
Middle East Eye’ın haberine göre Türkiye, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırılarına doğrudan tepki göstermedi. Bunun yerine Ankara, bölgedeki istikrarı önceleyen ve müzakereyi savunan daha temkinli bir tutum aldı.
Arabuluculuk hedefi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve Trump’la telefon görüşmeleri yaparak İstanbul’un ABD-İran müzakerelerine ev sahipliği yapmasını önerdi. Erdoğan, ABD’nin İran’a yönelik daha yoğun saldırılarda bulunmaması için Trump’la doğrudan temas kurdu.
Türkiye, ABD’nin saldırılarını “bölgesel güvenliği tehdit eden bir gelişme” olarak nitelese de, İran’a nükleer programı nedeniyle doğrudan destek vermiyor. Bu tutum, Türkiye’nin hem Trump’la olan yakın ilişkisini sürdürme hem de diplomatik rol üstlenme hedefini yansıtıyor.
Sert eleştiri yerine stratejik denge
Erdoğan bir gün önce İsrail’in İran’a saldırılarını “eşkıyalık” olarak tanımlarken, ABD’ye karşı ölçülü bir açıklama yapılması dikkat çekti. Bu denge politikası, Türkiye’nin tarafsızlık görünümünü koruyarak arabulucu konumunu güçlendirme amacını gösteriyor.
Görüşme girişimi başarısız oldu
Axios ve Türk yetkililere göre, Erdoğan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve Özel Temsilci Steve Witkoff’u İstanbul’a getirmeyi başardı. Ancak İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi liderliğindeki heyetle yapılması planlanan görüşme, İran lideri Ali Hamaney’in onayı alınamadığı için gerçekleşmedi.
Stratejik riskler
SETAvaka’dan Murat Yeşiltaş’a göre, Türkiye’nin tavrı yalnızca dış politika stratejisi değil; aynı zamanda kendi toprak güvenliği, enerji arzı, ekonomik hedefler ve demografik istikrar gibi doğrudan ulusal çıkarlar doğrultusunda şekilleniyor.
Türkiye diplomasiye kapı aralıyor
Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “İran’ın nükleer programına ilişkin çatışmanın tek çözümü müzakerelerdir. Türkiye, yapıcı katkılar sunmaya ve sorumluluk almaya hazırdır.”



