
Duolingo CEO’su Luis von Ahn, şirketin “AI-first” (öncelik yapay zekâ) stratejisini duyurmasının ardından kullanıcıların yoğun tepkisiyle karşılaştı. Şirketin tüm çalışanlarını yapay zekâ ile değiştirdiği yönündeki yanlış algı, sosyal medyada sert eleştirilere yol açtı. Von Ahn, bu tepkilerin “iş kaybı korkusundan kaynaklandığını” belirterek iletişimde daha açık olmaları gerektiğini kabul etti.
Duolingo’nun yapay zekâ odaklı dönüşüm stratejisi, tekrar eden işlerin otomasyona devredilmesini ve çalışanların daha yaratıcı ya da stratejik görevlere odaklanmasını amaçlıyor. Von Ahn, kendi görevlerinin bir kısmını bile yapay zekâya devrettiğini, örneğin Excel hesaplamalarını artık AI ile yaptığını söylüyor.
İç Süreçlerde Dönüşüm
Şirket içinde mühendislerden tasarımcılara kadar birçok çalışanın görev tanımı değişiyor. Mühendisler artık kod yazarken AI desteği alıyor; tasarımcılar ise detay yerine genel yönetime odaklanıyor. Şirket, bu dönüşüm karşılığında çalışanlardan zamanlarının %10’unu öğrenmeye ayırmalarını bekliyor.
Yapay zekâ sayesinde şirketin sadece 40 dil öğretebildiği sınırlamanın da aşılması hedefleniyor. Von Ahn, bu teknolojik ilerlemelerin yeni dillerin daha hızlı eklenmesini sağlayacağını söylüyor.
Sosyal ve Etik Endişeler
Yapay zekâya dair toplumsal endişelerin büyüdüğünü belirten CEO, Duolingo’nun sadece tekrar eden işleri yapan küçük bir sözleşmeli çalışan grubuyla yollarını ayıracağını vurguladı. Bir kısmına alternatif işler teklif edilecek.
Von Ahn, ayrıca yapay zekânın etik boyutuna da dikkat çekiyor. Şirket, kullandığı modelleri sadece kendi çizimleriyle eğitiyor. Bu şekilde telif hakkı ihlalleri önlenmeye çalışılıyor. Dil çevirisi konusunda ise daha az endişe duyuluyor çünkü çeviriler genellikle ortak ve genel cümlelerden oluşuyor.
Finansal Başarı ve Yeni Ürünler
Duolingo, 2025’in ilk çeyreğinde 10,3 milyon ücretli kullanıcıya ulaşarak gelirlerini %38 artırdı. Şirket sadece dil eğitimiyle sınırlı kalmayarak müzik, matematik ve satranç gibi alanlara da açıldı. Von Ahn, Duolingo’nun asıl rakiplerinin başka eğitim uygulamaları değil, TikTok ve Instagram gibi eğlence platformları olduğunu söylüyor.
Von Ahn, gelen eleştirilerin ardından LinkedIn üzerinden bir özür mesajı yayınladı. “Yapay zekâ belirsizlik yaratıyor, ancak bunu korkuyla değil, merakla karşılamalıyız,” ifadelerini kullandı.



