
ABD Başkanı Donald Trump’ın “anlaşma ihtimali hâlâ var” diyerek karşı çıktığı saldırı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun kararıyla hayata geçirildi. İsrail, yalnızca İran’ın nükleer tesislerini değil, aynı zamanda balistik füze üslerini, bilim insanlarını ve üst düzey askerî liderleri hedef aldı.
Saldırı, ABD ve müttefiklerinin aylarca endişe ettiği bir gelişmeydi. Trump, saldırıdan sadece saatler önce yaptığı açıklamada, diplomasiden hâlâ umutlu olduğunu söylemişti. Ancak Netanyahu’nun kararı, bu süreci sekteye uğrattı.
ABD resmen saldırıya dahil değil
Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsrail’in saldırıyı kendi güvenliği için gerçekleştirdiğini ve ABD’nin operasyona doğrudan katılmadığını açıkladı. Ancak Fox News’e göre, Trump saldırı planlarından önceden haberdardı ve Netanyahu ile son günlerde sık sık temas kurdu.
Trump, “İran nükleer bomba sahibi olamaz. Müzakere masasına dönmeyi umuyoruz,” dedi.
İran’dan sert karşılık tehdidi
İran, saldırıya sert bir yanıt verileceğini açıkladı. ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Jim Risch, İran’ın Amerikan hedeflerine saldırması durumunda askerî karşılık verileceğini belirtti.
Bölgede yeni savaş mı başlıyor?
Cato Enstitüsü uzmanı Justin Logan’a göre Netanyahu, Trump’a bir “oldu bitti” sunarak ABD’nin diplomatik çizgisini geri plana itti. Trump’ın bölgeye dair barışçı yaklaşımı ciddi bir sınavla karşı karşıya.
Öte yandan, saldırının ardından Asya piyasalarında petrol fiyatları yükseldi. Bu durum, enflasyonun yeniden tırmanabileceği endişelerine yol açtı.
ABD-İsrail ilişkileri yeniden masada
Washington’daki Atlantic Council’dan Matt Kroenig, İsrail’in böyle büyük bir operasyonu ABD’nin en azından “zımni onayı” olmadan yapmasının zor olduğunu ifade etti.
İsrail’in İran’a yönelik bu saldırısı, hem bölgedeki dengeyi hem de ABD’nin dış politika rotasını derinden etkileyebilir.



