
Mısır, Libya’nın doğusundaki Tobruk merkezli parlamentosunun Türkiye ile yaptığı deniz yetki alanı anlaşmasını onaylamaması için Amerika Birleşik Devletleri’nden devreye girmesini talep etti. Middle East Eye’a konuşan bölgesel yetkililer, Kahire’nin, olası bir onayın Doğu Akdeniz’de yeni bir diplomatik krize yol açmasından endişe ettiğini belirtti.
2019 yılında Trablus merkezli ve Türkiye’nin desteklediği Libya hükümeti tarafından imzalanan anlaşma, Libya’nın doğusunu fiilen yöneten General Halife Haftar’ın kontrolündeki parlamento tarafından hâlâ resmen onaylanmadı. Ancak son haftalarda yapılan haberler, bu onayın yakın olduğunu gösteriyor.
Mısırlı yetkililere göre, Dışişleri Bakanı Badr Abdelatty, geçen ay ABD’nin Afrika danışmanı Massad Boulos ile yaptığı telefon görüşmesinde konuyu gündeme getirdi. Boulos’un Haftar’la doğrudan temasa geçeceği ifade edildi.
Türkiye’nin anlaşmayla Doğu Akdeniz’de geniş bir Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) talebinde bulunması, Yunanistan ve Mısır’ın kendi çıkarlarını tehdit ettiği gerekçesiyle tepki çekiyor. Atina ve Kahire, 2020 yılında kendi deniz sınırlarını belirleyen bir anlaşma imzalamıştı.
Son haftalarda, Türkiye ile doğrudan temasa geçen Haftar cephesi, bu dengeyi değiştirebilecek adımlar atıyor. Haftar’ın oğlu Saddam Haftar, bu yıl hem Katar’ı hem de Ankara’yı ziyaret etti. Türk Savunma Bakanlığı ise Haziran ayında Libya Ulusal Ordusu’ndan üç ayrı heyeti ağırladı.
Aynı zamanda, Libya Ulusal Petrol Şirketi (NOC) Haziran ayında Türkiye’nin TPAO şirketiyle 4 deniz bloğunda jeolojik ve jeofiziksel petrol arama çalışmaları yapmak üzere anlaşma imzaladı. Mısır, bu blokların kendi deniz yetki alanına girdiğini savunuyor.
Saddam Haftar’ın Sudan sınırında yaptığı iddia edilen saldırılar ve BAE destekli RSF güçlerine destek vermesi, Türkiye-Mısır ilişkilerinde yeni gerilimler yaratabilir. Mısır ve Türkiye, Sudan’da farklı kampları desteklemelerine rağmen, Sudan ordusunun yanında yer alıyor.
Libya’daki bu gelişmelerin bölgesel dengeleri nasıl etkileyeceği, önümüzdeki haftalarda Haftar’ın anlaşmayı destekleyip desteklemeyeceğine bağlı olarak şekillenecek.



