
Reuters’a göre, Türkiye’de ana muhalefet partisi CHP’nin lideri Özgür Özel’in siyasi geleceği, pazartesi günü Ankara’da görülecek kritik bir dava ile belirlenecek. Mahkemenin, 2023 yılında yapılan CHP kongresini usulsüzlük gerekçesiyle iptal etmesi halinde Özel, genel başkanlık koltuğunu kaybedecek.
Bu olası gelişme, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 22 yıllık iktidarı boyunca devlet kurumlarının bağımsızlığını yitirdiği yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Eleştirmenler, böyle bir kararın Türkiye’de çok partili sistemin fiilen çökmesi anlamına geleceğini savunuyor.
Bir yıllık baskı süreci
CHP’ye yönelik yaklaşık bir yıldır devam eden yargı sürecinde yüzlerce üye gözaltına alındı. Mart 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması, hem muhalefeti hem de piyasaları derinden sarstı. Son olarak İstanbul il başkanı Özgür Çelik, “kongre usulsüzlüğü” gerekçesiyle görevden alınmış, parti binası polis kuşatması altına girmişti.
Bu süreçte parti kadroları zayıflarken, CHP lideri Özgür Özel Erdoğan’ın en güçlü rakibi haline geldi. Yıl boyunca düzenlediği çok sayıda mitingle öne çıkan Özel, iktidarın karşısında ana muhalefetin en güçlü sesi oldu.
Olası senaryolar
Ankara’daki mahkeme, Özel’in genel başkanlığını düşürürse çeşitli seçenekler gündeme gelecek: Parti yönetimine kayyum atanması, eski lider Kemal Kılıçdaroğlu’nun geri getirilmesi ya da kararın ertelenmesi. Ancak Kılıçdaroğlu’nun uzun süren sessizliği ve Erdoğan’a yakınlaştığı iddiaları parti tabanında güven erozyonuna yol açmış durumda.
CHP ise tüm suçlamaları reddediyor ve davaların siyasi amaçlı olduğunu belirtiyor. Anayasa’ya göre parti kongrelerini yalnızca Yüksek Seçim Kurulu denetleyebilir. YSK, Özel’in liderliğini daha önce onaylamıştı.
Siyasi sonuçlar
Özgür Özel, “Mahkeme kararıyla görevimizi teslim etmeyiz” diyerek gerekirse milyonlarca vatandaşı sokağa çağırabileceğini açıkladı. Ayrıca, 21 Eylül’de yapılacak olağanüstü kongrede yeniden seçilmesi bekleniyor.
Siyasi gözlemciler, olası görevden almanın muhalefeti bölerek Erdoğan’ın iktidarını güçlendirebileceğini belirtiyor. Ancak 2024 yerel seçimlerinde AKP’nin tarihinin en ağır yenilgisini alması, seçmen iradesinin demokrasinin hâlâ güçlü bir dayanağı olduğunu da gösteriyor.



