
Ağır dış baskı, azalan halk desteği ve tükenen kaynaklar, Hamas’ı Trump’ın Gazze barış planını kabul etmeye zorladı.
Wall Street Journal’ın Şarm El Şeyh’ten geçtiği habere göre, Hamas lideri Halil el-Hayye’nin barış planını ilk gördüğündeki tepkisi kesindi: “Hayır.” Ancak bu kararlılık uzun sürmedi.
Beklenenden Farklı Bir Plan
Trump yönetiminin “Gazze’de barış planı”, Hamas’ın silahsızlanmasını şart koşuyor, buna karşın İsrail’in savaşı tamamen sona erdirme taahhütlerini belirsiz bırakıyordu.
Plan, İsrail tarafından defalarca revize edildikten sonra Katar Başbakanı ve Mısır İstihbarat Şefi aracılığıyla Hamas’a sunuldu.
Hamas liderleri, özellikle El-Hayye, bu taslağın kendilerine vaat edilenden çok farklı olduğunu söyleyerek, rehineleri ancak savaşın kalıcı şekilde sona ereceği garanti edilirse serbest bırakacaklarını belirtti.
Baskı Üçgeni: Katar, Mısır ve Türkiye
Gazeteye konuşan diplomatik kaynaklara göre, Hamas’ın kararı “koordineli bir baskı üçgeni” sonucunda değişti.
- Katar, Hamas’ın siyasi liderlerine açıkça “ülkede kalmaya devam edebilmeleri için anlaşmayı kabul etmeleri gerektiğini” bildirdi.
- Mısır, sınır geçişlerini kapatma tehdidinde bulundu.
- Türkiye ise, Hamas’la olan ilişkilerini “gözden geçireceğini” ima etti.
Bu üç ülke aynı zamanda Trump yönetimiyle koordineli hareket ederek, Washington’un desteklediği ateşkes anlaşmasının önünü açtı.
İç Baskı: Gazze’de Halkın Sabırsızlığı
Hamas, sadece dış baskıyla değil, kendi tabanı içinden de artan öfkeyle karşı karşıya kaldı.
Gazze’nin büyük bölümlerinde iki yıl süren savaşın ardından halk, açlık, yıkım ve enerji krizleri nedeniyle örgüte tepki göstermeye başladı.
Haberde, Hamas’ın iç güvenlik güçlerinin son haftalarda protestoları bastırmakta zorlandığı, bazı bölgelerde “isyancı grupların” ortaya çıktığı belirtildi.
ABD’nin Rolü
ABD ve Arap arabulucularının ortak baskısı, Hamas’ı teslimiyet noktasına getirdi.
Washington’un planı, “önce rehinelerin serbest bırakılması, ardından İsrail’in kademeli çekilmesi” formülüne dayanıyor.
Yetkililer, Trump yönetiminin bu süreci Katar ve Mısır üzerinden titizlikle koordine ettiğini, Hamas’ın “diplomatik izolasyonla yüz yüze kaldığını” söyledi.
Hamas’ın Kaygıları
Hamas içindeki bazı gruplar, planın uygulanmasının ardından örgütün siyasi varlığının sona ereceğinden endişe ediyor.
El-Hayye ve diğer yöneticiler, anlaşmayı “zorunlu ama aşağılayıcı bir adım” olarak tanımlıyor.
Örgüt içindeki bazı sertlik yanlısı isimler, “Hamas’ın gelecekte sadece siyasi bir partiye dönüşeceği” görüşünü açıkça dile getirmeye başladı.
Sonuç
Wall Street Journal’ın analizine göre, Hamas’ın kabul ettiği barış planı, örgütün uzun süredir sürdürdüğü direniş çizgisinde tarihi bir kırılma anlamına geliyor.
Katar, Mısır ve Türkiye’nin baskısı; Washington’un diplomatik manevralarıyla birleşerek, örgütü istemediği bir uzlaşmaya sürükledi.
Ancak uzmanlar, anlaşmanın kalıcı barış getireceğinin garanti olmadığını, zira Hamas’ın “zorla kabul ettirilen bir düzeni” uzun vadede sürdüremeyebileceğini vurguluyor.



