10 ton kokainle bağlantılı soruşturmada 12 kişinin tutuklandığını açıkladı. 🔹 Türk basınında yer alan bilgilere göre AZRA C gemisinin söz konusu uyuşturucu sevkiyatında kullanılması planlandı ancak gemide meydana gelen arıza nedeniyle plan uygulanmadı. 🔹 ITF verilerine göre 2025 yılı, 6.233 denizcinin 410 gemide terk edilmesiyle kayıtların tutulmaya başlandığı dönemden bu yana en kötü yıl oldu. 🔹 2025 yılında en fazla terk edilmiş gemi vakası Türkiye’de görüldü ve toplam 61 vaka kaydedildi. 🔹 Bu yıl şimdiye kadar dünya genelinde 151 gemi terk edilme vakası yaşandı. 🔹 Marmara Denizi’nde halen terk edilmiş durumda sınıflandırılan 15 yabancı bayraklı gemi bulunuyor. 🔹 Hindistan Konsolosluğu, denizcilerin ülkelerine geri gönderilebilmesi için girişimlerde bulunuyor. 🔹 ITF ve Deniz Çalışanları Dayanışma Derneği, mahsur kalan mürettebata içme suyu ve temel ihtiyaç malzemeleri ulaştırıyor. 🔹 Mürettebat üyelerinden biri, kurtarılacaklarına dair umutlarının çok az kaldığını söyledi.
The Guardian
İran Dünya Kupası oyuncularına ABD’ye giriş vizeleri verildi
🔹 Beyaz Saray’dan bir yetkili, İran Milli Takımı oyuncularının ABD’ye giriş vizelerini aldığını açıkladı. 🔹 Vizeler, İran’ın Los Angeles’ta oynayacağı ilk Dünya Kupası maçına 10 gün kala verildi. 🔹 İran’ın Meksika Büyükelçisi Abolfazl Pasandideh, perşembe günü takımın henüz ABD vizelerini almadığını söylemişti. 🔹 Beyaz Saray yetkilisine göre vizeler gece saatlerinde onaylandı. 🔹 İran Futbol Federasyonu sözcüsüne konu hakkında ulaşılamadı. 🔹 İran, vize sorunları ve takımın ABD’de mümkün olduğunca az bulunması yönündeki görüşlerin güçlenmesi nedeniyle kamp merkezini Arizona’dan Meksika’nın Tijuana kentine taşıdı. 🔹 İran kafilesinin pazar sabahı erken saatlerde Tijuana’ya ulaşması planlanıyor. 🔹 İran, G Grubu’ndaki ilk maçını 15 Haziran’da Los Angeles’ta Yeni Zelanda’ya karşı oynayacak. 🔹 Takım daha sonra 21 Haziran’da Los Angeles’ta Belçika ile karşılaşacak. 🔹 İran, grup aşamasındaki son maçını 26 Haziran’da Seattle’da Mısır’a karşı oynayacak. 🔹 Büyükelçi Pasandideh, ABD’nin İran takımının kendi topraklarında bulunmasını istemediğine dair resmî bir açıklama yapmadığını söyledi. 🔹 ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran heyetinde İslam Devrim Muhafızları Ordusu ile bağlantılı kişilerin yer almasına izin verilmeyeceğini açıkladı. 🔹 İran kadrosundaki bazı futbolcular, İran Devrim Muhafızları bünyesinde zorunlu askerlik hizmetini tamamladı.
Bloomberg
Türkiye’de enflasyon savaş kaynaklı baskılarla ikinci ay üst üste hızlandı
🔹 Türkiye’de yıllık enflasyon mayıs ayında yüzde 32,6’ya yükseldi. Nisan ayında yıllık enflasyon yüzde 32,4 seviyesindeydi. 🔹 Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin medyan beklentisi yüzde 32,5 düzeyindeydi. 🔹 Aylık enflasyon nisan ayındaki yüzde 4,2 seviyesinden mayısta yüzde 1,7’ye geriledi. 🔹 Aylık fiyat artışlarında giyim ve ayakkabı grubu en büyük katkıyı yaptı. 🔹 Gıda ve alkolsüz içecek fiyatları mayıs ayında sınırlı gerileme gösterdi. 🔹 Verilerin ardından beş yıllık devlet tahvili faizi 11 baz puan, on yıllık tahvil faizi ise 4 baz puan yükseldi. 🔹 Türk lirası dolar karşısında yüzde 0,1 değer kaybetti. 🔹 MUFG Bank Türkiye Hazine Direktörü Onur Ilgen, büyüme verileri ve kredi kısıtlamalarının ek parasal sıkılaştırma ihtiyacını azalttığını belirterek faizlerin sabit tutulabileceğini söyledi. 🔹 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, nisan ayında politika faizini yüzde 37 seviyesinde bıraktı. 🔹 İran savaşı sonrasında Merkez Bankası 28 Şubat’tan itibaren yüzde 37’lik politika faizinden fonlamayı durdurarak yüzde 40 seviyesindeki gecelik fonlama kanalını kullanmaya başladı. 🔹 Bloomberg Economics ekonomisti Selva Bahar Baziki, yıl sonu enflasyonunun Merkez Bankası’nın yüzde 26’lık tahmininin üzerinde kalarak yüzde 30’un biraz altında gerçekleşmesini beklediklerini belirtti. 🔹 Baziki, İran savaşı ve Türk lirasına yönelik zayıf piyasa algısının enflasyon üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğunu söyledi. 🔹 Borsa İstanbul’da hisse senetleri verilerin ardından geriledi. 🔹 Borsa İstanbul Bankacılık Endeksi gün içinde yüzde 2,2’ye kadar düştü ve sabah işlemlerinde yüzde 1,3 ekside işlem gördü. 🔹 İran savaşı nedeniyle yükselen enerji fiyatları, petrol ve doğal gaz ithalatçısı olan Türkiye üzerinde ekonomik baskı oluşturdu. 🔹 Artan enerji maliyetleri Türkiye’deki dezenflasyon sürecinin tersine dönmesine katkı sağladı. 🔹 Merkez Bankası geçen ay yüksek belirsizlik nedeniyle yıl sonu enflasyon tahmin aralığını kullanmayı askıya aldı. 🔹 Banka, Türk lirasındaki oynaklığı sınırlamak amacıyla döviz ve altın rezervlerinden milyarlarca dolar harcadı. 🔹 Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, enflasyon görünümünün savaşın süresine bağlı olduğunu ve politika yapıcıların çatışmanın ikincil etkilerini yakından izlediğini söyledi. 🔹 Commerzbank Gelişmekte Olan Piyasalar Ekonomisti Tatha Ghose, petrol fiyatlarının yüksek kalması halinde faiz artırımı sinyali verilmemesinin Türk lirası üzerindeki baskıyı artırabileceğini söyledi. 🔹 Ghose, bu durumda rezerv kayıplarının hızlanabileceğini ve piyasalarda düzensiz gelişmeler yaşanma riskinin yükselebileceğini belirtti.
Bloomberg
Türkiye’nin üç kamu katılım bankası birleşecek
🔹 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin üç kamu katılım bankasının birleşeceğini açıkladı. 🔹 Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Halk Katılım’ın birleşmesiyle oluşacak yeni yapının katılım bankacılığı sektörüne farklı bir ivme kazandırması hedefleniyor. 🔹 Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen İslami ekonomi etkinliğinde yaptığı konuşmada katılım bankacılığının finans sistemindeki payının artırılmasına yönelik yeni bir girişim başlattıklarını söyledi. 🔹 Dördüncü kamu katılım bankası olan Emlak Katılım’ın da halka arz yoluyla hisselerini satışa sunacağı açıklandı. 🔹 Katılım bankaları, yüksek faiz yasağı dahil olmak üzere şeriat prensiplerine uygun faaliyet gösteriyor. 🔹 Erdoğan, “Faizin olduğu yerde refah olmaz. Sömürünün, adaletsizliğin ve etik dışı rekabetin olduğu yerde refah bulunamaz” dedi. 🔹 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre katılım bankalarının ticari krediler içindeki payı 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 7,4’e ulaştı. 🔹 Katılım bankalarının ticari kredilerdeki payı 2016 yılına göre iki kattan fazla artış gösterdi. 🔹 Katılım bankalarının bankacılık sistemindeki toplam varlık payı yüzde 9,5’e yükseldi. 🔹 Bu oran 2016 yılında yüzde 4,9 seviyesindeydi. 🔹 Ziraat Katılım, T.C. Ziraat Bankası bünyesinde faaliyet gösteriyor. 🔹 Halk Katılım, Türkiye Halk Bankası çatısı altında faaliyet yürütüyor. 🔹 Vakıf Katılım ise Türkiye Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetiliyor.
Bloomberg
Türkiye ve NATO yakıt güvenliğini güçlendirmek için boru hattı genişlemesini değerlendiriyor
🔹 Türkiye, NATO’nun yakıt güvenliğini artırmayı amaçlayan 28 milyar dolarlık altyapı genişleme programı kapsamında yer altı yakıt boru hatlarını birbirine bağlamaya çalışıyor. 🔹 Proje, Trakya’daki Çorlu yakınlarındaki boru hattı sistemi ile Mersin ve İncirlik Hava Üssü yakınındaki güney hattını birbirine bağlamayı hedefliyor. 🔹 Bağlantının tamamlanması, NATO’nun Soğuk Savaş döneminden kalan ve askeri çatışmalarda ittifak kuvvetlerine yakıt sağlayan boru hattı ağını büyütecek. 🔹 Proje aynı zamanda Türkiye’nin enerji altyapısını da güçlendirecek. 🔹 Sivil kullanıma yönelik bölümlerin maliyetini Türkiye karşılayacak. 🔹 ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş ve Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yaşanan enerji tedarik sorunları NATO’nun yakıt lojistiğini güçlendirme çalışmalarını hızlandırdı. 🔹 Türkiye, İran’a komşu olması ve Karadeniz üzerinden Ukrayna’ya yakınlığı nedeniyle her iki çatışma bölgesine de yakın konumda bulunuyor. 🔹 NATO’nun onay verdiği projelerin bir kısmının, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesinde resmen desteklenmesi bekleniyor. 🔹 Proje altyapısının finansmanı NATO’nun ortak bütçesinden ayrılan 28 milyar dolarlık kaynaktan karşılanacak. 🔹 Projelerin bakım maliyetleri ise inşa edildikleri ülkeler tarafından üstlenilecek. 🔹 NATO’nun yaklaşık 10 bin kilometre uzunluğundaki mevcut yakıt hattı ağı, 12 ülkede askeri üsleri, sivil havaalanlarını, depoları ve diğer altyapıları birbirine bağlıyor. 🔹 Sistem, özellikle hava taşımacılığı ve havada yakıt ikmali operasyonlarında ortaya çıkan yüksek yakıt talebini karşılamak için kullanılıyor. 🔹 Değerlendirilen diğer projeler arasında NATO boru hattı ağının Doğu Avrupa’daki müttefik ülkelere doğru genişletilmesi de bulunuyor. 🔹 Türkiye ile Romanya arasında yaklaşık 1,2 milyar dolar maliyetle doğrudan askeri yakıt hattı kurulması da gündemde yer alıyor. 🔹 Ankara, Türkiye-Romanya hattının yalnızca askeri amaçlarla kullanılacağını ve Yunanistan veya Romanya’nın batısından geçecek alternatif güzergâhlardan daha düşük maliyetli olacağını savunuyor.
Bloomberg
Bir dönem Türkiye boğası olan Algebris, artan kredi riskleri nedeniyle CDS pozisyonuna geçti
🔹 Algebris Investments, İran savaşı nedeniyle Türkiye ekonomisi üzerindeki baskıların arttığını değerlendirerek Türk tahvillerine karşı temerrüt riskine karşı koruma sağlayan kredi temerrüt takasları (CDS) almaya başladı. 🔹 Milano merkezli Algebris’te 3,7 milyar avroluk fon yöneten Gabriele Foà, Türkiye’nin ekonomik görünümünün kötüleşen cari açık, yükselen enerji fiyatları ve düşük döviz rezervleri nedeniyle kırılganlaştığını söyledi. 🔹 Foà, mevcut tahvil getirilerinin önümüzdeki yıllarda ortaya çıkabilecek riskleri karşılayacak düzeyde olmadığını belirterek “Türkiye almak yerine satma zamanı geldiğine inanıyoruz” dedi. 🔹 Algebris Global Credit Opportunities Fund son beş yılda benzer fonların yüzde 98’inden daha yüksek getiri elde etti. 🔹 Merkez Bankası verilerine göre yabancı yatırımcıların TL cinsi tahvil varlıklarının değeri, İran savaşının başladığı şubat sonundan bu yana yaklaşık yüzde 40 geriledi. 🔹 Türk lirası tahvilleri 2026 yılında yatırımcılara yüzde 3,2 zarar yazarken gelişmekte olan piyasa tahvilleri ortalama yüzde 1,1 getiri sağladı. 🔹 Dolar cinsinden Türk devlet tahvilleri yıl başından bu yana yüzde 0,3 kayıp verirken gelişmekte olan ülke devlet tahvillerinin ortalama getirisi yüzde 1,5 oldu. 🔹 Türkiye’nin brüt döviz rezervleri 29 Mayıs itibarıyla 53 milyar dolara gerileyerek Haziran 2021’den bu yana en düşük seviyeye indi. 🔹 Foà, Türkiye CDS primlerinin yaklaşık 250 baz puan seviyesinde işlem gördüğünü, risklerin artması halinde bunun 350, 450 hatta 550 baz puana yükselebileceğini söyledi. 🔹 Foà, Türkiye’de temerrüt yaşanmasının zor olduğunu ancak tamamen dışlanamayacağını belirtti. 🔹 Türkiye CDS’leri Temmuz 2022’de Fitch’in not indirimi sonrasında 900 baz puanın üzerine çıkarak sıkıntılı borç seviyelerine yaklaşmıştı. 🔹 Haziran 2023’te Mehmet Şimşek’in ekonomi yönetimine gelmesinin ardından Türkiye faiz artırımlarıyla yatırımcı güvenini yeniden kazanmaya çalıştı. 🔹 Foà, İran kaynaklı çatışmanın büyümesi halinde Türkiye’nin en kırılgan ülkelerden biri olabileceğini söyledi. 🔹 Bloomberg verilerine göre Türkiye’nin cari açığının milli gelire oranı 2024 Eylül ayından bu yana her çeyrekte artarak bu yıl yüzde 2,44’e ulaştı. 🔹 Foà, petrol fiyatının varil başına 150 dolara yükselmesi halinde cari açığın milli gelirin yüzde 4-5’ine çıkabileceğini ve bunun CDS piyasasında sert fiyatlamalara yol açabileceğini ifade etti. 🔹 Algebris geçen yılın ilk yarısının sonunda Türk tahvillerindeki pozisyonlarını kapattı. 🔹 Foà, “2024 ve 2025 Türkiye işlemi için mükemmel yıllardı ancak Türkiye ekonomik programının sınırlarına ulaştı ve şu aşamada kenarda beklemek daha iyi” dedi.
The New York Times
Yapay zekâ çalışan ordularını yöneten küçük işletme sahipleri
🔹 ABD’deki küçük işletme sahipleri, OpenClaw adlı yazılım aracılığıyla e-posta, müşteri hizmetleri, muhasebe, araştırma ve operasyon yönetimi gibi görevleri yerine getiren yapay zekâ ajanları kullanmaya başladı. 🔹 OpenClaw, kullanıcıların dosyalarına, çevrim içi hesaplarına ve iş akışlarına erişerek büyük dil modelleri üzerinden görevleri otomatik olarak yerine getiren yapay zekâ ajanları oluşturuyor. 🔹 Kaliforniyalı iflas avukatı Scott Bell, beş yapay zekâ ajanı kurarak mahkeme bildirimlerini takip etmeye, müvekkillerle iletişim kurmaya ve hukuki analizler hazırlamaya başladı. 🔹 Bell’in ajanları mahkeme belgelerini okuyabiliyor, müvekkillere İngilizce veya İspanyolca mesaj gönderebiliyor ve hukuki savunma taslakları hazırlayabiliyor. 🔹 Havacılık sektöründe çalışan Sean Chuplis, yan iş olarak yürüttüğü havacılık ekipmanı şirketinin müşteri desteği, sipariş yönetimi, reklam kampanyaları ve içerik üretimini yapay zekâ ajanlarına devretti. 🔹 Chuplis, daha önce ayda yaklaşık 20 saat ayırdığı işletmesini artık haftada yaklaşık bir saatlik kontrolle yönetebildiğini söyledi. 🔹 Bazı kullanıcılar, yapay zekâ ajanlarının yeni ürün özellikleri geliştirme, pazarlama fikirleri üretme ve müşteri taleplerine uygun çözümler önerme gibi görevleri bağımsız şekilde gerçekleştirdiğini belirtti. 🔹 Yapay zekâ ajanları zaman zaman dosya bulamama, yanlış karar verme veya beklenmedik şekilde çalışmayı durdurma gibi sorunlar da yaşayabiliyor. 🔹 Kullanıcılar, ajanların çalışabilmesi için büyük dil modellerine yapılan her sorgu nedeniyle önemli maliyetlerle karşılaşabiliyor. 🔹 Güvenlik uzmanları, yapay zekâ ajanlarının kurumsal verilere erişebilmesi nedeniyle bilgi sızıntısı ve siber saldırı riskleri taşıdığı uyarısında bulunuyor. 🔹 Meta’nın yapay zekâ güvenliği ekibinde görev yapan Summer Yue, bir OpenClaw ajanının kritik e-postaları silmeye başlaması üzerine sistemi acil olarak durdurmak zorunda kaldığını söyledi. 🔹 Siber güvenlik uzmanları, saldırganların doğal dil kullanarak ajanlardan şirket sırlarını elde etmeye çalıştığı “prompt injection” saldırılarını önemli bir tehdit olarak değerlendiriyor. 🔹 Connecticut’taki emlak işletmecisi Tom Gelman, bakım talepleri, takvim yönetimi ve muhasebe işlemlerini otomatikleştirdikten sonra uzaktan çalışan bir asistanıyla yollarını ayırdı. 🔹 Bazı kullanıcılar yapay zekânın küçük işletmeleri daha verimli hale getireceğini savunurken, bazı uzmanlar çok sayıda beyaz yakalı görevin otomasyon nedeniyle ortadan kalkabileceği görüşünde. 🔹 MIT profesörü ve Nobel ödüllü ekonomist Simon Johnson, yapay zekânın verimlilik artışı sağlarken gelir eşitsizliğini artırabileceğini ve birçok işi daha düşük ücretli pozisyonlara dönüştürebileceğini söyledi. 🔹 OpenClaw’ın geliştiricileri ve kullanıcıları, sistemlerin hâlen hatalara açık olduğunu ancak yapay zekâ ajanlarının iş dünyasında giderek daha yaygın hale gelmesini bekliyor.
The New York Times
Trump yönetiminin sertleştirdiği yaptırımlar sonrası otel zincirleri Küba’dan çekiliyor
🔹 Trump yönetiminin Küba ekonomisine yönelik yeni yaptırım politikaları sonrasında üç uluslararası otel zinciri ve Visa ile Mastercard işlemlerini yöneten bir banka ülkedeki faaliyetlerini sonlandırdı. 🔹 Yabancı şirketlere, Küba ordusuna bağlı işletmelerle ortaklıklarını sona erdirmeleri için cuma gününe kadar süre verildi. 🔹 ABD, Küba Silahlı Kuvvetleri dahil olmak üzere yeni bir grup Kübalı yetkili ve kuruluşa yaptırım uyguladığını açıkladı. 🔹 ABD kurallarını ihlal eden şirket yöneticileri ABD vizelerini kaybetme ve mal varlıklarının dondurulması riskiyle karşı karşıya bulunuyor. 🔹 Şirketler de Amerikan bankacılık sistemine erişimlerini kaybetmek dahil çeşitli yaptırımlarla karşılaşabilir. 🔹 Küba Merkez Bankası, Visa ve Mastercard işlemlerini yöneten bir bankanın ABD yaptırımlarına uyum amacıyla faaliyetlerini durdurduğunu duyurdu. 🔹 Küba hükümeti bu kararı Küba halkını ekonomik olarak boğmaya yönelik bir stratejinin parçası olarak nitelendirdi. 🔹 İspanyol otel işletmecisi Iberostar, Küba ordusuna bağlı turizm şirketi Gaviota için işlettiği 12 otelin yönetiminden çekileceğini açıkladı. 🔹 Bir diğer İspanyol şirket olan Meliá, işlettiği 15 otelden ayrılacağını duyurdu. 🔹 Kanadalı Blue Diamond da Küba’daki onlarca otel operasyonunu sonlandıracağını bildirdi. 🔹 Endonezya merkezli Archipelago International da Küba’daki faaliyetlerini durdurdu. 🔹 Trump yönetiminin hedef aldığı GAESA adlı askerî holding, Küba ekonomisinin yaklaşık yarısını kontrol ediyor. 🔹 Yeni yaptırımlar yabancı şirketleri ve finans kuruluşlarını da kapsayan ikincil yaptırım mekanizmasına dayanıyor. 🔹 Trump, Küba’nın “çökme noktasına geldiğini” söyledi ve İran savaşı sonrasında Küba konusuna odaklanacağını belirtti. 🔹 ABD’nin uyguladığı petrol kısıtlamaları ve ekonomik baskılar Küba’daki elektrik kesintilerini, yakıt sıkıntısını ve gıda krizini ağırlaştırdı. 🔹 ABD Dışişleri Bakanlığı, Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel ve ailesini de yeni yaptırım listesine ekledi. 🔹 Hükümet destekli Mahalle Devrim Savunma Komiteleri ile Küba’nın altın madenciliği girişimi de yaptırımların kapsamına alındı. 🔹 Almanya ve Fransa merkezli iki büyük deniz taşımacılığı şirketi daha önce Küba operasyonlarını sonlandıracaklarını açıklamıştı. 🔹 Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, nakliye çözümü bulamadığı için Küba’ya yaklaşık 3.000 ton gıda gönderme planını erteledi. 🔹 Kuruluş ayrıca Visa ve Mastercard sistemlerinin kullanılamaması nedeniyle yakıt ödemelerinde alternatif yöntemler arıyor. 🔹 Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, GAESA’nın belirli kişileri zenginleştirmek için değil ABD baskılarına karşı direnmek amacıyla faaliyet gösterdiğini savundu. 🔹 Küba’daki turizm sektörü son yıllarda ciddi daralma yaşarken, yakıt sıkıntısı nedeniyle bazı havayolları da ülkeye uçuşlarını azaltmıştı. 🔹 ABD Dışişleri Bakanlığı, şirketlerin Küba’dan çekilmesinin yaptırımların temel amaçlarından biri olduğunu açıkladı. 🔹 Bakanlık, yaptırımların Küba ordusunun uluslararası yatırımlardan gelir elde etmesini engellemeyi hedeflediğini belirtti.
The New York Times
Hizbullah’ın fiber optik dronları İsrail savunmasındaki açıkları ortaya çıkardı
🔹 Hizbullah’ın fiber optik kabloyla yönlendirilen patlayıcı dronları son haftalarda İsrail zırhlı araçlarını, tanklarını ve hava savunma sistemlerini hedef aldı. 🔹 İsrail ordusuna göre her gün birden fazla drone saldırısı gerçekleşiyor ve son bir haftada üç İsrail askeri öldü. 🔹 Saldırılar İsrail’in güney Lübnan’daki operasyonlarında kullandığı güvenlik kuşağı stratejisinin etkinliğini sorgulattı. 🔹 Fiber optik dronlar radyo sinyalleri yerine kabloyla kontrol edildiği için elektronik karıştırma sistemlerinden etkilenmiyor. 🔹 İsrailli yetkililer, ordunun 2024 yılında Hizbullah’ın bu tür dronları kullanabileceği yönünde uyarıldığını ancak gerekli hazırlıkların yeterince yapılmadığını söyledi. 🔹 İsrail birlikleri nisan ayından bu yana günlük drone saldırılarıyla karşı karşıya kalırken, Ukrayna’da yaygın kullanılan bazı basit koruma yöntemleri sahada uygulanmamıştı. 🔹 Hizbullah, ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşının başlamasının ardından İsrail’e karşı roket ve drone saldırılarını artırdı. 🔹 İsrail ordusu saldırıları durdurmak amacıyla Lübnan’ın güneyinde daha fazla köyü kontrol altına aldı ve geniş çaplı yıkım operasyonları yürüttü. 🔹 Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre çatışmalarda 3.400’den fazla kişi hayatını kaybetti ve 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi. 🔹 Nisan ayından bu yana Hizbullah’ın drone saldırılarında en az 10 İsrail askeri ve bir sivil öldü. 🔹 Hizbullah mayıs ayında İsrail askerleri ve askerî hedeflerine yönelik drone saldırılarını gösteren 30’dan fazla video yayımladı. 🔹 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, drone tehdidine karşı çözüm geliştirmek amacıyla özel bir uzman ekibi kurulması talimatı verdiğini açıkladı. 🔹 Netanyahu, yeni önlemler için bütçe sınırlaması uygulanmayacağını söyledi. 🔹 Fiber optik dronların temel savunma yöntemi vurulmaları veya kontrol kablolarının koparılması olarak görülüyor. 🔹 İsrailli yetkililere göre Hizbullah’ın kullandığı fiber optik dronların menzili yaklaşık 19 kilometreye ulaşıyor. 🔹 Ukraynalı askerî yetkililer 2025 yılında İsrail’e giderek Rus dronlarına karşı geliştirdikleri yöntemleri anlattı. 🔹 Son haftalarda İsrail, Ukrayna’dan yeni bir uzman heyeti göndermesini istedi. 🔹 Ukrayna yönetimi, ikinci ziyaret için İsrail’in Ukrayna hava savunmasına desteğini artırmasını şart koştu. 🔹 Güvenlik uzmanları, Ukrayna’nın cep telefonu şebekeleri üzerinden yüzlerce kilometre uzaklıktan yönlendirdiği saldırı dronlarının gelecekte Hizbullah tarafından da kullanılabileceği uyarısında bulundu. 🔹 Eski İsrailli güvenlik yetkilileri, dikkatlerin İran’ın balistik füze programına yönelmesi nedeniyle Hizbullah’ın drone kapasitesinin yeterince ciddiye alınmadığını söyledi. 🔹 Eski hava savunma komutanı Shachar Shochat, dronların stratejik değil taktik bir tehdit oluşturduğunu ancak askerlerin moraline zarar verebileceğini belirtti.
The New York Times
Hizbullah’ın fiber optik dronları İsrail savunmasındaki açıkları ortaya çıkardı
🔹 Hizbullah’ın fiber optik kabloyla yönlendirilen patlayıcı dronları son haftalarda İsrail zırhlı araçlarını, tanklarını ve hava savunma sistemlerini hedef aldı. 🔹 İsrail ordusuna göre her gün birden fazla drone saldırısı gerçekleşiyor ve son bir haftada üç İsrail askeri öldü. 🔹 Saldırılar İsrail’in güney Lübnan’daki operasyonlarında kullandığı güvenlik kuşağı stratejisinin etkinliğini sorgulattı. 🔹 Fiber optik dronlar radyo sinyalleri yerine kabloyla kontrol edildiği için elektronik karıştırma sistemlerinden etkilenmiyor. 🔹 İsrailli yetkililer, ordunun 2024 yılında Hizbullah’ın bu tür dronları kullanabileceği yönünde uyarıldığını ancak gerekli hazırlıkların yeterince yapılmadığını söyledi. 🔹 İsrail birlikleri nisan ayından bu yana günlük drone saldırılarıyla karşı karşıya kalırken, Ukrayna’da yaygın kullanılan bazı basit koruma yöntemleri sahada uygulanmamıştı. 🔹 Hizbullah, ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşının başlamasının ardından İsrail’e karşı roket ve drone saldırılarını artırdı. 🔹 İsrail ordusu saldırıları durdurmak amacıyla Lübnan’ın güneyinde daha fazla köyü kontrol altına aldı ve geniş çaplı yıkım operasyonları yürüttü. 🔹 Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre çatışmalarda 3.400’den fazla kişi hayatını kaybetti ve 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi. 🔹 Nisan ayından bu yana Hizbullah’ın drone saldırılarında en az 10 İsrail askeri ve bir sivil öldü. 🔹 Hizbullah mayıs ayında İsrail askerleri ve askerî hedeflerine yönelik drone saldırılarını gösteren 30’dan fazla video yayımladı. 🔹 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, drone tehdidine karşı çözüm geliştirmek amacıyla özel bir uzman ekibi kurulması talimatı verdiğini açıkladı. 🔹 Netanyahu, yeni önlemler için bütçe sınırlaması uygulanmayacağını söyledi. 🔹 Fiber optik dronların temel savunma yöntemi vurulmaları veya kontrol kablolarının koparılması olarak görülüyor. 🔹 İsrailli yetkililere göre Hizbullah’ın kullandığı fiber optik dronların menzili yaklaşık 19 kilometreye ulaşıyor. 🔹 Ukraynalı askerî yetkililer 2025 yılında İsrail’e giderek Rus dronlarına karşı geliştirdikleri yöntemleri anlattı. 🔹 Son haftalarda İsrail, Ukrayna’dan yeni bir uzman heyeti göndermesini istedi. 🔹 Ukrayna yönetimi, ikinci ziyaret için İsrail’in Ukrayna hava savunmasına desteğini artırmasını şart koştu. 🔹 Güvenlik uzmanları, Ukrayna’nın cep telefonu şebekeleri üzerinden yüzlerce kilometre uzaklıktan yönlendirdiği saldırı dronlarının gelecekte Hizbullah tarafından da kullanılabileceği uyarısında bulundu. 🔹 Eski İsrailli güvenlik yetkilileri, dikkatlerin İran’ın balistik füze programına yönelmesi nedeniyle Hizbullah’ın drone kapasitesinin yeterince ciddiye alınmadığını söyledi. 🔹 Eski hava savunma komutanı Shachar Shochat, dronların stratejik değil taktik bir tehdit oluşturduğunu ancak askerlerin moraline zarar verebileceğini belirtti.
The New York Times
Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçi liderliğe rağmen Ukrayna yardım paketini kabul etti
🔹 ABD Temsilciler Meclisi, Ukrayna’ya yeni yardım ve Rusya’ya yönelik ek yaptırımlar içeren tasarıyı 195’e karşı 226 oyla kabul etti. 🔹 Tasarı, Ukrayna’ya 8 milyar dolar kredi ve 1,8 milyar dolar askerî ve güvenlik yardımı sağlanmasını öngörüyor. 🔹 Oylamada 18 Cumhuriyetçi vekil parti yönetimine karşı çıkarak Demokratlarla birlikte tasarıya destek verdi. 🔹 Tasarı, Rusya’nın savaş ekonomisini destekleyen şirket ve kişilere yeni yaptırımlar getiriyor. 🔹 Rusya’ya destek amacıyla yaptırımları aşmaya çalışan yabancı şirketler, kuruluşlar ve bireyler de yaptırımların kapsamına alınacak. 🔹 Tasarı şimdi Senato’ya gönderilecek. 🔹 Donald Trump daha önce Rusya’ya yönelik benzer yaptırım girişimlerine karşı çıkmıştı. 🔹 Tasarının Kongre’den geçmesi halinde Trump’ın veto etmesi bekleniyor. 🔹 Tasarı destekçileri oylamanın Ukrayna’ya yönelik Kongre desteğinin sürdüğünü gösterdiğini söyledi. 🔹 Bu hafta Cumhuriyetçi bazı vekiller, İran savaşı konusunda da Trump yönetimine karşı çıkarak Kongre onayı şartı getirmeyi amaçlayan bir tasarıya destek vermişti. 🔹 Tasarının mimarı New York Temsilcisi Gregory Meeks oldu. 🔹 Meeks, Cumhuriyetçi liderliğin engellemelerini aşmak için özel bir usul yöntemi kullanarak tasarıyı doğrudan Genel Kurul gündemine taşıdı. 🔹 Nebraska Temsilcisi Don Bacon ve Pensilvanya Temsilcisi Brian Fitzpatrick, Cumhuriyetçi Parti çizgisinden ayrılarak tasarıya destek veren isimler arasında yer aldı. 🔹 Oylama, Temsilciler Meclisi’nin iki yıldan uzun süredir Ukrayna için kabul ettiği ilk büyük mali destek paketi oldu. 🔹 Son büyük Ukrayna yardım paketi yaklaşık 60 milyar dolarlık güvenlik desteğini içeriyordu. 🔹 Tasarı destekçileri yardımın büyük bölümünün doğrudan kredi şeklinde yapılandırıldığına dikkat çekti. 🔹 Don Bacon, oylama öncesinde Ukrayna’ya desteğin demokrasi ve özgürlüklerin savunulması anlamına geldiğini söyledi. 🔹 Cumhuriyetçi muhalifler tasarının Trump’ın savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakere girişimlerini zorlaştırabileceğini savundu. 🔹 Iowa Temsilcisi Zach Nunn tasarıyı “taktiksel hata” olarak nitelendirdi. 🔹 Trump, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Vladimir Putin ile doğrudan görüşme çağrısından memnuniyet duyduğunu söyledi. 🔹 Trump, Ukrayna ve Rusya arasındaki diplomatik temaslarda ABD’nin önemli rol oynadığını ifade etti.
The New York Times
Xi Jinping Kuzey Kore’ye giderken bilinmesi gerekenler
🔹 Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 9-10 Haziran’da Kuzey Kore’ye giderek Kim Jong-un ile iki günlük zirve gerçekleştirecek. 🔹 Xi’nin Kuzey Kore’ye son ziyareti 2019’da gerçekleşmişti. 🔹 Kim Jong-un, son yıllarda Rusya ile geliştirdiği ilişkiler sayesinde Çin’e olan ekonomik bağımlılığını azalttı. 🔹 Rusya, Ukrayna savaşı karşılığında Kuzey Kore’ye petrol, gıda, ekonomik destek ve askerî teknoloji sağladı. 🔹 Kuzey Kore ise Rusya’ya asker ve mühimmat gönderdi. 🔹 Xi Jinping’in ziyaret sırasında Çin ile Kuzey Kore arasındaki ittifakı ve Batı karşısındaki ortak duruşu vurgulaması bekleniyor. 🔹 Çin, Kuzey Kore üzerindeki etkisini korumaya ve Pyongyang’ın Moskova’ya fazla yaklaşmasını engellemeye çalışıyor. 🔹 Analistler, Pekin’in Kuzey Kore’nin Rusya ile giderek yakınlaşmasından rahatsız olduğunu belirtiyor. 🔹 Çin mart ayında Pekin-Pyongyang arasındaki tren ve uçak seferlerini yeniden başlattı. 🔹 Kim Jong-un, Çin’den daha fazla ekonomik destek ve taviz elde etmeye çalışıyor. 🔹 Kuzey Kore yönetimi Çinli turistleri çekmek amacıyla sahil turizmi ve kaplıca projelerine yatırım yaptı. 🔹 Xi Jinping, Kuzey Kore’nin hâlâ en büyük ekonomik destekçisinin Çin olduğunu hatırlatmak istiyor. 🔹 Çin, ABD ile eşit düzeyde küresel güç olduğunu göstermek amacıyla Kuzey Kore ile ilişkilerini öne çıkarıyor. 🔹 Xi, son dönemde Pekin’de Donald Trump ve Vladimir Putin ile zirveler gerçekleştirdi. 🔹 Donald Trump ikinci başkanlık döneminde Kim Jong-un ile yeniden görüşme isteğini birkaç kez dile getirdi. 🔹 Kim Jong-un, nükleer programın müzakere konusu yapılacağı herhangi bir görüşmeye sıcak bakmıyor. 🔹 Kuzey Kore yönetimi nükleer silahları rejim güvenliğinin temel unsuru olarak görüyor. 🔹 Trump yönetiminin İran’a yönelik saldırıları, Pyongyang’ın nükleer caydırıcılık konusundaki yaklaşımını daha da güçlendirdi. 🔹 Rusya 2024 yılında Kuzey Kore ile karşılıklı savunma anlaşması imzaladı. 🔹 Vladimir Putin, Kuzey Kore’nin savunma kapasitesini güçlendirme hakkına sahip olduğunu söyledi. 🔹 Kuzey Kore’nin yaklaşık 50 nükleer savaş başlığına sahip olduğu tahmin ediliyor. 🔹 Pyongyang kıtalararası balistik füze teknolojilerini geliştirmek için daha ileri askerî teknolojilere ulaşmaya çalışıyor. 🔹 Çin resmî olarak nükleer silahlı bir Kuzey Kore’yi desteklemese de son yıllarda Pyongyang ile ilişkilerini güçlendirmeye öncelik veriyor. 🔹 Eylül 2025’te Pekin’de yapılan Xi-Kim görüşmesinin resmî açıklamalarında ilk kez Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılması hedefi yer almadı. 🔹 Beyaz Saray geçen ay Trump ve Xi’nin Kuzey Kore’nin nükleer silahlardan arındırılması konusunda ortak hedefi teyit ettiğini açıkladı. 🔹 Çin tarafının açıklamasında ise yalnızca Kore Yarımadası konusunun görüşüldüğü belirtildi. 🔹 Analistler, Kuzey Kore’nin hem Çin hem de Rusya ile dengeli ilişkiler kurabilmesinin Kim Jong-un’a daha geniş hareket alanı sağlayabileceğini değerlendiriyor.
The New York Times
Çin küresel gerilimler artarken ekonomik bir kale inşa ediyor
🔹 Çin Devlet Konseyi bu hafta, yurt dışına yatırım yapmak isteyen Çinli şirketler için ulusal güvenlik incelemesini zorunlu kılan yeni kurallar açıkladı. 🔹 Yeni düzenleme, nisan ayında yürürlüğe giren ve yabancı şirketlerin tedarik zincirlerini Çin dışına taşıma girişimlerine müdahale edilmesine izin veren kuralları takip etti. 🔹 Pekin, teknoloji ve tedarik zincirleri etrafında daha korunaklı bir ekonomik yapı oluşturmayı hedefliyor. 🔹 Yeni kurallar Çinli şirketlerin yurt dışındaki faaliyetlerini de ulusal güvenlik çerçevesine dahil ediyor. 🔹 Çinli şirketlerin dış yatırımları “teşvik edilen”, “kısıtlanan” ve “yasaklanan” kategorilerine ayrılarak değerlendirilecek. 🔹 Yetkililer belirli sektörlerde sermaye, teknoloji, yetenek ve fikri mülkiyetin ülke dışına çıkmasını engellemeyi amaçlıyor. 🔹 Düzenlemeler, ulusal güvenlik gerekçesiyle yatırımcıların hisselerini satmaya zorlanmasına veya yatırımların durdurulmasına izin veriyor. 🔹 Kurallar ayrıca yabancı hükümetlerin Çin yatırımlarına yönelik kısıtlamalarına karşı misilleme yapılabilmesi için yeni hukuki zemin oluşturuyor. 🔹 Pekin, gerekli gördüğü durumlarda yabancı şirketlerin Çin’de faaliyet göstermesini veya yatırım yapmasını engelleyebilecek. 🔹 Çin son yıllarda ihracat kontrolleri, yaptırımlar ve ticari karşı önlemlerden oluşan geniş bir araç seti oluşturdu. 🔹 Pekin daha önce Meta’nın Çinli mühendisler tarafından kurulan yapay zekâ şirketi Manus’u satın alma girişimini engelledi. 🔹 Çin ayrıca ABD yaptırımlarına maruz kalan rafinerilere bu yaptırımlara uymamaları talimatını verdi. 🔹 Devlet destekli bir güvenlik ekipmanı şirketine Avrupa Birliği soruşturmalarıyla iş birliği yapmaması yönünde talimat verildi. 🔹 Uzmanlar yeni kuralların Çinli şirketlerin küresel büyüme planlarını zorlaştırabileceğini belirtiyor. 🔹 Çin son yıllarda şirketlerini yurt dışında üretim tesisleri kurmaya ve yeni pazarlara açılmaya teşvik ediyordu. 🔹 Yeni güvenlik incelemeleri bu genişleme stratejisinin uygulanmasını daha karmaşık hale getirebilir. 🔹 Çin bireylerin yurt dışına çıkarabileceği para miktarını yıllık 50 bin dolar ile sınırlandırmaya devam ediyor. 🔹 ABD 2024 yılında Çin’in yarı iletken, kuantum bilişim ve yapay zekâ sektörlerine yönelik bazı yatırımları kısıtlamıştı. 🔹 Avrupa Birliği de üye ülkelerine aynı hassas sektörlerdeki yatırımları gözden geçirme çağrısı yaptı. 🔹 Çin ise ulusal güvenlik kavramını ABD ve Avrupa’ya kıyasla çok daha geniş tanımlıyor. 🔹 Çinli yetkililer yeni düzenlemeleri yurt dışı yatırımlar açısından bir “dönüm noktası” olarak nitelendiriyor. 🔹 Hukuk ve ticaret uzmanları, dünyanın büyük ekonomilerinde sermaye, teknoloji ve ticaret akışlarını kısıtlayan yeni bir dönemin hızla şekillendiğini belirtiyor.
The New York Times
Erken araştırmalar akciğer kanserini öngörme ve önleme yolunu işaret ediyor
🔹 Bilim insanları, akciğer kanseri teşhisinden beş yıldan daha uzun süre önce risk artışını gösterebilen 14 kan proteini tespit etti. 🔹 Araştırmacılar ayrıca mevcut bir iltihap önleyici ilacın, bu protein seviyeleri yüksek kişilerde akciğer kanseri riskini önemli ölçüde azaltabileceğine dair erken bulgular elde etti. 🔹 Çalışma sonuçları Cell dergisinde yayımlandı. 🔹 Akciğer kanseri dünya genelinde en sık teşhis edilen kanserlerden biri olmaya devam ediyor ve teşhis alan hastaların üçte birinden azı beş yıldan uzun yaşayabiliyor. 🔹 Araştırmaya Birleşik Krallık’taki Francis Crick Enstitüsü’nden Charles Swanton liderlik etti. 🔹 Ekip, UK Biobank’tan alınan 48 bin kan örneğini makine öğrenmesi kullanarak analiz etti. 🔹 Araştırmacılar akciğer kanseri gelişimiyle ilişkili 14 protein belirledi. 🔹 Bu proteinler yaş, sigara kullanımı ve akciğer hastalığı geçmişiyle birlikte değerlendirildiğinde mevcut risk değerlendirme modellerinden daha doğru tahminler sağladı. 🔹 Protein imzası, sigara içmeyen kişilerin de yer aldığı sekiz farklı uluslararası veri setinde doğrulandı. 🔹 Araştırmacılar bu proteinlerin belirli bir iltihaplanma yolunun aktif hale gelmesiyle arttığını gösterdi. 🔹 Sigara kullanımı ve hava kirliliği bu iltihaplanma yolunu tetikleyebiliyor. 🔹 Bulgular, akciğer kanserinin yalnızca genetik mutasyonlardan değil, mutasyonlar ile iltihabın birlikte etkisinden kaynaklanabileceğini gösteriyor. 🔹 Aynı protein imzası daha sonra kronik obstrüktif akciğer hastalığı ve akciğer fibrozisi geliştiren kişilerde de yüksek bulundu. 🔹 Araştırmacılar daha sonra aynı iltihaplanma yolunu hedefleyen canakinumab adlı ilacın verilerini inceledi. 🔹 Daha önce yapılan randomize kontrollü bir çalışmada yer alan 4.650 hastanın verileri analiz edildi. 🔹 Protein seviyeleri yüksek olan yaklaşık 2.300 kişide canakinumab kullanımı akciğer kanseri riskini yaklaşık yarı yarıya azalttı. 🔹 Araştırmacılar bu biyolojik göstergenin kanser alanında kolesterol için kullanılan LDL ölçümüne benzer bir rol oynayabileceğini belirtti. 🔹 Bulguların klinik uygulamaya geçebilmesi için protein imzasının ek çalışmalarla doğrulanması gerekiyor. 🔹 Bilim insanları ayrıca canakinumabın akciğer kanserini gerçekten önleyip önlemediğini gösterecek yeni klinik çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi. 🔹 Canakinumab enfeksiyon ve sepsis riskinde artış gibi ciddi yan etkilere yol açabiliyor. 🔹 Uzmanlar aynı biyolojik yolu hedefleyen daha güvenli ilaçların geliştirilebileceğini belirtti. 🔹 Protein testi, düşük doz bilgisayarlı tomografi ile yapılan akciğer kanseri taramalarından en fazla fayda görecek kişilerin belirlenmesine de yardımcı olabilir. 🔹 Kan testi, mevcut tarama kriterlerini karşılamayan ancak yüksek risk taşıyan kişilerin tespit edilmesini de sağlayabilir. 🔹 Özellikle hiç sigara içmemiş kişilerde akciğer kanserinin erken belirlenmesi için yeni yöntemlere ihtiyaç duyuluyor. 🔹 Araştırmacılar, akciğer kanserinin en erken aşamada tespit edilmesinin veya tamamen önlenmesinin hastalıkla mücadelede en büyük kazanımı sağlayacağını belirtti.
The New York Times
İlk kez bilim insanları insan embriyolarındaki genleri hassas şekilde düzenledi
🔹 Columbia Üniversitesi araştırmacıları, insan embriyolarının DNA’sında daha önce görülmemiş hassasiyetle gen düzenlemesi gerçekleştirdi. 🔹 Çalışmada CRISPR’ın daha yeni bir versiyonu olan “base editing” yöntemi kullanıldı. 🔹 Yöntem, DNA dizilerindeki tekil genetik harflerin değiştirilmesini sağlarken klasik CRISPR uygulamalarında görülen büyük DNA hasarlarını büyük ölçüde önledi. 🔹 Araştırmacılar teknolojinin gelecekte kalıtsal hastalıklara yol açan mutasyonların embriyo aşamasında düzeltilmesine imkân verebileceğini belirtti. 🔹 Teknoloji aynı zamanda belirli özelliklere sahip bebeklerin tasarlanabilmesi ihtimalini gündeme getirerek etik tartışmaları yeniden alevlendirdi. 🔹 Araştırmaya liderlik eden genetikçi Dieter Egli, embriyo DNA’sının değiştirilmesinin yararları ve riskleri konusunda geniş bir toplumsal tartışma yürütülmesi gerektiğini söyledi. 🔹 Ekip daha önce körlüğe yol açan EYS genindeki mutasyonları CRISPR ile düzeltmeye çalışmıştı. 🔹 O çalışmada bazı embriyolarda uzun DNA parçaları kayboldu ve bazı durumlarda ilgili kromozom tamamen zarar gördü. 🔹 Egli, önceki CRISPR deneylerinde ortaya çıkan sonuçları “felaket düzeyinde” olarak nitelendirdi. 🔹 Yeni çalışmada araştırmacılar PCSK9 ve HBG adlı iki farklı geni hedef aldı. 🔹 PCSK9 genindeki bazı mutasyonlar kötü kolesterol seviyelerini yükselterek kalp hastalığı riskini artırabiliyor. 🔹 HBG geni ise fetüslerde hemoglobin üretimini düzenliyor. 🔹 Araştırmacılar döllenmiş yumurtalara ve iki hücreli embriyolara base editing molekülleri yerleştirdi. 🔹 Çalışmada klasik CRISPR uygulamalarında görülen büyük kromozomal hasarlara rastlanmadı. 🔹 Araştırmacılar bazı embriyolarda iki gen üzerinde aynı anda başarılı düzenlemeler gerçekleştirdi. 🔹 Buna rağmen düzenlemeler tamamen kusursuz olmadı. 🔹 Bazı hücrelerde düzenleme başarılı olurken diğerlerinde genler değişmeden kaldı. 🔹 Bunun sonucunda aynı embriyo içinde farklı genetik yapılara sahip hücrelerin bulunduğu “mozaik” embriyolar oluştu. 🔹 Uzmanlar mozaik yapının gelişim sürecinde sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor. 🔹 Oregon Health & Science Üniversitesi’nden Paula Amato yöntemin umut verici olduğunu söyledi. 🔹 Wake Forest Üniversitesi’nden biyoetik uzmanı Ana Iltis, bazı zararlı etkilerin doğumdan sonra ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu. 🔹 Nucleus Genomics şirketi araştırmanın sonraki aşamalarını finanse edecek. 🔹 Şirket halen tüp bebek embriyolarını binlerce genetik hastalık açısından tarıyor ve kalp hastalığı, diyabet, boy uzunluğu ve zekâ gibi özelliklere ilişkin tahminler üretiyor. 🔹 Şirket daha önce New York metrosunda yayımladığı “en iyi bebeğinizi elde edin” reklamları nedeniyle tartışma yaratmıştı. 🔹 Eleştirmenler embriyo düzeyinde gen düzenleme çalışmalarının modern bir öjeni uygulamasına dönüşebileceği uyarısında bulunuyor. 🔹 Kaliforniya Üniversitesi’nden genetikçi Fyodor Urnov, mevcut tüp bebek uygulamalarında embriyoların zaten genetik açıdan taranabildiğini ve bunun daha güvenli bir yöntem olduğunu söyledi. 🔹 Araştırmacılar sonraki çalışmalarda mozaik embriyoların oluşumunu önlemeye ve yaklaşık 100 hücreli embriyolarda gen düzenleme testleri yapmaya hazırlanıyor. 🔹 Çalışma henüz hakem değerlendirmesinden geçmedi ve bilimsel bir dergide yayımlanmadı.
Nikkei Asia
Yapay zekâ Çin’in üniversite giriş sınavındaki kopya ile mücadelesini yoğunlaştırıyor
🔹 Çin’in üniversite giriş sınavı Gaokao pazar günü başlıyor ve yetkililer yapay zekâ destekli kopya girişimlerine karşı yeni önlemler uyguluyor. 🔹 Birçok eyalet, sınava giren öğrencileri akıllı gözlük kullanımı konusunda açık şekilde uyardı. 🔹 Akıllı gözlük takan öğrenciler sınav merkezlerine girişte özel kontrollerden geçirilecek ve gözlük çerçevelerinin boyutu ile özellikleri incelenecek. 🔹 Hubei eyaleti sınav salonlarını gerçek zamanlı izlemek için yapay zekâ destekli gözetim sistemi kullanacak. 🔹 Sistem fısıldaşma, etrafa bakma, komşu öğrenciden kopya çekme, sınav başlamadan cevap verme ve süre dolduktan sonra yazmaya devam etme gibi davranışları otomatik olarak tespit edecek. 🔹 Şüpheli davranışlar anında insan gözetmenlere bildirilecek ve ihlal tespit edilen öğrenciler cezalandırılacak. 🔹 Çin’de her yıl 10 milyondan fazla öğrenci seçkin üniversitelere girebilmek için Gaokao sınavına katılıyor. 🔹 Birçok sınav merkezinde öğrenciler girişte yüz tanıma sistemiyle kimlik doğrulaması yapıyor. 🔹 Öğrenciler ayrıca cep telefonu, akıllı saat ve diğer yasaklı cihazları tespit edebilen akıllı güvenlik kapılarından geçiriliyor. 🔹 Sınav salonlarının girişlerinde el tipi metal dedektörlerle ek kontroller yapılıyor. 🔹 Geçmiş yıllarda bazı kopya vakalarında ücretli kişilerin öğrencilerin yerine sınava girdiği tespit edildi. 🔹 Başka yöntemlerde ise öğrenciler sınav sorularının fotoğraflarını çekerek dışarıdaki kişilere gönderiyor ve cevapları geri alıyordu. 🔹 Kopya çekerken yakalanan öğrenciler üç yıla kadar sınava girme hakkını kaybedebiliyor. 🔹 Organize kopya faaliyetlerine karışan kişiler yedi yıla kadar sınavlardan men edilebiliyor. 🔹 Çin Eğitim Bakanlığı, sosyal medyada yayılan yapay zekâ destekli “sınav sorusu tahmini” hizmetlerine karşı da uyarıda bulundu. 🔹 Bakanlık, yapay zekâ modelleri veya sözde uzmanların sınav sorularını doğru şekilde tahmin edebileceği iddialarının gerçekçi olmadığını açıkladı. 🔹 Bu yıl Gaokao’ya 12,9 milyon öğrenci kayıt yaptırdı. Bu sayı geçen yılki 13,35 milyon seviyesinin altında kaldı. 🔹 Çin’de 2026 yılında üniversitelerden mezun olacak öğrenci sayısının 12,7 milyona ulaşması ve geçen yıla göre 480 bin artması bekleniyor. 🔹 Yapay zekâ bir yandan sınav güvenliğinde kullanılırken, diğer yandan yeni mezunların rekabet ettiği giriş seviyesi iş pozisyonları üzerinde baskı oluşturuyor.
Nikkei Asia
Japonya, hassas verileri Palantir’e emanet etmeden önce iki kez düşünmeli
🔹 ABD merkezli veri analiz şirketi Palantir’in teknolojileri Japonya’da sağlık, afet yönetimi, sigortacılık, enerji, finans ve kamu hizmetlerinde kullanılıyor. 🔹 Kanagawa eyaleti, COVID-19 salgını sırasında test sonuçları, hastane kapasitesi, aşılama oranları ve insan hareketliliği verilerini birleştiren tahmin sistemi geliştirmek için Palantir teknolojisinden yararlandı. 🔹 2024 Noto Yarımadası depreminden sonra tahliye merkezlerindeki depremzedelerin durumları, Suica ulaşım kartları ve Palantir destekli sistemlerle takip edildi. 🔹 Palantir Technologies Japan, Palantir ile Sompo Holdings’in yüzde 50’şer ortak olduğu bir girişim olarak faaliyet gösteriyor. 🔹 Şirket ayrıca Fujitsu ile iş birliği yaparak kamu kurumları ve özel sektördeki veri entegrasyonu ve verimlilik projelerinde yer alıyor. Vergi Kredisi ve Veri Entegrasyonu 🔹 Başbakan Sanae Takaichi’nin planladığı geri ödemeli vergi kredisi sisteminin uygulanması için gelir ve varlık bilgilerinin farklı veri tabanlarından bir araya getirilmesi gerekebilir. 🔹 Bağımsız politika danışmanları Nisan 2025’te merkezi bir devlet veri merkezi kurulmasını önerdi. 🔹 Palantir’in mevcut sistemleri değiştirmeden farklı veri kaynaklarını birleştirme yeteneği, böyle bir projede kullanılabilecek bir araç olarak görülüyor. Mahremiyet Endişeleri 🔹 ABD’de Palantir’in bir amaç için toplanan verilerin farklı amaçlarla kullanılmasına imkân tanıdığı yönünde eleştiriler bulunuyor. 🔹 ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı verilerinin göçmenlik uygulamalarında kullanılması, “amaç kayması” tartışmalarını gündeme getirdi. 🔹 Almanya’daki bazı polis teşkilatları, Fransa iç istihbarat servisi ve Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Sistemi de Palantir teknolojilerini kullanıyor. 🔹 Japonya’da geri ödemeli vergi kredisi tartışmalarında kişisel verilerin korunmasına ilişkin yeterli güvencelerin bulunmadığı yönünde endişeler dile getiriliyor. Avrupa Modeli 🔹 Avrupa Birliği’nin Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR), veri toplama amacının önceden belirlenmesini ve verilerin yalnızca bu amaç doğrultusunda kullanılmasını şart koşuyor. 🔹 GDPR kapsamında gereksiz verilerin silinmesi, hatalı bilgilerin düzeltilmesi ve kullanıcıların verilerinin nasıl kullanıldığını görebilmesi gerekiyor. 🔹 Yazıda, Japonya’nın kişisel verilerin korunması konusunda Avrupa’daki kadar köklü bir yaklaşım geliştirmediği belirtiliyor. 🔹 Kamu hizmetlerinin özel sektör platformları üzerine inşa edildiği yeni dönemde, demokratik ülkeler bürokratik verimlilik ile bireysel özgürlükler arasındaki dengeyi kurma sorunuyla karşı karşıya bulunuyor.
The Washington Post
Trump, zor durumdaki kömür sektörünü desteklemek için 800 milyon dolarlık plan açıkladı
🔹 ABD Başkanı Donald Trump, kömür sektörünü canlandırmak amacıyla 800 milyon doların üzerinde kaynak ayrıldığını açıkladı. 🔹 Plan kapsamında Alaska ve Batı Virginia’da yeni kömür santralleri kurulacak, Maryland ve Arizona dahil 11 eyalette faaliyet gösteren 14 kömür santraline destek sağlanacak. 🔹 Program, 42 kömür madenine destek verilmesini ve Kaliforniya'nın Oakland kentindeki büyük bir ihracat terminalinin genişletilmesini de içeriyor. Enerji ve Altyapı 🔹 Trump yönetimi, kömür ihracatını artırmak amacıyla ABD kömürünün Asya’ya sevkiyatını destekleyecek yeni yatırımlar planlıyor. 🔹 Finansmanın bir bölümü Savunma Üretim Yasası kapsamında sağlanacak kaynaklardan karşılanacak. 🔹 Yönetim ayrıca Biden döneminde temiz enerji teknolojileri için ayrılan 350 milyon dolarlık fonun bir kısmını kullanmayı planlıyor. 🔹 Trump, “14 kömür santralini ve 42 kömür madenini koruyacağız, iki yeni kömür santrali ve büyük bir ihracat terminali inşa edeceğiz” dedi. Yapay Zekâ ve Elektrik Talebi 🔹 Trump yönetimi, ekonomik olarak zorlanan kömür santrallerinin çalışmaya devam etmesini ve yeni santraller kurulmasını artan elektrik talebi nedeniyle gerekli görüyor. 🔹 Yönetim yetkilileri, yapay zekâ veri merkezlerinin ihtiyaç duyduğu elektrik kapasitesinin hızla artırılmaması halinde ABD’nin yapay zekâ yarışında geride kalabileceğini savunuyor. 🔹 Trump daha önce kapatılması planlanan bazı kömür santrallerinin faaliyetlerini sürdürmesi için acil durum kararları yayımlamıştı. Eleştiriler 🔹 Enerji uzmanları, kömürün günümüzde elektrik üretiminin en pahalı yöntemlerinden biri olduğunu ve yeni sübvansiyonların ekonomik açıdan rasyonel olmadığını söyledi. 🔹 ABD’de 2013 yılından bu yana büyük ölçekli yeni bir kömür santrali inşa edilmedi. 🔹 Biden yönetiminde görev yapan eski Enerji Bakanlığı yetkilisi Noah Deich, kömür santrallerinin artan enerji fiyatlarına rağmen rekabet edemediğini ve bu nedenle kamu desteğine ihtiyaç duyduğunu söyledi. 🔹 Bazı uzmanlar, temiz enerji projeleri için ayrılan fonların kömür sektörüne yönlendirilmesinin yasal itirazlarla karşılaşabileceğini belirtiyor. 🔹 Trump, temiz enerji programlarını eleştirerek söz konusu fonların başlangıçta ayrıldığı programları “Green New scam” olarak nitelendirdi ve bu dönemin sona erdiğini söyledi.
The Washington Post
16 Dünya Kupası stadyumuna kusursuz çim yerleştirme operasyonu
🔹 FIFA, ABD, Kanada ve Meksika’daki 16 Dünya Kupası stadyumunda oyunculara mümkün olduğunca aynı oyun yüzeyini sunmak için yaklaşık beş yıldır hazırlık yürütüyor. 🔹 Turnuva sahaları için Tennessee Üniversitesi ve Michigan State Üniversitesi’nden çim uzmanlarıyla ortak çalışma yapıldı. 🔹 Sekiz stadyumda mevcut yapay çimlerin yerine veya üzerine geçici doğal çim sahalar kuruldu. Beş stadyum ise kubbeli veya kapalı yapıya sahip. 🔹 FIFA, farklı iklim ve stadyum koşullarına rağmen topun sekmesi, yuvarlanması ve oyuncuların zemine basış hissinin tüm sahalarda benzer olmasını hedefliyor. Çim Üretimi ve Taşınması 🔹 Dünya Kupası için kullanılacak çimler ABD’de altı, Kanada’da iki ve Meksika’da bir olmak üzere dokuz farklı çim çiftliğinde yetiştirildi. 🔹 Sıcak bölgelerde Bermuda çimi, serin bölgelerde ise Kentucky bluegrass ve perennial ryegrass karışımı tercih edildi. 🔹 Bazı çimler yaklaşık bir yıl boyunca özel plastik yüzeyler üzerinde yetiştirildi ve kök sistemleri korunarak hasat edildi. 🔹 Çim ruloları soğutmalı kamyonlarla stadyumlara taşındı. Finalin oynanacağı New York New Jersey Stadyumu’nun çimi Kuzey Carolina’dan getirildi. Stadyum Teknolojileri 🔹 Bazı stadyumlarda sahalar beton zemin üzerine drenaj sistemleri, kum tabakaları, sulama altyapısı ve güçlendirilmiş doğal çim katmanları kullanılarak inşa edildi. 🔹 Kapalı stadyumlarda doğal güneş ışığının yerine gelişmiş büyütme ışıkları ve havalandırma sistemleri kullanılıyor. 🔹 FIFA’nın saha standartları yüzde 100 doğal çim kullanımını ve kayma, sprint ve sert mücadelelere dayanabilecek güçlendirilmiş yüzeyleri içeriyor. Oyun Kalitesi 🔹 Araştırmacılar futbol toplarını saatte 55 kilometre hızla çime fırlatarak sekme yüksekliği ve yüzey davranışını test etti. 🔹 Amaç, uzun pasların ve sekmelerin tüm stadyumlarda benzer davranış göstermesi ve zeminin oyunun kalitesini etkilememesi. 🔹 Dünya Kupası sahalarının en büyük sınavlarından biri, final maçına ev sahipliği yapacak New York New Jersey Stadyumu’nda yaşanacak. 🔹 Projede görev alan uzmanlar, turnuva boyunca sahaların dikkat çekmeyecek kadar iyi performans göstermesini hedefliyor.
Financial Times
Heineken yatırımcıları şirketin başına dışarıdan bir CEO atanmasını istiyor
🔹 Heineken’in büyük hissedarları, şirketin yeni CEO seçiminde geleneksel iç terfi uygulamasını terk ederek dışarıdan bir yönetici atamasını talep etti. 🔹 Eski CEO Dolf van den Brink, görevden ayrılacağını açıklamasından yaklaşık altı ay sonra geçen ayın sonunda şirketten ayrıldı. 🔹 Heineken henüz Van den Brink’in yerine geçecek kişiyi açıklamadı. 🔹 İlk 10 hissedar arasında yer alan First Eagle Investments’tan Julien Albertini, yönetim kurulunun şirkete “yeni bir bakış açısı” getirecek dışarıdan bir isim seçmesi gerektiğini söyledi. 🔹 Heineken hissedarı Artisan Partners’ın portföy yöneticisi Daniel J. O’Keefe de dışarıdan bir CEO atanmasını desteklediğini açıkladı. 🔹 O’Keefe, aile kontrolündeki şirket yapısı ve ücret politikaları nedeniyle Heineken’in üst düzey ve istisnai yeteneklere sahip yöneticileri çekmekte zorlanabileceğini söyledi. 🔹 Heineken, De Carvalho-Heineken ailesinin kontrolünde bulunuyor. Aile çoğunluk hisselerine sahip ve holding yönetim kurulundaki sekiz koltuğun beşini elinde tutuyor. 🔹 Şirketin halka açık olduğu son 87 yılda CEO pozisyonuna hiçbir zaman tamamen dışarıdan bir isim atanmadı. 🔹 Heineken tarihinde yalnızca bir kez Hollandalı olmayan bir CEO görev yaptı. 🔹 Yönetim kurulunda yeni CEO’nun içeriden mi yoksa dışarıdan mı seçileceği konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. 🔹 Van den Brink’in ayrılığının yönetim kurulunu hazırlıksız yakaladığı ve kurulun onun iki ila üç yıl daha görevde kalmasını beklediği belirtildi. 🔹 İç adaylar arasında Asya-Pasifik operasyonlarını yöneten Jacco van der Linden ile Avrupa operasyonlarının başındaki Glenn Caton öne çıkıyor. 🔹 Bazı yönetim kurulu üyeleri iç adayların henüz CEO’luk için yeterince hazır olmadığını düşünüyor. 🔹 Şirket, CEO arayışını yürütmek için Russell Reynolds danışmanlık şirketiyle çalışıyor. 🔹 Yeni CEO konusundaki belirsizlik Heineken hisseleri üzerinde baskı oluşturdu ve şirket hisseleri yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 5 değer kaybetti. 🔹 Deutsche Bank geçen hafta Heineken hisselerine ilişkin tavsiyesini “al” seviyesinden “tut” seviyesine düşürdü ve gerekçeler arasında yönetim değişimine ilişkin belirsizliği gösterdi. 🔹 Heineken geçen hafta yaptığı açıklamada CEO seçim sürecinin “yakın zamanda” tamamlanacağını duyurdu. 🔹 Şirket, Batı ülkelerinde bira tüketiminin düşmesi ve maliyetlerin yükselmesi nedeniyle zorlu piyasa koşullarıyla karşı karşıya bulunuyor. 🔹 Alkol sektöründe yaşanan baskılar Diageo ve Rémy Cointreau gibi şirketlerde de üst düzey yönetici değişikliklerine yol açtı. 🔹 O’Keefe, en uygun adayın bulunabilmesi için küresel çapta bir arama yapılması ve seçilecek yöneticiye kendi stratejisini uygulama özgürlüğü verilmesi gerektiğini söyledi. 🔹 O’Keefe, Heineken ailesinin böyle bir yetki devrine sıcak bakmayabileceğini ifade etti.
Financial Times
Tahran’da konut fiyatları yükselirken altın cazibesini kaybediyor
🔹 Tahran’da uzun süredir durgun seyreden konut piyasası, ABD ve İsrail’in şubat sonunda başlayan saldırılarından bu yana yeniden canlandı. 🔹 Tahran Emlakçılar Birliği, savaşın başlamasından bu yana konut fiyatları ve kiraların yaklaşık yüzde 80 arttığını tahmin ediyor. 🔹 İşlem hacimleri düşük kalmasına rağmen yatırımcılar ve hanehalkları enflasyona karşı korunmak için yeniden gayrimenkule yöneliyor. 🔹 İran’da yıllık enflasyon yaklaşık yüzde 84 seviyesine ulaşarak son on yılların en yüksek düzeyine çıktı. 🔹 Bu yıl altın fiyatlarının tarihi zirvelerden gerilemesi, yatırımcıların alternatif değer saklama araçları aramasına yol açtı. 🔹 Bir Tahran emlakçısına göre savaş öncesinde 30 milyar tümen değerindeki bir daire bu hafta 58 milyar tümen seviyesinden satıldı. 🔹 Satıcılar fiyatların daha da yükseleceği beklentisiyle satışları ertelerken, alıcılar nakit varlıklarının enflasyon karşısında değer kaybetmesini önlemek için gayrimenkule yöneliyor. 🔹 Tahran çevresindeki kırsal bölgelerde ve savaş sırasında sığınak olarak tercih edilen Hazar Denizi kıyısındaki tatil kentlerinde de konut fiyatlarında sert artışlar yaşandı. 🔹 İran’da gelişmiş bir mortgage sistemi bulunmadığı için konut alımları büyük ölçüde peşin ödeme veya kısa vadeli taksitlerle gerçekleştiriliyor. 🔹 İran ekonomisi uzun süredir yüksek enflasyon, para politikası dengesizlikleri, kırılgan bankacılık sistemi ve yolsuzluk sorunlarıyla mücadele ediyor. 🔹 İran riyali son bir yılda açık piyasada dolar karşısında yaklaşık yüzde 53 değer kaybetti. 🔹 Gıda fiyatlarında üç haneli artışlar görüldü. Resmî verilere göre bitkisel yağ fiyatları yüzde 354, yumurta yüzde 343, tavuk yüzde 287 ve ithal pirinç yüzde 223 yükseldi. 🔹 Bazı süt ürünlerinde yıllık fiyat artışı yüzde 139’a ulaştı. 🔹 Son resmî savaş öncesi verilere göre İran genelinde konut fiyatları yıllık bazda yaklaşık yüzde 35 yükselmişti ve bu artış enflasyonun gerisinde kalmıştı. 🔹 İş danışmanı Siamak Ghassemi, emlak, otomobil, altın veya döviz yatırımlarının bu yıl hanehalklarını enflasyona karşı tam olarak koruyamayabileceğini söyledi.
Financial Times
ABD Ulusal Güvenlik Ajansı, siber saldırılar için Anthropic’in Mythos modelini kullanıyor
🔹 Anthropic, gelişmiş yapay zekâ modeli Mythos’un ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) tarafından saldırı amaçlı siber operasyonlarda kullanılmasına destek veriyor. 🔹 Şirket, teknolojinin kullanımını yönlendirmek ve belirli uygulamalar için özelleştirmek amacıyla yaklaşık altı mühendisi NSA bünyesinde görevlendirdi. 🔹 Anthropic mühendislerinin doğrudan aktif operasyonlara katılıp katılmadığı netlik kazanmadı. 🔹 Konuya yakın kaynaklar, Mythos’un Çin ve İran gibi ülkelerin ağlarına sızma operasyonlarında faydalı olabileceğini söyledi. 🔹 Anthropic ile Pentagon arasında, Claude modellerinin kitlesel gözetim ve ölümcül otonom silah sistemlerinde kullanılmasına ilişkin anlaşmazlık nedeniyle devam eden bir hukuki süreç bulunuyor. 🔹 Pentagon, Anthropic’i “tedarik zinciri riski” olarak sınıflandırdı. Şirket bu karara karşı dava açtı. 🔹 Anthropic, nisan ayında Mythos’u tanıttıktan sonra modelin yazılım açıklarını tespit etme ve istismar etme kapasitesi nedeniyle hükümetler, finans kuruluşları ve teknoloji şirketlerinde endişeler oluştu. 🔹 Şirket bu hafta Mythos’un erişimini 15 ülkedeki 150 kuruluşa genişleteceğini duyurdu. 🔹 Anthropic kısa süre önce halka arz başvurusunda bulundu. Şirketin değerlemesinin 1 trilyon doların üzerine çıkabileceği belirtiliyor. 🔹 OpenAI de Mythos’a benzer yeteneklere sahip bir model yayımladı. 🔹 Uzmanlar, gelişmiş yapay zekâ modellerinin hem bilgisayar sistemlerine yönelik saldırıları kolaylaştırabileceğini hem de savunma amaçlı güçlü araçlar olarak kullanılabileceğini değerlendiriyor. 🔹 Şirket ve ABD Savunma Bakanlığı konu hakkında yorum yapmadı. 🔹 Financial Times’ın şubat ayında yayımladığı habere göre Pentagon, Çin’deki kritik altyapı hedeflerini belirlemek amacıyla yapay zekâ destekli siber araçlar geliştirmeye çalışıyor. 🔹 ABD Başkanı Donald Trump, yapay zekâ şirketlerinin yeni modellerini kamuya açmadan önce gönüllü güvenlik incelemelerine sunabilmesine yönelik bir başkanlık kararnamesi imzaladı. 🔹 Kararname, federal kurumlara yapay zekâ sistemlerinin siber yeteneklerini değerlendirecek yöntemler geliştirme ve bilgi paylaşımını artıracak bir “yapay zekâ siber güvenlik merkezi” kurma talimatı veriyor.
Financial Times
Rusya ve İran’ın kaos operasyonlarında kullandığı gençler
🔹 Rusya ve İran, Avrupa ve Orta Doğu’da casusluk, sabotaj ve şiddet eylemleri için gençleri ve çocukları çevrim içi platformlar üzerinden hedef alıyor. 🔹 Hollanda’da 17 yaşındaki bir genç, Telegram üzerinden Rus ajanları tarafından işe alındığı ve Lahey’deki güvenlik kurumlarına yönelik Wi-Fi dinleme faaliyetlerine katıldığı iddiasıyla yargılanmayı bekliyor. İşe alım yöntemleri 🔹 Gençlere Telegram, TikTok, Snapchat, Facebook, Discord ve oyun platformları üzerinden ulaşılıyor ve görevler karşılığında çoğunlukla kripto para teklif ediliyor. 🔹 World of Tanks gibi çevrim içi oyunlar potansiyel hedeflere ulaşmak için kullanılıyor, temas kurulan gençler daha sonra Telegram gibi uygulamalara yönlendiriliyor. 🔹 Rus ajanları bazı görevleri çevrim içi oyunlardaki “görev” veya “quest” mantığıyla sunarak gençleri gerçek dünyadaki sabotaj faaliyetlerine çekiyor. Ukrayna örneği 🔹 Ukrayna istihbaratına göre 2025 yılında Rusya ile iş birliği suçlamasıyla yakalanan kişilerin yüzde 21’i gençlerden oluştu. 🔹 Harkiv’de 15 ve 16 yaşındaki gençler, Rus istihbaratı adına hava savunma sistemlerinin fotoğraflarını çekerek bilgi topladı; bu bilgiler daha sonra saldırılarda kullanıldı. 🔹 Ukrayna Güvenlik Servisi, Rusya’nın zaman zaman 11 yaşındaki çocukları bile araç yakma ve elektrik kutularını ateşe verme gibi eylemler için kullandığını belirtiyor. 🔹 Bazı gençler propaganda dağıtımından kundaklamaya, ardından patlayıcı yapımına kadar uzanan aşamalı görev zincirlerine yönlendiriliyor. 🔹 2025’te Ivano-Frankivsk’te iki genç tarafından hazırlanan bombanın erken patlaması sonucu bir genç öldü, diğeri ağır yaralandı. Avrupa ve İsrail’e yayılması 🔹 Avrupa polis ve istihbarat kurumları, Rusya ve İran bağlantılı faaliyetlerde yer alan gençlerin sayısında artış gözlemliyor. 🔹 İngiltere’de ulusal güvenlik soruşturmalarında gözaltına alınan kişilerin önemli bir bölümünü 17 yaş ve altındaki gençler oluşturuyor. 🔹 Tel Aviv’de 14 yaşındaki bir çocuk, İran bağlantılı kişilerden aldığı görevler kapsamında askerî tesis görüntüleri toplamak ve propaganda faaliyetleri yürütmekle suçlandı. 🔹 İngiltere, Fransa ve Hollanda’daki bazı antisemitik saldırı ve kundaklama soruşturmalarında da genç şüpheliler öne çıktı. Güvenlik kurumlarının uyarıları 🔹 Europol, gençlerin çevrim içi platformlarda kolayca bulunup yönlendirilebildiğini ve bunun en hızlı büyüyen güvenlik tehditlerinden biri olduğunu değerlendiriyor. 🔹 İngiliz ve İsveçli yetkililer, oyun platformlarının hem terör örgütleri hem de yabancı devletler tarafından işe alım amacıyla kullanıldığını belirtiyor. 🔹 Ukrayna’da güvenlik kurumları okullarda bilinçlendirme programları yürütürken, Avrupa’da birçok aile çocuklarının yabancı istihbarat servisleri tarafından hedef alınabileceğinin farkında değil. 🔹 Güvenlik yetkilileri, gençlerin çevrim içi anonimlik ve kripto para ödemeleri nedeniyle faaliyetlerin sonuçlarını yeterince değerlendiremediğini ve kolay hedef haline geldiğini söylüyor.
Financial Times
Yapay zekâ gerçekte ne kadar değer yaratıyor?
🔹 Yapay zekânın yeteneklerine yönelik inkâr azalırken tartışma, teknolojinin ne kadar ekonomik değer ürettiği sorusuna kaydı. 🔹 MIT’den Mert Demirer ve çalışma arkadaşlarının araştırması, yazılım geliştiricilerinin yapay zekâ araçlarını kullanmaya başlamadan önceki ve sonraki performanslarını inceledi. 🔹 Araştırma, yapay zekâ kullanan geliştiricilerin oluşturduğu veya düzenlediği dosya sayısının yaklaşık yüzde 300 arttığını gösterdi. 🔹 İnceleme için gönderilen bağımsız iş parçalarının sayısındaki artış yaklaşık yüzde 150 seviyesinde kaldı. 🔹 Nihai yazılım sürümlerinin sayısındaki artış ise yaklaşık yüzde 30 oldu. Üretkenlik ve değer farkı 🔹 Araştırma, görev bazındaki büyük üretkenlik artışlarının nihai ürün çıktısına aynı ölçüde yansımadığını ortaya koydu. 🔹 Kod yazma hızındaki artışlar, inceleme süreçleri ve üretim aşamalarındaki insan kaynaklı darboğazlar nedeniyle önemli ölçüde azaldı. 🔹 Yüzde 30’luk yazılım sürümü artışı önemli görülse de ilk aşamadaki üretkenlik artışlarının çok altında kaldı. Talep tarafı 🔹 Araştırmacılar, yapay zekâ destekli yazılım üretimindeki artışın tüketim tarafında benzer bir büyüme yaratıp yaratmadığını da inceledi. 🔹 Son bir yılda mobil uygulama sürümlerinde belirgin artış görülmesine rağmen indirme sayılarında kayda değer yükseliş tespit edilmedi. 🔹 Yeni uygulamaların büyük bölümü anlamlı bir kullanıcı kitlesine ulaşamadı. Şirketlerin yaklaşımı 🔹 Uber Üst Yöneticisi Dara Khosrowshahi, şirketin 2026 yılı için ayrılan yapay zekâ bütçesini bir çeyrekte tükettiğini açıkladı. 🔹 Uber, daha düşük maliyetli modelleri daha geniş kullanım için değerlendirmeyi, en gelişmiş modelleri ise özel durumlarla sınırlandırmayı planlıyor. 🔹 Hukuk alanında yapılan yeni bir araştırma, düşük maliyetli açık kaynaklı yapay zekâ sistemlerinin zaman zaman üst düzey modellerle desteklenmesinin daha düşük maliyetle daha iyi sonuç verebildiğini gösterdi. Teknolojik dönüşüm 🔹 Araştırmacılar, mevcut şirket yapılarının ve iş süreçlerinin yapay zekânın sunduğu verimlilik kazanımlarını tam olarak değerlendiremediğini savundu. 🔹 Geçmiş teknolojik dönüşümlerde de en büyük verimlilik artışlarının mevcut şirketlerden değil, yeni şirketlerden ve yeni iş modellerinden geldiği belirtildi. 🔹 Elektrifikasyon döneminde fabrikalar yalnızca buhar motorlarını elektrik motorlarıyla değiştirdiğinde verimlilik kazanımları sınırlı kaldı. 🔹 Daha büyük sıçrama, üretim hatlarının ve iş süreçlerinin elektrik teknolojisine göre yeniden tasarlanmasıyla gerçekleşti. Yapay zekâ şirketleri 🔹 Anthropic ve OpenAI gibi yapay zekâ merkezli şirketlerde kullanım, gelir ve üretkenlik artışlarının çok daha hızlı gerçekleştiği belirtildi. 🔹 Bu şirketlerin ürünlerinin büyük ölçüde yapay zekâ tarafından geliştirilmesi ve gözden geçirilmesi, yeni teknolojiye uygun organizasyon yapılarının avantaj sağlayabileceğine işaret ediyor. 🔹 Araştırmacılara göre günümüzde yapay zekâ harcamalarının bir bölümü verimsiz kullanılıyor olsa da mevcut kurumsal darboğazlar zamanla azaldıkça teknolojinin etkisi daha belirgin hale gelebilir.
South China Morning Post
Küresel enerji krizinde Çin’de rüzgâr ve güneş enerjisinin önemli bölümü boşa gidiyor
🔹 Çin, Hürmüz Boğazı krizi nedeniyle yaşanan küresel enerji sıkışıklığına rağmen büyük miktarda rüzgâr ve güneş enerjisini kullanamıyor. 🔹 Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA), sorunun şebeke altyapısı eksikliğinden değil, kömür santralleri ve elektrik şebekesinin esnek olmayan yönetiminden kaynaklandığını belirtti. Enerji üretimi 🔹 Çin’in elektrik talebi 2026’nın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 5,2 arttı. 🔹 Aynı dönemde ülkenin yeni güneş ve rüzgâr kapasitesi geçen yılın aynı dönemine göre ilave 160 teravat-saat elektrik üretebilecek seviyeye ulaştı. 🔹 Nükleer ve hidroelektrik kaynaklar da dahil edildiğinde potansiyel ek temiz enerji üretimi 170 teravat-saate çıkabiliyordu. 🔹 Bu miktar, aynı dönemde Fransa’nın toplam elektrik üretimini aşabilecek büyüklükteydi. 🔹 Buna rağmen temiz enerji üretimindeki fiili artış yalnızca 60 teravat-saat oldu. Yenilenebilir enerjide darboğaz 🔹 Rüzgâr enerjisi kapasitesi yüzde 23, güneş enerjisi kapasitesi ise yüzde 33 artmasına rağmen rüzgâr üretiminde neredeyse hiç büyüme gerçekleşmedi. 🔹 Güneş ve rüzgâr santrallerinin kapasite kullanım oranları düştü ve önemli miktarda yenilenebilir enerji üretimi şebekeye verilemedi. 🔹 CREA, bunun sonucunda kömür ve doğal gazla elektrik üretiminin arttığını belirtti. 🔹 İlk çeyrekte kömür ve gaz kaynaklı elektrik üretimi yüzde 4 yükseldi. 🔹 Karbondioksit emisyonları da yıllık bazda yüzde 2 arttı. Kömürün rolü 🔹 Çin’de kömür santralleri büyük ölçüde sabit miktarlı ve sabit fiyatlı uzun vadeli sözleşmelerle çalışıyor. 🔹 Bu yapı, kömür santrallerinin üretimi azaltarak güneş ve rüzgâr enerjisine yer açmasını teşvik etmiyor. 🔹 CREA’ya göre yenilenebilir enerjinin boşa gitmesinin temel nedeni bu işletme modeli oldu. Hürmüz Boğazı etkisi 🔹 ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında başlayan savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı kapalı kalmaya devam ediyor. 🔹 CREA, yenilenebilir enerjinin kısıtlanmasının Çin’i kömür ve gaz kullanımına daha fazla bağımlı hale getirerek enerji güvenliği açısından daha kırılgan duruma düşürdüğünü belirtti. 🔹 Mart ayında Çin enerji sistemi, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükselişe uyum sağlamak için petrol ithalatını ve elektrik üretimindeki gaz kullanımını azaltmaya başladı. Uzun vadeli hedefler 🔹 Mart sonu itibarıyla yenilenebilir enerji Çin’in kurulu elektrik kapasitesinin yüzde 60,4’ünü oluşturdu. 🔹 Yenilenebilir kaynaklar yılın ilk çeyreğinde toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 37’sini sağladı. 🔹 Çin’in 15. Beş Yıllık Planı, yeşil enerji sisteminin hızla geliştirilmesini ve fosil yakıtların kademeli olarak ikame edilmesini öngörüyor. 🔹 CREA, mevcut kısıtlamaların yatırım risklerini artırdığını ve Çin’in enerji dönüşümünün hızını olumsuz etkilediğini belirtti. 🔹 Kurulu rüzgâr, güneş ve enerji depolama kapasitesinin tam kullanılması halinde temiz enerji arzının önemli ölçüde artabileceği ifade edildi.
South China Morning Post
Çin küresel deniz taşımacılığını dönüştürmek için nükleer enerjili yüzer ada önerdi
🔹 Çin Devlet Gemi İnşa Şirketi’ne bağlı Jiangnan Shipyard, konteyner aktarma terminali ve gemi şarj istasyonu olarak görev yapacak nükleer enerjili dev bir yüzer ada konsepti tanıttı. 🔹 Proje, Yunanistan’da düzenlenen Posidonia Uluslararası Denizcilik Fuarı’nda duyuruldu. Projenin yapısı 🔹 Yüzer kompleks, deniz taşımacılığı, liman hizmetleri, enerji üretimi ve yük aktarma faaliyetlerini tek bir sistemde birleştirmeyi amaçlıyor. 🔹 Şirket, projenin sıfır emisyonlu okyanus konteyner lojistiği için yeni bir ekosistem oluşturacağını belirtti. 🔹 Kompleks, kıtalararası deniz taşımacılığı, kıyı bağlantıları ve yük aktarma operasyonlarını destekleyecek. Nükleer enerji sistemi 🔹 Tesisin enerji ihtiyacı, yakıt ve soğutucu olarak sıvılaştırılmış tuz kullanan gelişmiş erimiş tuz reaktörleriyle karşılanacak. 🔹 Reaktörler büyük miktarda ısı enerjisi depolayabiliyor ve çalışmak için suya ihtiyaç duymuyor. 🔹 Jiangnan Shipyard, erimiş tuz reaktörlerinin çekirdek erimesi riskini doğal olarak ortadan kaldırdığını ve yayılmayı önleyici özellikler taşıdığını belirtti. 🔹 Şirket, reaktörden çıkan erimiş tuzun çevre sıcaklığıyla temas ettiğinde hızla katılaştığını ve olası sızıntı riskini önemli ölçüde azalttığını açıkladı. Sıfır karbon merkezi 🔹 Kompleksin merkezinde nükleer enerji ve yeşil yakıt üretim platformu yer alacak. 🔹 Bu platformda erimiş tuz reaktörü, güneş panelleri, rüzgâr türbini, hidrojen üretim tesisi, yeşil yakıt sentez modülü ve elektrik tedarik sistemi bulunacak. 🔹 Üretilen enerji ve amonyak gibi sıfır karbonlu yakıtlar, açık deniz terminalinin faaliyetlerinde ve elektrikli yük gemilerinin şarj edilmesinde kullanılacak. 🔹 Şirket, nükleer enerji ile yeşil yakıtın birlikte kullanılmasının enerji verimliliğini artıracağını ve sıfır emisyon sağlayacağını belirtti. Daha önceki çalışmalar 🔹 Jiangnan Shipyard geçen yıl, toryum bazlı erimiş tuz reaktörüyle çalışacak ve 25 bin konteyner taşıyabilecek bir nükleer yük gemisi projesini duyurmuştu. 🔹 Çinli bilim insanları erimiş tuz reaktörleri üzerinde çeşitli testler yürütüyor. 🔹 Geçen yıl Çin Bilimler Akademisi’nden bir ekip, toryum bazlı erimiş tuz reaktöründe ilk kez toryumu uranyum yakıtına dönüştürmeyi başardı. 🔹 Toryum, uranyuma kıyasla daha bol bulunan ve erişimi daha kolay olan bir nükleer yakıt olarak değerlendiriliyor. Küresel kullanım hedefi 🔹 Jiangnan Shipyard, modüler ve ölçeklenebilir tasarım sayesinde bu konseptin gelecekte diğer büyük limanlara ve uluslararası deniz ticaret ağlarına da uygulanabileceğini belirtti.
South China Morning Post
BYD ve Chery’nin yurt dışı satışları elektrikli araç talebiyle yüzde 80 büyüdü
🔹 Çinli otomobil üreticileri BYD ve Chery, küresel elektrikli araç talebindeki artışın etkisiyle yurt dışı satışlarında yıllık bazda yaklaşık yüzde 80 büyüme kaydetti. Chery’nin performansı 🔹 Çin’in en büyük otomobil ihracatçısı olan Chery, mayıs ayında yurt dışında 181.571 araç teslim etti. 🔹 Şirketin yurt dışı satışları bir yıl öncesine göre yüzde 81 arttı. 🔹 Yurt dışı satışlar, Chery’nin mayıs ayındaki toplam satışlarının yüzde 73’ünü oluşturdu. 🔹 Chery, mayıs ayında yurt dışında iç pazara kıyasla üç kat daha fazla araç sattı. 🔹 Ocak-mayıs döneminde şirketin yurt dışı teslimatları yüzde 70’e yakın artışla 752.755 adede ulaştı. 🔹 Bu araçların 361.800’ü tamamen elektrikli veya şarj edilebilir hibrit modellerden oluştu. 🔹 Chery International Başkanı Zhang Guibing, elektrikli araçların 2026 yılında şirketin toplam yurt dışı satışlarının yaklaşık yüzde 70’ini oluşturmasını beklediklerini söyledi. 🔹 Şirket, yıllık yurt dışı satışlarını 1,5 milyon araca çıkarmayı hedefliyor. BYD’nin performansı 🔹 Dünyanın en büyük elektrikli araç üreticisi BYD’nin yurt dışı satışları mayıs ayında yıllık bazda yüzde 81 artarak 160.177 adede yükseldi. 🔹 Bu rakam BYD’nin toplam satışlarının yüzde 42’sine karşılık geldi. 🔹 Şirketin yurt dışındaki elektrikli araç satışları yılın ilk beş ayında yüzde 65 artışla 616.907 adede ulaştı. 🔹 Bu satışlar BYD’nin toplam teslimatlarının yüzde 44’ünü oluşturdu. Küresel talep ve kârlılık 🔹 Analistler, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın tetiklediği enerji krizinin dünya genelinde elektrikli araç talebini artırdığını belirtti. 🔹 Çinli üreticiler Avrupa ve Güneydoğu Asya gibi pazarlarda araçlarını iç pazara kıyasla daha yüksek fiyatlarla satabiliyor. 🔹 JPMorgan verilerine göre Çinli otomobil üreticilerinin araç başına ortalama net kâr marjı yaklaşık 5.000 yuan seviyesinde bulunuyor. 🔹 Aynı rakamın yurt dışı pazarlarda 20.000 yuana kadar çıkabileceği belirtiliyor. Tedarik zinciri etkisi 🔹 JPMorgan, 2026 yılında seçili Çinli otomobil üreticilerinin gelirlerinin yüzde 30 ila 60’ının yurt dışı pazarlardan gelebileceğini öngörüyor. 🔹 Avrupa’nın en büyük baskılı devre kartı üreticisi Austria Technologie & Systemtechnik, Çinli elektrikli araç üreticilerinin küresel genişlemesinin yüksek teknoloji otomotiv elektroniği talebini artırdığını açıkladı. 🔹 Şirket, Çin, Malezya, Hindistan ve Avusturya’daki üretim ağıyla Çinli üreticilerin küresel büyümesini desteklediğini belirtti.
South China Morning Post
Kısmen tekne, kısmen uçak: Çin tüketicilere yönelik uçan su aracını tanıttı
🔹 Çinli mobilite şirketi Navee, su yüzeyinin hemen üzerinde yer etkisi teknolojisiyle hareket eden WaveFly 5X adlı yolcu aracının ilk uçuşunu Jiangsu eyaletindeki Taihu Gölü’nde gerçekleştirdi. 🔹 Şirket, WaveFly 5X’i tüketicilere yönelik dünyanın ilk yer etkili araçlarından biri olarak tanımladı. 🔹 Araç, kanatları ile su yüzeyi arasında sıkışan hava yastığı üzerinde ilerliyor ve suyun 30 ila 50 santimetre üzerinde uçarak yüksek hızlara ulaşabiliyor. Teknik özellikler 🔹 WaveFly 5X iki kişilik kapasiteye ve 140 kilogram taşıma kapasitesine sahip. 🔹 Araç saatte 85 kilometre hıza ulaşabiliyor ve tek şarjla 80 kilometre menzil sunuyor. 🔹 Hızlı değiştirilebilen bataryalar birkaç dakika içinde yeniden şarj edilebiliyor. 🔹 Havacılık sınıfı karbon fiberden üretilen araç pist gerektirmeden göller, rezervuarlar ve sakin su alanlarından kalkış ve iniş yapabiliyor. 🔹 Kullanıcıların pilot lisansı veya profesyonel uçuş eğitimi almasına gerek bulunmuyor. Araç, uçaktan çok tekne gibi kullanılacak şekilde tasarlandı. Ticari planlar 🔹 WaveFly 5X’in satış fiyatı 99.999 dolar olarak açıklandı. 🔹 Araç ön siparişe açıldı ve müşteriler renk ile aksesuar seçeneklerini özelleştirebiliyor. Yer etkisi teknolojisi 🔹 Yer etkili araçlar onlarca yıldır bilinse de kullanım alanları büyük ölçüde askerî projelerle sınırlı kaldı. 🔹 Sovyetler Birliği, Soğuk Savaş döneminde bu teknolojiyi geliştiren öncü ülkeler arasında yer aldı. Bunlar arasında 92 metre uzunluğundaki Caspian Sea Monster ekranoplanı da bulunuyordu. 🔹 Caspian Sea Monster, döneminin en büyük ve en ağır hava araçlarından biri olarak kabul ediliyordu ve 1980 yılında düştü. Küresel gelişmeler 🔹 Hafif malzemeler, batarya teknolojileri ve navigasyon sistemlerindeki ilerlemeler yer etkisi araçlarına yönelik ilgiyi yeniden artırdı. 🔹 Geçen yıl Bohai Denizi’nde görüntülenen büyük bir Çin yer etkili aracı, olası askerî uygulamalar hakkında spekülasyonlara yol açtı. 🔹 ABD Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA), 2022’de askerî yük ve personel taşıyabilecek Liberty Lifter adlı büyük deniz uçağı programını başlattı. 🔹 ABD merkezli Regent Craft da 12 yolcu taşıyabilen Viceroy adlı yer etkili aracının su üzerindeki testlerine geçen yıl başladı. Şirket hakkında 🔹 2021 yılında kurulan Navee, robot süpürge üreticisi Dreame Technology tarafından destekleniyor. 🔹 Şirket elektrikli scooter ürünleriyle tanınıyor ve ürünlerinin Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya-Pasifik dahil 60’tan fazla pazarda 1 milyondan fazla kullanıcıya ulaştığını açıkladı.
South China Morning Post
Çinli uydu şirketi Nvidia ve Apple merkezlerinin görüntülerini yayımladı
🔹 ABD tarafından İran’a yardım ettiği iddiasıyla yaptırım uygulanan Çinli uydu şirketi Changguang Satellite, Kaliforniya’daki Nvidia ve Apple merkezlerinin yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerini yayımladı. 🔹 Görüntüler, şirketin Jilin-1 uydu takımyıldızı tarafından çekildi ve Silikon Vadisi’nin ayrıntılı kuşbakışı görünümünü sundu. 🔹 Fotoğraflarda Nvidia’nın Santa Clara’daki Endeavour ve Voyager binaları ile Apple’ın Cupertino’daki Apple Park kampüsü yer aldı. 🔹 Santa Clara Üniversitesi’nin kampüsü, çevredeki yerleşim alanları ve bölgedeki ulaşım altyapısı da görüntülerde görüldü. Şirketin açıklaması 🔹 Changguang Satellite, görüntülerin paylaşımını “rutin uydu haberleri” olarak nitelendirdi. 🔹 Şirket, Jilin-1 görüntülerinin kamuya açık olduğunu ve düzenli olarak dünyanın çeşitli bölgelerine ait uydu fotoğrafları yayımladığını belirtti. 🔹 Daha önce Çin’deki madenler ve hızlı tren istasyonları, Hindistan’daki sıcak hava dalgası, Hawaii’deki volkanik alanlar ve Kuzey Amerika’daki Dünya Kupası stadyumlarına ilişkin görüntüler de paylaşılmıştı. Teknoloji ve yaptırımlar 🔹 ABD Hazine Bakanlığı, Aralık 2023’te Changguang Satellite’i Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine ekleyerek ABD kişi ve kurumlarının şirketle işlem yapmasını yasakladı. 🔹 ABD, Mayıs ayında Changguang Satellite, Earth Eye ve MizarVision şirketlerine İran’ın ABD güçlerine yönelik saldırılarına destek verdikleri gerekçesiyle yeni yaptırımlar uyguladı. 🔹 İran Devrim Muhafızları da nisan ayında 18 Amerikan teknoloji ve yapay zekâ şirketiyle bağlantılı kurumları meşru hedef ilan etmişti. Jilin-1 uydu ağı 🔹 Jilin-1, 140’tan fazla uyduyla Çin’in en büyük ticari uzaktan algılama uydu takımyıldızı konumunda bulunuyor. 🔹 Sistem, 0,2 metreye kadar görüntü çözünürlüğü sağlayabiliyor ve Dünya üzerindeki herhangi bir noktayı günde yaklaşık 40 kez görüntüleyebiliyor. 🔹 Şirket ayrıca uzaydan yere saniyede 100 gigabit veri aktarım hızına ulaşan lazer haberleşme testini başarıyla tamamladı. 🔹 Yayımlanan görüntülerde bina detayları, otopark dolulukları ve tesislerdeki inşaat değişiklikleri net biçimde görülebiliyor.
Bloomberg
Çin’in kalabalık güneş enerjisi sektörü yeni büyüme alanlarına yöneliyor
🔹 Çin’in güneş enerjisi sektörü, yıllardır kârlılığı baskılayan kronik kapasite fazlası sorunundan çıkış yolu bulmakta zorlandığını kabul etmeye başladı. 🔹 Şanghay’da düzenlenen dünyanın en büyük güneş enerjisi konferansında sektör yöneticileri, büyümenin artık yeni alanlarda aranması gerektiği mesajını verdi. 🔹 Batarya depolama sistemleri ve uzay tabanlı enerji projeleri öne çıkan yeni hedefler arasında yer aldı. Kapasite fazlası sorunu 🔹 Yoğun rekabet ve sürekli kapasite artırımı, küresel güneş paneli fiyatlarını düşürürken üreticilerin iki yıldan uzun süredir zarar etmesine yol açtı. 🔹 GCL Technology Holdings Başkanı Zhu Gongshan, üretim artırma, fiyat düşürme ve ölçek büyütmeye dayanan eski stratejinin sınırlarına ulaştığını söyledi. 🔹 Sektörün son yıllarda üretimi azaltmak ve fiyat tabanı oluşturmak için çeşitli girişimlerde bulunduğu ancak bunların kapasite fazlasını azaltamadığı belirtildi. Batarya depolama alanına yöneliş 🔹 Birçok şirket enerji depolama sektörünü yeni büyüme alanı olarak görüyor. 🔹 Özellikle veri merkezlerinden gelen yüksek enerji talebinin batarya pazarını büyütmesi bekleniyor. 🔹 Longi Green Energy Technology, geçen yıl girdiği enerji depolama faaliyetlerinin yaklaşık beş yıl içinde güneş enerjisi iş koluyla aynı büyüklüğe ulaşmasını hedefliyor. 🔹 Ancak bazı yöneticiler, güneş enerjisinde yaşanan kapasite fazlasının batarya sektöründe de tekrarlanabileceği uyarısında bulundu. 🔹 Çin hükümeti de enerji depolama sektöründe aşırı kapasite oluşma riskine karşı daha önce uyarılar yapmıştı. 🔹 Suntech Power kurucusu Shi Zhengrong, güneş enerjisi şirketlerinin topluca enerji depolamaya yönelmesinin endişe verici olduğunu söyledi. Uzay projeleri 🔹 Bazı şirketler daha uzun vadeli fırsatlar olarak uzay tabanlı güneş enerjisi projelerine odaklanıyor. 🔹 GCL, uzaydaki veri merkezlerine enerji sağlayabilecek yörünge tabanlı güneş enerjisi sistemlerinin önemli bir talep yaratabileceğini belirtti. 🔹 Daiwa Capital Markets analizine göre uzay tabanlı veri merkezleri önümüzdeki on yılda yaklaşık 200 gigavatlık güneş enerjisi talebi oluşturabilir. 🔹 Daha spekülatif senaryolarda Ay üzerindeki yapay zekâ tesislerinin 10.000 gigavatın üzerinde enerji talebi yaratabileceği öngörülüyor. 🔹 GCL, Trina Solar ve çeşitli araştırma kurumları konferans sırasında Uzay Enerjisi Geliştirme İttifakı'nı kurdu. 🔹 Çin Fotovoltaik Sanayi Birliği, uzay güneş enerjisi teknolojilerinin büyük bölümünün hâlâ laboratuvar veya erken test aşamasında olduğunu belirtti. Piyasa görünümü 🔹 Çin’de polisilikon fiyatları yüksek stok seviyeleri nedeniyle bu hafta yeniden geriledi. 🔹 Güneş hücresi ve güneş paneli fiyatları ise geçen haftaya göre değişmedi. 🔹 Jinko Solar, konferans sırasında Çin, Filipinler, Bangladeş ve Pakistan’a panel tedariki için 10 anlaşma imzaladığını açıkladı.
Bloomberg
Wall Street, SpaceX’in yapay zekâ gelirlerinin 2030’a kadar 100 kat artacağını öngörüyor
🔹 Wall Street analistleri, SpaceX’in yapay zekâ faaliyetlerinden elde ettiği gelirin on yılın sonunda yaklaşık 100 kat büyümesini bekliyor. 🔹 Bu beklenti, şirketin hedeflenen yaklaşık 1,8 trilyon dolarlık değerlemesini destekleyen temel varsayımlardan biri olarak öne çıkıyor. 🔹 SpaceX, 75 milyar dolarlık halka arzıyla tarihin en büyük halka arzını gerçekleştirmeyi hedefliyor. Gelir projeksiyonları 🔹 Evercore ISI, SpaceX’in yapay zekâ gelirinin 2025’teki 3,2 milyar dolardan 2031’de 755 milyar dolara çıkmasını öngörüyor. 🔹 Aynı kurum, şirketin toplam gelirinin 2025’teki 18,7 milyar dolardan 2031’de 1 trilyon doların üzerine çıkacağını tahmin ediyor. 🔹 Goldman Sachs, toplam gelirin 2030’da 474 milyar dolara ulaşacağını öngörüyor. 🔹 Goldman Sachs ve Evercore, 2030 yılı için yapay zekâ gelirlerini sırasıyla yaklaşık 322 milyar dolar ve 331 milyar dolar seviyesinde hesaplıyor. İş kollarındaki değişim 🔹 Evercore, yapay zekânın SpaceX gelirlerindeki payının 2031’de yüzde 74’e yükseleceğini tahmin ediyor. 🔹 Uzay faaliyetlerinin gelir içindeki payının ise yüzde 20’nin üzerindeki seviyelerden yaklaşık yüzde 1’e gerilemesi bekleniyor. 🔹 Uydu internet hizmetlerini kapsayan bağlantı biriminin gelirinin 2025’teki 11,4 milyar dolardan 2030’da 140 milyar doların üzerine çıkacağı öngörülüyor. 🔹 Roket bölümünün gelirinin aynı dönemde yaklaşık iki kat artarak 8 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Yatırımlar 🔹 Analistler, SpaceX’in sermaye harcamalarının da çok hızlı büyümesini bekliyor. 🔹 Şirketin sermaye harcamalarının 2025’teki 20 milyar dolar seviyesinden 2030’da 360 milyar doların üzerine çıkacağı tahmin ediliyor. 🔹 Evercore, 2031’de sermaye harcamalarının 732 milyar dolara ulaşacağını öngörüyor. 🔹 Bu harcamaların yaklaşık 666 milyar dolarının yapay zekâ yatırımlarına yönelik olacağı hesaplanıyor. Halka arz 🔹 SpaceX’in halka arz fiyatı hisse başına 135 dolar olarak belirlendi. 🔹 Şirketin halka arzının 11 Haziran’da fiyatlanması bekleniyor. 🔹 Hisseler Nasdaq ve Nasdaq Texas borsalarında “SPCX” koduyla işlem görecek. 🔹 Goldman Sachs, SpaceX için karşılaştırma grubu olarak Nvidia, Tesla, Palantir, CoreWeave, Nebius, AST SpaceMobile ve Rocket Lab gibi şirketleri kullanıyor.
Bloomberg
SpaceX ve diğer dev halka arzlar S&P tarafından hızlı endeks girişinden mahrum bırakıldı
🔹 S&P Dow Jones Indices, S&P 500 gibi ana endekslerdeki mevcut uygunluk kurallarını değiştirmeme kararı aldı. 🔹 Karar, Elon Musk’ın şirketi SpaceX gibi dev halka arzların borsaya açıldıktan kısa süre sonra endekslere girmesinin önünü kapattı. 🔹 S&P, yeni halka açılan şirketler için uyguladığı 12 aylık bekleme süresini korudu. 🔹 Şirket büyüklüğüne bakılmaksızın mevcut kârlılık ve halka açıklık oranı şartları da yürürlükte kalacak. SpaceX etkisi 🔹 Karar, tarihin en büyük halka arzlarından biri olması beklenen SpaceX’i doğrudan etkiliyor. 🔹 SpaceX, halka arz sonrasında en az bir yıl boyunca S&P 500’e girmeye uygun olmayacak. 🔹 Şirketin ayrıca endeksin mevcut kârlılık ve halka açıklık kriterlerini de karşılaması gerekecek. Endeks sağlayıcıları arasındaki ayrışma 🔹 S&P’nin kararı, rakip endeks sağlayıcılarının son dönemde attığı adımlardan farklı bir yaklaşım ortaya koydu. 🔹 [Nasdaq](https://www.nasdaq.com?utm_source=chatgpt.com), SpaceX’in Nasdaq 100 endeksine katılım süresini üç aydan 15 işlem gününe indirdi. 🔹 FTSE Russell ise bekleme süresini beş işlem gününe düşürdü. Tartışmanın arka planı 🔹 Son yıllarda bazı şirketler halka açılmadan önce trilyon dolar seviyelerine ulaşan değerlemelere erişmeye başladı. 🔹 Daha hızlı endeks üyeliğini savunanlar, dev şirketlerin yatırımcıların sahip olduğu gerçek piyasayı daha doğru yansıtması gerektiğini belirtiyor. 🔹 Karşı görüşte olan yatırımcılar ise kârlılık, halka açıklık ve işlem geçmişi gibi kriterlerin spekülatif hareketleri filtrelemek için gerekli olduğunu savunuyor. 🔹 Eleştirmenlere göre halka arz edilen şirketlerin endekslere çok hızlı alınması, pasif fonları yeterince oluşmamış fiyatlardan hisse almaya zorlayabilir ve oynaklığı artırabilir. 🔹 Bloomberg Intelligence ETF analisti James Seyffart, S&P’nin kararının sürpriz olduğunu ancak piyasa lideri olarak sektör eğilimlerine karşı hareket edebildiğini söyledi.
South China Morning Post
Çin, pratik kuantum bilişimin önünü açan dünyanın ilk süper hızlı kuantum belleğini tanıttı
🔹 Çinli bilim insanları, kuantum bilgisayarlar için dünyanın ilk süper hızlı kuantum belleğini geliştirdi. 🔹 Gelişme, kuantum bilgisayarlarda klasik verilerin okunmasındaki kritik darboğazı aşmayı hedefliyor. 🔹 Teknoloji, ilaç keşfi, finansal dolandırıcılık tespiti ve büyük veri analizi gibi alanlarda kuantum bilgisayarların pratik kullanımını mümkün kılabilecek temel bileşenlerden biri olarak görülüyor. Kuantum bellek teknolojisi 🔹 Zhejiang Üniversitesi öncülüğündeki ekip, kuantum rastgele erişimli bellek (QRAM) mimarisini süper iletken kuantum işlemci üzerinde başarıyla uyguladı. 🔹 QRAM, kuantum bilgisayarların büyük miktardaki klasik verilere verimli şekilde erişmesini sağlıyor. 🔹 Sistem, verilerin süperpozisyon durumunda okunmasına olanak tanıyor ve aynı anda birden fazla veri noktasının işlenebilmesini mümkün kılıyor. 🔹 Ekip, ilk kez süper iletken kuantum çip üzerinde 4 bit ve 8 bit veriye erişebilen QRAM prototipini çalıştırdı. Teknik önem 🔹 Geleneksel bilgisayarlarda bitler yalnızca 0 veya 1 değerini temsil ederken, kuantum bitleri olan kübitler aynı anda hem 0 hem de 1 durumunda bulunabiliyor. 🔹 Süperpozisyon ve kuantum dolaşıklığı özellikleri sayesinde kuantum bilgisayarlar bazı hesaplamaları klasik süper bilgisayarlardan kat kat hızlı gerçekleştirebiliyor. 🔹 Ancak büyük miktardaki klasik verilere erişim yavaş kaldığında kuantum sistemlerin avantajı önemli ölçüde azalıyor. 🔹 Araştırmacılar, QRAM olmadan birçok kuantum algoritmasının teorik düzeyde kalacağını belirtiyor. Olası kullanım alanları 🔹 İlaç geliştirme çalışmalarında sistem, yüz milyonlarca molekül kaydının bulunduğu veritabanlarından gerekli bilgileri aynı anda çekebilecek. 🔹 Bu sayede yeni ilaçların geliştirilme süresi önemli ölçüde kısalabilecek. 🔹 Finans sektöründe kuantum algoritmalarının geçmiş işlem kayıtlarını analiz ederek dolandırıcılık faaliyetlerini tespit etmesine yardımcı olabilecek. 🔹 Yapay zekâ uygulamalarında doğal dil işleme ve görüntü tanıma gibi büyük veri gerektiren görevlerde kuantum sistemlerin kapasitesini artırabilecek. Araştırma 🔹 Çalışma Mart ayında Nature Physics dergisinde yayımlandı. 🔹 Araştırma ekibinden Lu Liqiang, mevcut kuantum algoritmalarının büyük veri kümelerine hızlı erişim olmadan pratikte uygulanmasının zor olduğunu söyledi. 🔹 Geliştirilen sistem, kuantum bilgisayarların teorik avantajlarını gerçek dünya uygulamalarına taşıma yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
South China Morning Post
Çin lideri Xi Jinping’in gelecek hafta Kuzey Kore’ye yapacağı ziyaret doğrulandı
🔹 Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’un davetiyle 8-9 Haziran tarihlerinde Kuzey Kore’ye resmi ziyaret gerçekleştirecek. 🔹 Ziyaret, Xi’nin 2019’dan bu yana Kuzey Kore’ye yapacağı ilk ziyaret olacak. 🔹 Pekin ve Pyongyang, pandemi dönemindeki izolasyon, Çin’in nükleer silahsızlanma tutumu ve Kuzey Kore-Rusya yakınlaşmasının ardından ilişkilerini yeniden güçlendirmeye çalışıyor. Çin-Kuzey Kore ilişkileri 🔹 Xi’nin ziyareti, geçen ay Pekin’de ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı zirvelerin ardından gerçekleşecek. 🔹 Trump, mayıs ayındaki Pekin ziyareti sırasında Xi’ye Kuzey Kore’nin nükleer silahsızlandırılmasına yönelik bir teklif sunduğunu açıkladı. 🔹 Çin ve Rusya, Trump’ın ziyaretinden sonra yayımladıkları ortak bildiride Kuzey Kore’ye yönelik diplomatik izolasyon, ekonomik yaptırım ve askerî baskı politikalarını eleştirdi. 🔹 İki ülke Kore Yarımadası’nda siyasi çözüm sürecini ilerletme ve bölgesel istikrarı koruma sözü verdi. Son dönemdeki temaslar 🔹 Kim Jong Un, Eylül 2025’te Pekin’de düzenlenen İkinci Dünya Savaşı’nın sona erişinin 80. yılı törenlerine katıldı. 🔹 Xi, Kim ile görüşmesinde Çin’in Kuzey Kore ile geleneksel dostluğa büyük önem verdiğini ve bu yaklaşımın değişmeyeceğini söyledi. 🔹 Çin Başbakanı Li Qiang, Ekim 2025’te Kuzey Kore İşçi Partisi’nin kuruluşunun 80. yılı etkinliklerine katılmak üzere Pyongyang’ı ziyaret etti. 🔹 Çin’in üçüncü en üst düzey yetkilisi Zhao Leji de 2024 yılında Kuzey Kore’yi ziyaret etmişti. Ekonomi ve ulaşım 🔹 Çin, Kuzey Kore’nin en büyük ekonomik ortağı olmaya devam ediyor ve ülkenin dış ticaretinin yüzde 90’dan fazlasını oluşturuyor. 🔹 Mart ayında iki ülke arasında demiryolu ulaşımı yeniden başlatıldı ve Air China doğrudan uçuşlara yeniden başladı. 🔹 Çinli turistlerin Kuzey Kore’ye girişi hâlâ yasak durumda. 🔹 Çin gümrük verilerine göre iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yüzde 26 artışla 19,6 milyar yuana ulaştı ve pandemi öncesi seviyelere yaklaştı. Bölgesel gelişmeler 🔹 Kim Jong Un son yıllarda Rusya ile ilişkileri derinleştirerek Çin’e olan bağımlılığı azaltmaya çalışıyor. 🔹 Kuzey Kore ve Rusya 2024 yılında karşılıklı savunma anlaşması imzaladı. 🔹 Pyongyang, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşına destek amacıyla asker gönderirken ekonomik ve askerî destek aldı. 🔹 Kim, Güney Kore’yi resmen “en düşman devlet” olarak tanımladı ve Kuzey Kore’nin nükleer güç statüsünün “geri döndürülemez” olduğunu açıkladı. 🔹 Kim, ABD’yi “devlet destekli terörizm ve saldırganlık” yürütmekle suçladı ve ülkesinin her türlü senaryoya karşılık vermeye hazır olduğunu söyledi. 🔹 Trump ile Kim Jong Un arasında ilk Trump döneminde üç zirve gerçekleştirilmişti ancak yeni bir görüşme henüz yapılmadı.
The Wall Street Journal
JPMorgan, Citi ve büyük bankalar kriptoya karşı yeni tokenleştirilmiş mevduat sistemi planlıyor
🔹 ABD’nin en büyük bankaları, kripto şirketlerinin finans sektöründeki etkisini sınırlamak amacıyla tokenleştirilmiş mevduat ağı kurmaya hazırlanıyor. 🔹 Sistemin 2027 yılının ilk yarısında devreye alınması hedefleniyor. 🔹 Ağ, geleneksel ödeme altyapısını dijital varlıkların kullandığı blokzincir altyapısıyla birleştirecek. 🔹 Proje, JPMorgan, Bank of America, Citigroup, Wells Fargo ve diğer büyük bankaların ortak sahip olduğu The Clearing House tarafından işletilecek. Yeni sistem 🔹 Tokenleştirilmiş mevduatlar blokzincir üzerinde 7 gün 24 saat anlık transfer ve mutabakat imkânı sağlayacak. 🔹 Sistem ABD’deki tüm bankalara açık olacak. 🔹 Kullanılacak blokzincir altyapısı dış bir teknoloji sağlayıcısıyla kurulacak ancak tedarikçi henüz seçilmedi. 🔹 Bazı bankalar projeyi “The Bridge”, bazıları ise “The Chain” olarak adlandırıyor. Kriptoya karşı hamle 🔹 Bankalar, stablecoin kullanımının yaygınlaşmasının mevduatların bankacılık sisteminden çıkmasına yol açabileceğinden endişe duyuyor. 🔹 Son dönemde stablecoin düzenlemeleri konusunda bankalar ile kripto şirketleri arasında görüş ayrılıkları yaşanıyor. 🔹 Bankalar, tokenleştirilmiş mevduatların mevcut mevduatları bankacılık sistemi içinde tutarak aynı kredi riski, muhasebe ve düzenleyici çerçeveye sahip olmasını avantaj olarak görüyor. Kullanım alanları 🔹 İlk aşamada çok uluslu büyük şirketlerin sistemin başlıca kullanıcıları olması bekleniyor. 🔹 Programlanabilir nakit yönetimi işlemleri gerçekleştirilebilecek. 🔹 Gerçek zamanlı likidite yönetimi yapılabilecek. 🔹 Sınır ötesi ödemeler daha hızlı gerçekleştirilebilecek. Bankaların mevcut çalışmaları 🔹 JPMorgan daha önce kendi özel blokzinciri üzerinde JPM Coin adlı tokenleştirilmiş mevduat sistemini kullanıyordu. 🔹 Banka daha sonra Coinbase bağlantılı Base blokzinciri üzerinde kurumsal müşterilere yönelik yeni bir mevduat tokeni başlattı. 🔹 Büyük bankalar geçen yıl ortak stablecoin girişimi oluşturma seçeneğini de değerlendirmişti. 🔹 Bankalar gelecekte talep oluşması halinde stablecoin ihraç etme seçeneğini masada tutuyor. Wall Street’te tokenizasyon eğilimi 🔹 Hisse senetleri, tahviller ve fonların blokzincir üzerinde dijital tokenlere dönüştürülmesi Wall Street’te hız kazanıyor. 🔹 Büyük borsalar tokenleştirilmiş menkul kıymet platformları hazırlıyor. 🔹 Bankalar ve varlık yönetim şirketleri tokenleştirilmiş para piyasası fonlarını piyasaya sürmeye başladı. 🔹 Citigroup yöneticileri yeni ağın bankaların finansman, para yönetimi ve sermaye piyasalarındaki rolünü güçlendireceğini belirtiyor.
The Wall Street Journal
Gerçek zamanlı uydu istihbaratı Ukrayna’nın İHA saldırılarını her zamankinden daha ölümcül hale getiriyor
🔹 Ukrayna ordusu, ticari uydulardan gelen yüksek çözünürlüklü ve gerçek zamana yakın görüntüler sayesinde Rus hedeflerine yönelik insansız hava aracı saldırılarının hızını ve hassasiyetini önemli ölçüde artırdı. 🔹 Görüntüler doğrudan askerlerin telefonlarına, tabletlerine ve dizüstü bilgisayarlarına ulaştırılıyor. 🔹 Teknolojiyi kullanan birlikler, hedef tespitinden saldırıya kadar geçen sürenin yüzde 90’a kadar kısaldığını belirtiyor. Yeni sistemin kullanımı 🔹 Güneydoğu Ukrayna’da görev yapan bir birlik, yoğun ağaç örtüsü altındaki bir binada Rus askeri faaliyetlerini tespit etti. 🔹 Keşif İHA’ları sınırlı görüntü sağlayınca askerler ticari uydu görüntülerini kullandı. 🔹 Uydu verileri, binanın çevresinde üst düzey Rus askeri yetkililerinin kullandığı zırhlı araçları ortaya çıkardı. 🔹 Üç günlük takip sonrasında binanın operasyon planlama merkezi olarak kullanıldığı sonucuna varıldı. 🔹 Ukrayna birlikleri daha sonra binayı ve araçları saldırı İHA’larıyla vurdu. Teknolojinin sağladığı avantajlar 🔹 Sistem, ABD merkezli Vantor, Hollandalı Bravo1Alpha, ABD’li Persistent Systems ve Ukraynalı Burevii şirketlerinin ortak çalışmasıyla geliştirildi. 🔹 Ticari uydu görüntülerinin doğrudan cephedeki askerlere ulaştırıldığı ilk bilinen uygulama olduğu belirtiliyor. 🔹 Uydu görüntüleri askerlerin hedefleri ayrıntılı incelemesine ve eski görüntülerle karşılaştırmasına olanak tanıyor. 🔹 Yapay zekâ destekli yazılım, geniş alanları tarayarak hedeflerdeki değişiklikleri tespit ediyor. 🔹 Sistem ayrıca İHA’lar için en uygun uçuş rotalarını gösteren üç boyutlu modeller oluşturabiliyor. Starfall II operasyonu 🔹 Ukrayna birlikleri ilkbaharda yürütülen Starfall II operasyonunda yaklaşık iki buçuk hafta içinde milyarlarca dolar değerinde Rus askeri varlığına zarar verdi. 🔹 Hedeflerden biri işgal altındaki bölgede bulunan bir mühimmat deposu oldu. 🔹 Askerler güncel uydu görüntülerini savaş öncesi fotoğraflarla karşılaştırarak tesisin artık tarımsal amaçla kullanılmadığını belirledi. 🔹 Yeni araç izleri ve altyapı değişiklikleri mühimmat faaliyetlerine işaret etti. 🔹 Ukrayna’nın 422. Tugayı saldırı İHA’larıyla tesisi hedef aldı. İstihbarat zincirindeki değişim 🔹 Uydu görüntüleri hedef bilgilerini 15 dakika içinde doğrudan cephedeki birliklere ulaştırabiliyor. 🔹 Böylece Kiev’deki merkezi değerlendirme süreçleri atlanarak saatler veya günler süren gecikmeler ortadan kaldırılıyor. 🔹 Daha önce insan kaynaklı istihbaratın sahaya ulaşması en az iki gün sürebiliyordu. 🔹 Bazı durumlarda istihbarat bilgileri cepheye ulaştığında hedefler artık geçerliliğini yitiriyordu. Sınırlamalar ve gelecek kullanım 🔹 Sistem yoğun bulutlu havalarda etkinliğini kaybediyor ve hareketli hedefleri sürekli takip edemiyor. 🔹 Vantor’un 10 uydusu günde yaklaşık 7 milyon kilometrekarelik alanı görüntülüyor. 🔹 Uydular aynı noktayı günde 12 ila 15 kez gözlemleyebiliyor. 🔹 ABD Özel Operasyonlar Komutanlığı da geçen yıl benzer şekilde ticari uydu görüntülerini askerlere gerçek zamana yakın ulaştıracak yazılımlar kullanmaya başladı. 🔹 ABD Ordusu, uydu verilerini üst düzey onay süreçlerinden bağımsız olarak sahadaki birliklere ulaştıracak yüksek hızlı bilgi sistemleri üzerinde çalıştığını açıkladı. 🔹 Bazı uzmanlar istihbarat zincirindeki aracıların azaltılmasının hızı artıracağını ancak yanlış bilgiyle hareket edilmesi riskini de yükselteceğini belirtiyor.
The Wall Street Journal
Apple’ın yapay zekâ üstünlüğü planı çok eleştirilen sohbet botunu düzeltmeye dayanıyor
🔹 Apple’ın gelecek hafta düzenleyeceği geliştirici konferansında Siri’nin ChatGPT benzeri yeni bir sürümünü tanıtması bekleniyor. 🔹 Yeni Siri’nin Google’ın Gemini teknolojisi üzerine inşa edildiği ve mevcut sürümün yerini alacağı belirtiliyor. 🔹 Siri’nin geçmiş sorguları hatırlaması, cihazdaki verilere erişerek kişiselleştirilmiş yanıtlar vermesi ve daha gelişmiş bir arama deneyimi sunması bekleniyor. 🔹 Apple’ın ücretli seçenekler içeren bağımsız bir Siri uygulaması da hazırladığı belirtiliyor. Apple’ın yapay zekâ stratejisi 🔹 Apple, üretken yapay zekâyı geniş kullanıcı kitlelerine ulaştırabilecek konumda olmasına rağmen rakiplerinin birkaç yıl gerisinde bulunuyor. 🔹 Eski Apple yöneticisi Ron Johnson, akıllı telefonların yapay zekâ kullanımında temel cihaz olacağını ve Apple’ın bu alanda avantajlı olduğunu söyledi. 🔹 Apple, geçmişte uygulama geliştiricilerinden ve Google’dan elde ettiği gelir modeline benzer şekilde yapay zekâ hizmetlerinde de yeni gelir kaynakları oluşturmayı hedefliyor. 🔹 Bank of America analisti Wamsi Mohan, gelecekte Apple’ın uygulama eylemleri için bir pazar yeri haline gelebileceğini değerlendirdi. Yapay zekâ destekli telefonlar 🔹 Apple, gelecekte akıllı telefonların kullanıcı adına restoran rezervasyonu yapabilen, ulaşım çağırabilen ve çevrimiçi hizmetlerle doğrudan iletişim kurabilen dijital asistanlara dönüşeceğini öngörüyor. 🔹 iPhone’ların kullanıcıların takvim, adres ve ödeme bilgilerine zaten sahip olması Apple’a önemli avantaj sağlıyor. 🔹 Yapay zekâ modelleri geliştiren şirketlerin tüketicilere ulaşmak için Apple ekosistemine ihtiyaç duyabileceği değerlendiriliyor. Karşılaşılan zorluklar 🔹 Apple iki yıl önce Siri’nin mesajlar, uygulamalar ve ekran içeriğiyle daha gelişmiş etkileşim kuracağını duyurmuştu. 🔹 Şirket daha sonra bu özellikleri sunamadığı gerekçesiyle açılan toplu davayı uzlaşmayla sonuçlandırdı. 🔹 Apple’ın yapay zekâ alanındaki başarısı, kullanıcıların gerçekten kullanacağı hizmetler geliştirebilmesine bağlı görülüyor. 🔹 Siri ilk olarak 16 yıl önce restoran rezervasyonu gibi görevleri yerine getiren bir yardımcı olarak tasarlanmıştı ancak Apple bu vizyonu hayata geçirmekte zorlandı. Rekabet ve teknik sorunlar 🔹 OpenAI, Apple’a bağımlı kalmamak için eski Apple tasarımcısı Jony Ive ile kendi yapay zekâ cihazını geliştiriyor. 🔹 OpenAI geçen yıl kendi uygulama mağazası stratejisini başlattı ancak girişim şu ana kadar sınırlı ilgi gördü. 🔹 Apple’ın kullanıcı gizliliğini ön planda tutması tüketici güvenini artırırken yapay zekâ modellerinin eğitilmesini zorlaştırıyor. 🔹 Şirket ayrıca cihaz içinde çalışan yapay zekâ modelleri için gerekli olan bellek tedarikinde sıkıntılarla karşı karşıya bulunuyor. 🔹 Yapay zekâ çipi üreticilerinin artan talebi nedeniyle bellek fiyatları yükseliyor. 🔹 Apple geçen yıl Siri geliştirme çalışmalarındaki başarısızlıklar nedeniyle yapay zekâ bölümünün başındaki yöneticiyi görevden aldı.
The Economist
Körfez’den yeni bir savunma devi yükseliyor
🔹 Körfez ülkeleri, Batılı silah tedarikçilerine bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli savunma sanayilerini büyütüyor. 🔹 İran savaşı, bölgedeki savunma alanında kendi kendine yeterlilik hedeflerini daha da güçlendirdi. 🔹 Suudi Arabistan, 2030 yılına kadar savunma bütçesinin yarısını ülke içinde harcamayı ve Saudi Arabia Military Industries’i dünyanın en büyük 25 savunma şirketinden biri haline getirmeyi hedefliyor. 🔹 Katar’ın Barzan Holdings şirketi de savunma sanayisinde büyüme planları yürütüyor ancak ölçeği halen sınırlı kalıyor. BAE’nin EDGE yükselişi 🔹 Birleşik Arap Emirlikleri’nde 2019 yılında yaklaşık 25 şirket birleştirilerek EDGE Group kuruldu. 🔹 EDGE, yabancı savunma şirketlerinde çoğunluk hisseleri satın aldı ve mayıs ayında İtalyan motor üreticisi Costruzioni Motori Diesel’in yüzde 80’ini satın alma anlaşması yaptı. 🔹 Şirket, İtalya’nın Leonardo ve Fincantieri şirketleriyle ortak girişimlere, Almanya’nın Rheinmetall şirketiyle hava savunma ortaklığına sahip bulunuyor. 🔹 EDGE, Kasım ayında ABD’li savunma teknolojisi şirketi Anduril ile BAE ve müttefikleri için insansız hava araçları üretmek üzere ortak girişim kurdu. Büyüme ve ihracat 🔹 EDGE’in 2025 yılı gelirleri 5 milyar doların üzerine çıktı. 🔹 Şirket geçen yıl yaklaşık 8 milyar dolarlık yeni sipariş aldı ve toplam sipariş portföyü 20 milyar doları aştı. 🔹 EDGE yönetimi gelirlerin önümüzdeki iki yılda yaklaşık yüzde 20 artmasını bekliyor. 🔹 Şirket halihazırda dünyanın en büyük üç hassas güdümlü mühimmat üreticisinden biri olarak gösteriliyor. 🔹 Üretilen savunma ürünlerinin yaklaşık dörtte üçü Latin Amerika, Afrika ve Asya’daki ülkelere ihraç ediliyor. İran savaşı ve savunma performansı 🔹 SIPRI verilerine göre BAE’nin küresel silah ithalatındaki payı 2016-2020 dönemindeki yüzde 3,5 seviyesinden 2021-2025 döneminde yüzde 2,7’ye geriledi. 🔹 İran savaşı sırasında İran’ın BAE’ye yönelik saldırıları Suudi Arabistan ve Katar’a kıyasla daha yoğun oldu. 🔹 BAE yetkililerine göre İran tarafından gönderilen Şahid tipi insansız hava araçlarının yaklaşık yüzde 80’i Emirlikler tarafından geliştirilen sistemlerle etkisiz hale getirildi. 🔹 EDGE’in elektronik harp sistemleri yaklaşan füze ve insansız hava araçlarını tespit ederek karıştırma ve aldatma faaliyetleri yürüttü. 🔹 Bu sistemler ABD’nin balistik füze savunma sistemleriyle birlikte çalıştı. Gelecek planları 🔹 EDGE, tüm savunma üretimini yerelleştirmek yerine kritik sistemler ve tedarik zinciri riski taşıyan bileşenlere öncelik veriyor. 🔹 Şirket yalnızca teknolojinin sahibi olmayı değil, yeni teknolojiler geliştirmeyi de hedefliyor. 🔹 Ocak ayında Katar’ın Barzan Holdings şirketiyle ortak girişim anlaşması imzalandı. 🔹 EDGE ayrıca araç teknolojilerini lisanslayarak Suudi Arabistan Military Industries ile iş birliği yaptı. 🔹 Şirket yönetimi, son yıllarda savunma üretimini yerlileştirme yönünde atılan adımların mevcut güvenlik ortamında stratejik avantaj sağladığını belirtiyor.
The Economist
Xi Jinping Çin’in önde gelen bilim insanlarına hükümet içinde yeni görevler veriyor
🔹 Çin, ABD ile teknoloji yarışını hızlandırırken önde gelen bilim insanlarını Komünist Parti ve devlet yönetiminde daha üst pozisyonlara getiriyor. 🔹 Hong Kong Üniversitesi araştırmacılarının çalışmasına göre Çin’in seçkin bilim insanları grubu olan akademisyenlerden 29 kişi Komünist Parti Merkez Komitesi’nde görev yapıyor. 🔹 Bu sayı son on yılda yaklaşık iki katına çıktı. Bilim insanlarının yükselişi 🔹 Mikroelektronik uzmanı Huang Ru, uzun yıllar Pekin Üniversitesi’nde görev yaptıktan sonra bu yıl Çin’in Devlet Planlama Kurumu olan Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu’nun başkan yardımcılarından biri oldu. 🔹 Huang Ru, Çin’in yerli yarı iletken geliştirme çalışmalarını denetliyor. 🔹 Beidou uydu navigasyon sisteminin geliştirilmesinde rol alan Xiangli Bin de 2024 yılında aynı kurumun başkan yardımcılığına getirildi. 🔹 Eğitim Bakanı Huai Jinpeng, veri merkezleri ve ağ bağlantılı bilişim sistemleri alanında uzman bir bilim insanı olarak öne çıkıyor. 🔹 Eğitim Bakan Yardımcısı ise daha önce Zhejiang Üniversitesi’ni yöneten bir fizikçi olarak görev yaptı. Teknolojik bağımsızlık hedefi 🔹 Çin yönetimi teknolojik kendi kendine yeterlilik hedefini devletin tüm kurumlarını kapsayan bir strateji olarak yürütüyor. 🔹 Bazı akademisyenlerin, 2023 yılında kurulan ve Çin’in inovasyon politikalarını doğrudan Parti kontrolüne bağlayan Merkezi Bilim ve Teknoloji Komisyonu’nda görev aldığı değerlendiriliyor. 🔹 Politbüro’da henüz tanınmış bir akademisyen bulunmuyor ancak 2022’de seçilen 24 üyeli Politbüro’nun beş üyesi önemli bilimsel kariyer geçmişine sahip. Siyasi ve kurumsal boyut 🔹 Çin yönetimi, teknoloji alanında sonuç odaklı bir yaklaşım benimseyerek uzmanları karar alma süreçlerine daha fazla dahil ediyor. 🔹 Akademisyenlerin devlet içindeki siyasi ağlarının sınırlı olması, onları mevcut güç merkezleri açısından daha az tehdit oluşturur hale getiriyor. 🔹 2022 yılında Çin’in yarı iletken yatırımlarını finanse eden ve “Büyük Fon” olarak bilinen 343 milyar yuanlık yatırım fonunda yolsuzluk soruşturmaları yürütüldü. 🔹 Bu soruşturmaların ardından yarı iletken sanayi politikalarını yönetmek için yeni ekipler görevlendirildi. 2027’ye doğru 🔹 Komünist Parti, siyasi güvenilirlik ile teknik uzmanlığı bir araya getirebilecek kadrolar yetiştirmeye çalışıyor. 🔹 Xi Jinping’in 2027’de yapılacak parti kongresinde üst düzey kadrolarda yeni değişikliklere gitmesi bekleniyor. 🔹 Teknolojik bağımsızlık stratejisinin, bilim insanları için Çin’in yönetici elitine yükselmede yeni bir kariyer yolu oluşturabileceği değerlendiriliyor.
BBC
Yapay zekâ tarafından tasarlanan ‘dünyanın ilk’ aşısı
🔹 Cambridge Üniversitesi araştırmacıları, temel bileşeni tamamen yapay zekâ tarafından tasarlanan ve insanlarda test edilen yeni bir aşı geliştirdi. 🔹 Aşı, tüm Covid varyantları dahil olmak üzere koronavirüs ailesinin tamamına karşı koruma sağlamayı hedefliyor. 🔹 Araştırmacılar, aşının gelecekte hayvanlardan insanlara geçebilecek yeni koronavirüslere karşı da koruma sağlayabileceğini belirtiyor. 🔹 Çalışma henüz erken aşamada bulunuyor ancak ekip grip ve Ebola için de benzer aşılar geliştiriyor. Yapay zekâ ile tasarım 🔹 Araştırmacılar, çeşitli koronavirüslerin genetik kodlarını yapay zekâya analiz ettirdi. 🔹 Yapay zekâ, bağışıklık sistemini koronavirüs ailesinin tamamına karşı eğitebilecek bir “süper antijen” tasarladı. 🔹 Antijenler, bağışıklık sisteminin tanıyıp saldırmayı öğrendiği aşı bileşenlerini oluşturuyor. 🔹 Prof. Jonathan Heeney, insanlarda test edilen ilk yapay zekâ tasarımı antijenin bu çalışma kapsamında kullanıldığını söyledi. Klinik çalışmalar 🔹 İlk klinik çalışma 39 gönüllü üzerinde gerçekleştirildi ve aşının güvenliği değerlendirildi. 🔹 Yaklaşık 200 kişinin katıldığı ikinci çalışma, aşının bağışıklık sistemini ne ölçüde eğittiğini inceleyecek. 🔹 Journal of Infection dergisinde yayımlanan sonuçlara göre aşının bağışıklık sistemi üzerindeki etkisi şu aşamada “mütevazı” düzeyde bulundu. 🔹 Southampton Üniversitesi’nden Prof. Saul Faust, teknolojinin özellikle sürekli değişen virüslere karşı aşı geliştirmede önemli potansiyel taşıdığını söyledi. Yeni hedefler 🔹 Cambridge ekibi, her yıl güncellenmesi gerekmeyecek evrensel grip aşıları üzerinde hayvan deneyleri yürütüyor. 🔹 Ekip ayrıca H5N1 kuş gribine karşı olası bir insan pandemisine yönelik aşı geliştiriyor. 🔹 Araştırmacılar Ebola türlerini de kapsayan viral hemorajik ateşlere karşı aşı çalışmaları yapıyor. Uzman değerlendirmeleri 🔹 Oxford Vaccine Group Direktörü Prof. Andy Pollard, yöntemin hayvan çalışmalarında güçlü sonuçlar verdiğini söyledi. 🔹 Pollard, asıl sınavın insan deneylerinde ortaya çıkacağını ve insan bağışıklık sistemlerinin laboratuvar hayvanlarından daha karmaşık olduğunu belirtti. 🔹 Ulusal Sağlık ve Bakım Araştırmaları Enstitüsü Bilimsel Direktörü Prof. Marian Knight, çalışmanın geniş kapsamlı ve uzun süreli viral koruma geliştirme açısından önemli bir ilerleme olduğunu söyledi. 🔹 Prof. Jonathan Heeney, amaçlarının yalnızca mevcut virüslere değil, gelecekte ortaya çıkabilecek salgınlara karşı da koruma sağlamak olduğunu ifade etti.
The Guardian
Andrew, Crown Estate’e sembolik kira öderken üç evi alt kiraya verdi
🔹 Ulusal Denetim Ofisi’nin (NAO) kraliyet mülklerine ilişkin incelemesi, Andrew Mountbatten-Windsor’ın Windsor’daki Royal Lodge arazisinde bulunan üç evi alt kiraya vererek özel gelir elde ettiğini ortaya koydu. 🔹 Andrew, Crown Estate’e yalnızca sembolik düzeyde “peppercorn rent” olarak bilinen çok düşük bir kira ödüyordu. 🔹 Royal Lodge için 2003 yılında yapılan 75 yıllık kira sözleşmesi alt kiralamaya izin veriyordu. 🔹 Andrew’un alt kiralamalardan ne kadar gelir elde ettiği açıklanmadı. Prenses Beatrice ve Eugenie’nin konutları 🔹 Kral Charles, Prenses Beatrice ve Prenses Eugenie’nin kraliyet saraylarındaki konutları için özel Duchy of Lancaster gelirlerinden piyasa değerinin altında ayarlanmış kira ödüyor. 🔹 Beatrice’in St James’s Palace’daki dairesinin kirası piyasa değerinin yüzde 68’i seviyesinde bulunuyor. 🔹 Eugenie’nin Kensington Palace’daki konutunun kirası ise piyasa değerinin yaklaşık yüzde 64’ü düzeyinde. 🔹 Kral Charles ayrıca Prens ve Prenses Michael of Kent’in Kensington Palace’daki dairesinin kirasını da ödüyor. Galler Prensi ve Prensesi 🔹 Prens William ve Prenses Catherine’in Windsor’daki Forest Lodge konutu, taşınmalarından önce Crown Estate tarafından yaklaşık 400 bin sterlinlik onarımdan geçirildi. 🔹 Çift, Temmuz ayında 20 yıllık kira sözleşmesi imzaladı. 🔹 Yıllık kira bedeli 307.200 sterlin olarak belirlendi ve her beş yılda bir gözden geçirilecek. 🔹 Çift, iç tadilat ve değişikliklerin maliyetinden sorumlu olacak. Royal Lodge ve tazminat 🔹 Andrew, Royal Lodge için kira sözleşmesini alırken 1 milyon sterlin peşin ödeme yaptı ve yaklaşık 7,5 milyon sterlinlik yenileme harcaması gerçekleştirdi. 🔹 Sözleşmeyi erken sonlandırması halinde 301 bin ila 488 bin sterlin arasında tazminat alma hakkı bulunabileceği belirtildi. 🔹 Ancak Crown Estate daha önce, mülkteki yıpranma ve bakım eksiklikleri dikkate alındığında herhangi bir tazminat ödenmeyebileceğini açıklamıştı. Diğer kraliyet üyeleri 🔹 Edinburgh Dükü ve Düşesi, Windsor’daki Bagshot Park konutu için 5 milyon sterlin peşin ödeme yaptı. 🔹 Çift de sembolik kira ödüyor. 🔹 Bagshot Park’taki ahır bloğu 2020 yılına kadar kiraya verilerek gelir elde edildi. Denetim bulguları 🔹 NAO, Crown Estate’in incelediği kira sözleşmelerinde genel olarak standart uygulamaları ve bağımsız piyasa değerlemelerini esas aldığını belirtti. 🔹 Kraliyet ailesinin yedi üyesi Crown Estate’e ait beş mülkü kiralıyor. 🔹 Buckingham Sarayı, raporun kraliyet mülklerine ilişkin uygulamalara açıklık getireceğini ve şeffaflık taahhüdüyle uyumlu olduğunu açıkladı.
The Telegraph
Çin’in Batı finansına yönelik kısıtlamaları Londra finans merkezini sarstı
🔹 Çin hükümetinin yurtdışına sermaye çıkışını sınırlamaya yönelik adımları, Londra merkezli büyük finans kuruluşlarının piyasa değerlerinde milyarlarca dolarlık kayba yol açtı. 🔹 Bazı Çin bankaları, anakara Çin vatandaşlarının Hong Kong’da banka hesabı açma imkânlarını sınırlandırmaya başladı. 🔹 Gelişmenin ardından Standard Chartered hisseleri yüzde 2, HSBC hisseleri yüzde 3 ve Prudential hisseleri yüzde 7,5 değer kaybetti. Hong Kong hesapları 🔹 Hong Kong yatırım hesapları, yüksek gelirli Çinli yatırımcıların yurtdışına yatırım yapmasında önemli bir kanal haline gelmişti. 🔹 Hong Kong Menkul Kıymetler ve Vadeli İşlemler Komisyonu birkaç hafta önce hesap açılış kurallarında değişiklik yaptı. 🔹 Yeni kurallar, yatırım hesaplarında kullanılacak fonların anakara Çin dışından gelmesini şart koşuyor. 🔹 South China Morning Post’a göre bazı bankalar yeni düzenlemeler sonrasında Çinli müşterilerin Hong Kong’da hesap açmasını sınırlandırmaya başladı. Sermaye çıkışlarını sınırlama çabası 🔹 Pekin yönetimi, vatandaşların yurtdışına para transferlerini kısıtlamaya yönelik daha geniş kapsamlı bir kampanya yürütüyor. 🔹 Çin’de kişi başına yıllık resmi sermaye çıkış limiti 50 bin dolar seviyesinde bulunuyor. 🔹 Yetkililer, emlak sektöründeki durgunluk nedeniyle yabancı varlıkların vergilendirilmesini de değerlendiriyor. 🔹 Çin’de yerel yönetimlerin önemli gelir kaynaklarından biri olan arsa satışları, emlak krizinin ardından sert şekilde geriledi. Rekor sermaye çıkışı 🔹 Uluslararası Finans Enstitüsü verilerine göre Çinli hanehalkları, kurumlar ve şirketler geçen yıl yaklaşık 807 milyar doları ülke dışına çıkardı. 🔹 Bu rakam şimdiye kadar kaydedilen en yüksek yıllık sermaye çıkışı olarak gösteriliyor. Finans şirketlerine etkisi 🔹 HSBC, Standard Chartered ve Prudential son yıllarda Çin’in büyüyen orta sınıfına yönelik finansal ürünlere odaklanmıştı. 🔹 HSBC’nin Hong Kong’daki müşteri sayısı Ocak 2023’ten bu yana yaklaşık üçte bir oranında arttı. 🔹 HSBC’nin yeni Hong Kong müşterilerinin yaklaşık üçte ikisini Hong Kong dışında yaşayan kişiler oluşturuyor. 🔹 Standard Chartered ve Prudential konuya ilişkin yorum yapmadı. HSBC ise yorum talebine yanıt vermedi.
The Telegraph
Anthropic yapay zekâ geliştirilmesinde küresel bir yavaşlama çağrısı yaptı
🔹 Claude sohbet botunun geliştiricisi Anthropic, yapay zekâ geliştirme hızının yavaşlatılmasının dünya için faydalı olabileceğini söyledi. 🔹 Şirket, diğer öncü yapay zekâ laboratuvarlarının da aynı adımı atması halinde daha güçlü sistemler üzerindeki çalışmalarını durdurmaya hazır olduğunu açıkladı. 🔹 Anthropic yöneticileri, ileri düzey yapay zekâ gelişimini bir “silah kontrolü sorunu” olarak tanımladı. Yapay zekâ riskleri 🔹 Şirket, yapay zekâ sistemlerinin kendi geliştirme süreçlerini üstlenebileceği bir dönemin yaklaştığını savundu. 🔹 “Özyinelemeli kendini geliştirme” olarak adlandırılan bu süreçte yapay zekâ sistemleri kendi kendilerini tasarlayıp test ederek geliştirebilir. 🔹 Anthropic, böyle bir gelişmenin yapay zekâ yeteneklerinde çok hızlı bir sıçramaya yol açabileceğini belirtti. 🔹 Şirket, bu senaryoda insanların sistemler üzerindeki kontrolünü kaybetme riskinin bulunduğunu söyledi. Küresel koordinasyon sorunu 🔹 Anthropic, öncü yapay zekâ geliştirmelerinin gerektiğinde geçici olarak durdurulabilmesi seçeneğinin bulunmasının önemli olduğunu savundu. 🔹 Ancak ABD ve Çin arasındaki yoğun rekabet nedeniyle küresel ölçekte koordineli bir duraklamanın son derece zor olduğunu belirtti. 🔹 Şirket, yapay zekâ eğitim çalışmalarının füze üsleri gibi kolayca doğrulanamayacağını ve laboratuvarların gerçekten durup durmadığının denetlenmesinin güç olduğunu söyledi. Anthropic’in yaklaşımı 🔹 Anthropic, en gelişmiş modeli olan Mythos’u kamuya açmadı. 🔹 Şirket, modelin yıkıcı siber saldırılarda kullanılabileceği endişesi taşıyor. 🔹 Anthropic CEO’su Dario Amodei daha önce yapay zekâ gelişiminin çok kötü sonuçlanma ihtimalini yüzde 25 olarak değerlendirmişti. Yapay zekâ geliştirme süreci 🔹 Anthropic, çalışanlarının 2021-2025 dönemine kıyasla bugün sekiz kat daha fazla kod ürettiğini açıkladı. 🔹 Şirket, yapay zekâ sistemlerinin yeni fikir üretme ve araştırma planlama konusunda giderek daha başarılı hale geldiğini belirtti. 🔹 Anthropic’e göre bu gelişmeler, kendi kendini geliştiren yapay zekâ sistemlerine doğru atılan adımlar arasında yer alıyor. Piyasa etkisi 🔹 Haber, yarı iletken şirketi Broadcom’un beklentilerin altında kalan satış tahminlerinin ardından yapay zekâ çip hisselerinde sert satışların yaşandığı dönemde geldi. 🔹 Broadcom hisseleri yaklaşık yüzde 13 değer kaybederek şirketin piyasa değerinden yaklaşık 300 milyar dolar sildi. 🔹 Micron, SK Hynix ve Arm hisselerinde de düşüşler görüldü. 🔹 Satışlar, yapay zekâ yatırımlarında balon oluştuğuna yönelik tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
The Telegraph
İngiliz savunma şirketleri 100 milyar sterlinlik NATO “bomba bankası”ndan dışlanma riskiyle karşı karşıya
🔹 İngiliz savunma şirketleri, Kanada öncülüğünde oluşturulması planlanan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankası’ndan (DSRB) finanse edilen projelerden dışlanma riskiyle karşı karşıya. 🔹 DSRB, NATO ülkelerinin yeniden silahlanmasını finanse etmek amacıyla kredi sağlayacak çok taraflı bir kurum olarak tasarlanıyor. 🔹 Kanada Başbakanı Mark Carney, İngiltere’nin projeye katılması için girişimlerde bulundu. 🔹 İngiltere Maliye Bakanı Rachel Reeves’in, kurucu üyelerden talep edilen 1 milyar euroluk başlangıç katkısı nedeniyle teklifi reddettiği belirtiliyor. İngiliz şirketlerine etkisi 🔹 DSRB’nin taslak kuralları, banka tarafından finanse edilen alımların yalnızca üye ülkelerdeki şirketlerden yapılmasına izin veriyor. 🔹 İngiltere’nin üye olmaması halinde İngiliz savunma şirketleri DSRB destekli ekipman ihalelerine katılamayacak. 🔹 Make UK Defence Başkanı Andrew Kinniburgh, üye olmayan ülkelerin tedarikçi olarak değerlendirmeye alınmayacağını söyledi. 🔹 Durum, İngiltere’nin AB’nin 150 milyar euroluk SAFE savunma fonuna tam erişim sağlayamamasına benzetiliyor. Savunma finansmanı 🔹 İngiliz hükümeti, Savunma Bakanlığı’nın ekipman planında bulunduğu belirtilen 28 milyar sterlinlik finansman açığını kapatmaya çalışıyor. 🔹 Maliye Bakanlığı'nın ek 12 milyar sterlin sağlamaya hazır olduğu, Savunma Bakanı John Healey’in ise en az 18 milyar sterlin talep ettiği bildirildi. 🔹 Make UK Defence, hükümete DSRB’ye katılarak ek finansman kaynaklarına erişim sağlama çağrısında bulundu. 🔹 DSRB üyeliğinin İngiliz şirketlerine milyarlarca sterlinlik yeni sözleşme fırsatı yaratabileceği belirtiliyor. Alternatif planlar 🔹 İngiliz Hazine yetkililerinin Finlandiya ve Hollanda ile farklı bir finansman mekanizması üzerinde çalıştığı ifade ediliyor. 🔹 Savunma Bakanlığı içinde halka satılabilecek “savaş tahvilleri” çıkarılması fikri de değerlendiriliyor. 🔹 Hükümet kaynakları, Rachel Reeves’in mali kurallarının değişmeyeceğini ve şu anda savaş tahvili çıkarma planı bulunmadığını söyledi. Özel sektör desteği 🔹 JPMorgan, Avrupa savunma sektörünü desteklemek amacıyla 1,5 trilyon dolarlık “güvenlik ve dayanıklılık girişimi” başlattı. 🔹 Program kapsamında Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya ve Polonya’daki savunma ve havacılık şirketlerine finansman ve danışmanlık desteği sağlanacak. 🔹 JPMorgan CEO’su Jamie Dimon, Avrupa’nın savunma kapasitesini artırmak için zamanın sınırlı olduğunu ve geniş çaplı iş birliğine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Reuters
Nvidia CEO’su Güney Kore’de robotik sektörünü bir sonraki büyük alan olarak görüyor
🔹 Nvidia CEO’su Jensen Huang, robotik sektörünün Güney Kore’deki bir sonraki büyük büyüme alanı olacağını söyledi. 🔹 Huang, Tayvan’dan Güney Kore’ye gelişinin ardından Gimpo Havalimanı’nda gazetecilere açıklamalarda bulundu. Güney Kore temasları 🔹 Huang, ziyareti sırasında Hyundai, LG, SK, Samsung ve Naver yöneticileriyle görüşeceğini açıkladı. 🔹 Güney Kore’ye “çok iş getirdiğini” söyleyen Huang, ziyaret kapsamında bazı sürprizleri olduğunu da belirtti. Robotik ve yapay zekâ işbirliği 🔹 Nvidia, Güney Koreli üretim şirketleriyle robotik ve yapay zekâ alanlarında ortaklık kuracak. 🔹 Huang, Güney Kore’nin dünyanın önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu ve Nvidia’nın geliştirdiği robotik ile fiziksel yapay zekâ teknolojilerinin sanayide uygulanabileceğini söyledi. 🔹 Yarı iletken üretiminin gelecekte giderek daha fazla robotik ve yapay zekâ destekli hale geleceğini ifade etti. 🔹 Nvidia’nın Güney Kore’deki yarı iletken şirketleriyle bu alanda önemli işbirliği fırsatları gördüğünü söyledi.
Reuters
Şi Cinping, Çin-Kuzey Kore ilişkilerini derinleştirmek için Kuzey Kore'yi ziyaret edecek
🔹 Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 8-9 Haziran tarihlerinde Kuzey Kore'yi ziyaret edecek. 🔹 Ziyaret, Şi'nin yaklaşık yedi yıl sonra Kuzey Kore'ye gerçekleştireceği ilk ziyaret olacak. 🔹 Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un daveti üzerine yapılacak ziyaret, Şi'nin bu yılki ilk yurt dışı seyahati olacak. Çin-Kuzey Kore ilişkileri 🔹 Pekin, Covid-19 salgını sonrası zayıflayan ilişkileri yeniden güçlendirmeye çalışıyor. 🔹 Kuzey Kore, Rusya'nın Ukrayna savaşına destek amacıyla asker ve silah göndermesinin ardından Moskova ile ilişkilerini önemli ölçüde geliştirdi. 🔹 Çin, Kuzey Kore üzerindeki geleneksel nüfuzunu yeniden pekiştirmeyi hedefliyor. 🔹 Uzmanlar, ziyaretin Rusya’ya Çin’in Kuzey Kore konusunda hâlâ başlıca aktör olduğu mesajını verdiğini belirtiyor. Bölgesel diplomasi 🔹 Şi, geçen ay Pekin'de ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ayrı ayrı zirveler düzenledi. 🔹 Trump, ilk başkanlık döneminde Kim Jong Un ile üç kez görüşmüş ve yeniden görüşmeye açık olduğunu söylemişti. 🔹 Mart ayında Pekin ile Pyongyang arasındaki yolcu tren seferleri altı yıllık aranın ardından yeniden başladı. 🔹 Air China da iki başkent arasındaki uçuşlarını yeniden başlattı. Kore Yarımadası 🔹 Şi, Ekim 2025'te Güney Kore'yi ziyaret etmiş ve burada Trump ile de görüşmüştü. 🔹 Uzmanlar, Şi'nin bir yıl içinde hem Güney Kore'yi hem de Kuzey Kore'yi ziyaret etmesinin Çin'in Kore Yarımadası'nda denge politikası izlediğini gösterdiğini belirtiyor. 🔹 Şi, Çin lideri olduktan sonra Kuzey Kore'yi yalnızca bir kez, Güney Kore'yi ise iki kez ziyaret etti. Nükleer program 🔹 Kuzey Kore devlet medyası bu hafta Kim Jong Un'un yeni faaliyete geçen bir nükleer madde üretim tesisini ziyaret ettiğini duyurdu. 🔹 Kim, ülkenin nükleer cephaneliğinin “katlanarak” büyütülmesi çağrısında bulundu. 🔹 Uzmanlar, Kim'in nükleer tesis ziyaretini Şi Cinping'in yaklaşan ziyaretiyle bağlantılı görüyor. 🔹 Kim, Eylül 2025'te Pekin'e gitmeden önce yeni Hwasong-20 kıtalararası balistik füzesinin planlarını incelemişti.
Reuters
Japonya yapay zekâ yarışında geri kalırsa “yapay zekâ kolonisi” olabilir
🔹 Japonya Dijital Dönüşüm Bakanı Hisashi Matsumoto, ülkenin yapay zekâ geliştirme yarışında geri kalması halinde yeni bir sömürgecilik türüyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. 🔹 Matsumoto, Japonya’nın yapay zekâ geliştirmede geri kalması durumunda bir “yapay zekâ kolonisine” dönüşebileceğini söyledi. Veri yasası değişikliği 🔹 Matsumoto, yapay zekâ geliştiricilerinin tıbbi kayıtlar ve sabıka kayıtları gibi verileri bireylerin izni olmadan model eğitiminde kullanabilmesine olanak sağlayacak yasa değişikliğini savundu. 🔹 Bakan, yapay zekâ teknolojisinin çok hızlı ilerlediğini ve Japonya’nın geride kalmayı göze alamayacağını söyledi. 🔹 Muhalefet partilerinin bir bölümü veri sızıntısı riskleri nedeniyle tasarıya karşı çıkıyor. 🔹 Tasarı geçen hafta parlamentonun alt kanadında kabul edildi ve şu anda üst kanatta görüşülüyor. Japonya'nın yapay zekâ stratejisi 🔹 Japon hükümeti, küresel teknoloji rekabetinin hızlanmasıyla birlikte yerli yapay zekâ geliştirmelerini desteklemek için teşviklerini artırdı. 🔹 Destekler arasında sübvansiyonlar, kamu alımları ve yasal düzenlemeler yer alıyor. 🔹 Japonya, ABD ile güvenlik işbirliği kapsamında Microsoft ve OpenAI gibi şirketlerden yatırım ve teknoloji erişimi sağlamaya çalışıyor. 🔹 Aynı zamanda SoftBank, Sakura Internet ve yerli çip üreticilerine destek vererek kendi yapay zekâ modellerini ve hesaplama altyapısını geliştirmeyi hedefliyor. Küresel rekabet 🔹 Japonya’nın yapay zekâ alanındaki hamleleri, ülkelerin yabancı teknolojiye bağımlı hale gelme endişesinin bir parçası olarak görülüyor. 🔹 Avrupa Birliği de bu hafta yerli bulut bilişim, yapay zekâ ve yarı iletken sektörlerini güçlendirmeyi amaçlayan yeni bir teknoloji egemenliği paketini açıkladı. 🔹 Küresel yapay zekâ yarışında ABD ve Çin lider konumda bulunurken Japonya teknoloji bağımsızlığını korumaya yönelik adımlarını hızlandırıyor.
Reuters
SpaceX, hisse başına 135 dolarlık halka arz fiyatını değiştirmeyeceğini bankalara bildirdi
🔹 SpaceX, 75 milyar dolarlık halka arzında hisse başına 135 dolarlık fiyatı korumayı planladığını bankalara iletti. 🔹 Şirket, bu fiyatı çarşamba günü güncellenen halka arz başvurusunda açıklamıştı. 🔹 Kaynaklar, kararın halka arz gerçekleşene kadar değişebileceğini ancak şirketin mevcut fiyat konusunda kararlı göründüğünü belirtti. Halka arz süreci 🔹 SpaceX perşembe günü yatırımcılarla halka arz tanıtım görüşmelerine başladı. 🔹 Normalde şirketler ve yatırım bankaları yatırımcı geri bildirimlerini topladıktan sonra nihai fiyatı işlem başlangıcından bir gün önce belirliyor. 🔹 SpaceX’in mevcut yaklaşımı, geleneksel Wall Street halka arz sürecinden farklı bir yöntem olarak değerlendiriliyor. Yatırımcı talebi 🔹 Halka arz sürecine yakın üç kaynak yatırımcı talebini “doyumsuz” olarak nitelendirdi. 🔹 Halka arz üzerinde çalışan analistler günde yaklaşık 20 yatırımcı görüşmesi yürütüyor. 🔹 Yoğun talep gören halka arzlarda bu sayı genellikle günlük 10 ila 15 görüşme seviyesinde oluyor. İşlem başlangıcı 🔹 SpaceX hisselerinin 12 Haziran Cuma günü işlem görmeye başlaması bekleniyor. 🔹 Halka arz, 75 milyar dolarlık büyüklüğüyle tarihin en büyük halka arzı olma özelliğini taşıyor. 🔹 Şirketin halka arz süreci, Elon Musk’ın Wall Street’in geleneksel fiyatlama uygulamalarından saparak kendi tercihleri doğrultusunda hareket ettiğini gösteren son örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.
Politico
ABD yaptırımları yürürlüğe girerken Avrupalı şirketler Küba’dan çekiliyor
🔹 ABD’nin cuma günü yürürlüğe giren yeni yaptırımları, Küba’daki devlet bağlantılı kuruluşlarla iş yapan yabancı şirketleri hedef alıyor. 🔹 Yaptırımlar nedeniyle AB merkezli şirketler varlıklarının dondurulması ve ABD finans sistemine erişimlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı. 🔹 Avrupa Birliği, Küba’nın en büyük ticaret ortağı ve en önemli yabancı yatırım kaynaklarından biri konumunda bulunuyor. Turizm sektöründeki çıkışlar 🔹 İspanyol otel grupları Meliá ve Iberostar son haftalarda Küba’daki çok sayıda tesisin işletmesini ve markasını geri çekti. 🔹 Meliá kararın gerekçesi olarak değişen jeopolitik, sosyal, hukuki ve ekonomik koşulları gösterdi. 🔹 Yeni yaptırımlar özellikle Küba ordusunun kontrolündeki GAESA holdingiyle çalışan şirketleri hedef alıyor. 🔹 Küba’daki otellerin yarısından fazlası GAESA’nın turizm iştiraki Gaviota’ya ait bulunuyor. Denizcilik ve ticaret 🔹 Fransız denizcilik şirketi CMA CGM ile Alman Hapag-Lloyd geçen ay Küba’ya yönelik faaliyetlerini süresiz olarak durdurdu. 🔹 İki şirket birlikte Küba’nın deniz taşımacılığı hacminin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturuyordu. 🔹 Şirketler kararlarında ABD yaptırımı riskini gerekçe gösterdi. 🔹 Alman Ticaret ve Yatırım Teşvik Delegasyonu’nun Küba temsilcisi Daniel Bernbeck, özellikle orta ölçekli Avrupalı şirketlerin ciddi risk altında olduğunu söyledi. Küba ekonomisine etkiler 🔹 Araştırmacı Susanne Gratius, yeni koşullarda Küba’da iş yapmanın risklerinin getirilerden daha ağır bastığını söyledi. 🔹 Küba ekonomisi halihazırda ciddi mali kriz, enerji sıkıntıları ve elektrik kesintileriyle mücadele ediyor. 🔹 Yıllık turist sayısı 2018’deki 4,7 milyondan geçen yıl 1,9 milyona geriledi. 🔹 Nisan 2026’da ülkeye gelen turist sayısı yalnızca 30 bin 551 olarak kaydedildi. GAESA'nın rolü 🔹 ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, GAESA’nın Küba turizm sektörünün büyük bölümünü kontrol ettiğini söyledi. 🔹 GAESA; bankacılık, akaryakıt istasyonları, süpermarketler ve turizm sektöründe faaliyet gösteriyor. 🔹 Kuruluşun Küba ekonomisinin yaklaşık yüzde 40’ını kontrol ettiği tahmin ediliyor. Avrupa'nın tepkisi 🔹 İspanya Ekonomi Bakanı Carlos Cuerpo hükümetin durumu yakından takip ettiğini açıkladı. 🔹 Fransa ve Almanya da gelişmeleri izlediklerini belirtmekle yetindi. 🔹 Uzmanlar Avrupa başkentlerinin Washington ile Küba konusunda doğrudan bir çatışmaya girmek istemediğini değerlendiriyor. 🔹 Avrupa Komisyonu, ABD ile Küba arasında “yapıcı diyalog” çağrısı yaptı. 🔹 İspanyol Avrupa Parlamentosu üyesi Leire Pajín, Avrupa Birliği’nin Küba’daki Avrupalı şirketleri koruması gerektiğini söyledi. 🔹 Fransız Avrupa Parlamentosu üyesi Leïla Chaibi, Brüksel’in tepkisinin yetersiz olduğunu savundu. 🔹 Uzmanlara göre yaptırımlar, ekonomik kriz içindeki Küba’nın uluslararası izolasyonunu daha da derinleştirebilir.
Al-Monitor
Türkiye, NATO zirvesinde ABD’den F-35 alımı konusunda ilerleme sağlamayı hedefliyor
🔹 Türkiye, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesini ABD yaptırımları ve F-35 programına dönüş konusunda ilerleme sağlamak için fırsat olarak görüyor. 🔹 ABD, Türkiye’nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerini satın almasının ardından 2020’de CAATSA yaptırımları uyguladı ve Ankara’yı F-35 programından çıkardı. 🔹 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NATO zirvesi hazırlıklarını Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile görüştü. ABD’nin NATO Büyükelçisi Matthew Whitaker da Fidan ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile temaslarda bulundu. S-400 ve yaptırımlar 🔹 ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, S-400 meselesinin “yakında çözülebileceğini” söyledi. 🔹 ABD yasalarına göre Türkiye’nin F-35 programına dönebilmesi için S-400 sistemlerini artık işletmemesi ve elinde bulundurmaması gerekiyor. 🔹 S-400 sistemleri 2020’deki test atışlarının ardından aktif kullanılmadı ve gizli bir konumda depoda tutuluyor. 🔹 Değerlendirilen seçeneklerden biri, S-400’lerin Türkiye’nin Katar, Somali veya Kuzey Kıbrıs’taki askeri tesislerinden birine taşınması olarak öne çıkıyor. F-35 ihtiyacı 🔹 Türkiye, yaşlanan F-16 filosu nedeniyle hava gücünü modernize etmeyi öncelikli görüyor. 🔹 Ankara, F-35 programına yeniden katılmak ve ayrıca 40 adet F-16 Block 70 savaş uçağı satın almak istiyor. 🔹 ABD 2024’te F-16 satışını onayladı ancak yaklaşık 23 milyar dolar olarak hesaplanan maliyet konusunda görüşmeler ilerlemedi. 🔹 Türkiye, F-35 programından çıkarılmadan önce programa yaklaşık 1,4 milyar dolar katkı yaptı ve Türkiye için üretilen altı uçak teslim edilmedi. NATO boyutu 🔹 ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’daki NATO zirvesine katılması bekleniyor. Bu ziyaret, bir ABD başkanının Türkiye’ye 2015’ten bu yana yapacağı ilk ziyaret olacak. 🔹 Uzmanlar, ABD Kongresi seçimleri öncesindeki dönemin yaptırımların kaldırılması konusunda Washington ve Ankara için önemli bir fırsat penceresi oluşturduğunu belirtiyor. 🔹 Washington Institute uzmanı Soner Çağaptay, NATO zirvesi döneminde S-400 meselesinde bir ilerleme ihtimali gördüğünü söyledi. 🔹 NATO zirvesinde Türkiye, hâlihazırda F-35 kullanan veya teslimat bekleyen çok sayıda NATO müttefikiyle aynı masada yer alacak.