Müslümanlar artan korku ve dışlanmayı gerekçe göstererek Hindistan’dan kitlesel şekilde göç ediyor. Pew Araştırma Merkezi’ne göre Hindistan, Suriye’den sonra dünyadaki en büyük Müslüman göçmen kaynağı haline geldi.
2020 yılında Yeni Delhi’den Kanada’ya taşınan Taufeeq Ahmed, daha iyi bir kariyer ya da eğitim için değil, artan güvensizlik ve korkudan kaçmak için ülkesini terk ettiğini söylüyor. Özellikle 2019’da çıkarılan ve yalnızca gayrimüslim göçmenlere vatandaşlık yolunu açan Vatandaşlık Değişikliği Yasası (CAA), Ahmed gibi birçok Müslüman için dönüm noktası oldu.

Ahmed, Jamia Millia Islamia Üniversitesi çevresindeki protestolara yönelik polis şiddetine tanık olduktan sonra Hindistan’da güvende hissetmediğini belirtiyor. “Bu olay, benim için her şeyi değiştirdi,” diyen Ahmed, şu anda eşiyle birlikte yaşadığı Toronto’da dinî kimliğinin saygı gördüğünü söylüyor.
Toplumsal ve Psikolojik Sebepler
Hindistan’dan göç eden Müslümanlar yalnızca ekonomik nedenlerle değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik güvensizlik nedeniyle de ülkeyi terk ediyor. Delhi merkezli bir araştırma görevlisi olan Kamran Ahmed, “Artık Müslüman bir akademisyen olarak düşüncelerimi bile rahatça ifade edemiyorum,” diyerek yurt dışına yerleşme kararını zor ama gerekli bir adım olarak nitelendiriyor.
Bir diğer göç eden isim olan Lucknowlu iş insanı Karim Sadiq ise, polis baskısından sonra ailesiyle birlikte Dubai’ye taşınmaya hazırlanıyor.
Rakamlar Ne Diyor?
Pew Araştırma Merkezi’ne göre yaklaşık 6 milyon Hindistan doğumlu Müslüman yurt dışında yaşıyor. Hindistan nüfusunun yüzde 15’ini oluşturan Müslümanlar, Hindistan’dan göç edenlerin yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Bu oran, diğer dinî gruplara göre çok daha yüksek.
Telangana merkezli Yaseen Travels şirketinin sahibi Khwaja Mohammad, gelen göç danışmanlık taleplerinin yüzde 30’unun Müslümanlardan geldiğini söylüyor. Özellikle BAE ve Türkiye gibi ülkelerde gayrimenkul yatırımlarında artış olduğu belirtiliyor.
Nedenler Derinleşiyor
Başbakan Narendra Modi’nin liderliğindeki BJP iktidarında artan Hindu milliyetçiliği, Müslümanlara yönelik nefret söylemleri ve ayrımcı yasalar, göçü tetikleyen faktörlerin başında geliyor.
Sık sık gündeme gelen cami tartışmaları, Waqf mülklerine yönelik yasal düzenlemeler, kamu alanlarında ibadet engelleri gibi uygulamalar Müslüman kimliğini hedef alıyor. ABD Uluslararası Dinî Özgürlükler Komisyonu’nun 2025 raporunda Hindistan “Özel Endişe Duyulan Ülke” kategorisine alındı.
Geri Dönüş Umudu?
Tüm bu koşullara rağmen, bazıları bir gün geri dönmeyi umuyor. Kanada’ya yerleşen Ahmed, ailesine bakmak ve onlarla vakit geçirmek için Hindistan’a dönmeyi planladığını ama BJP’nin iktidarda olduğu Uttar Pradesh yerine daha güvenli gördüğü Haydarabad gibi şehirleri tercih edeceğini belirtiyor.
Delhi Üniversitesi’nden Profesör Apoorvanand Jah, “Hindistan’da gençler gelecek göremiyor,” diyerek artan umutsuzluğa dikkat çekiyor.
Dr. Nizamuddin Ahmad Siddiqui ise bu ayrışmanın ancak kurumsal reform ve toplumsal yüzleşme ile aşılabileceğini savunuyor: “Güven kırıldı. Şimdi bu güvenin yeniden inşa edilmesi gerekiyor.”
Hindistan küresel güç olma iddiasını sürdürürken, Müslümanların sessiz ama artan göçü, ülkenin demokratik yapısının ve toplumsal dokusunun geleceğine dair ciddi sorular doğuruyor.



