
Financial Times’ın haberine göre, ABD, Suriye’deki askerî varlığını önemli ölçüde azalttı. ABD’nin Suriye özel temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Thomas Barrack, Türk televizyon kanalı NTV’ye yaptığı açıklamada, ABD’nin Suriye’deki üs sayısını 8’den 3’e indirdiğini ve yakında sadece bir üs kalacağını söyledi.
Barrack, bu kararın hem bölgedeki güvenlik mimarisindeki değişimi hem de Şam ile ilişkilerdeki normalleşmeyi yansıttığını ifade etti. Aralık ayında Suriye’de Beşar Esad’ın devrilmesiyle başlayan yeni dönemde, Washington yönetimi bölgeye müdahale etmeyen bir rol benimsemeye başladı.
Trump döneminden gelen çekilme baskısı
Nisan ayında Pentagon, 2014’ten bu yana kuzeydoğu Suriye’de konuşlanan ABD birliklerinin sayısını 2.000’den 1.000’in altına çekeceğini açıklamıştı. Bu gelişme, eski Başkan Donald Trump’ın ABD askerlerinin Suriye’den çekilmesi yönündeki uzun süredir devam eden tutumunun bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Trump, 2018’de tüm askerlerin çekilmesini emretmiş ancak gelen tepkiler üzerine kararını kısa süre sonra geri almıştı. O dönemde, ABD’nin desteklediği Kürt öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ciddi endişe yaşamıştı.
SDG, Şam hükümetiyle entegrasyon arayışında
ABD’nin ana yerel ortağı olan SDG, Aralık ayından sonra Şam’daki geçici hükümetle bir entegrasyon anlaşması imzalamıştı. Bu anlaşmayla, 60 binden fazla savaşçının merkezi hükümete bağlı askerî ve sivil kurumlara entegre edilmesi öngörülüyor. Ancak teknik detaylar nedeniyle uygulama ilerlemekte zorlanıyor.
IŞİD tehdidi sürüyor
2019’da toprak hâkimiyetini kaybeden IŞİD, özellikle Esad sonrası oluşan güvenlik boşluğunda yeniden varlık göstermeye başladı. Süveyda’da son dönemde yapılan iki saldırının sorumluluğunu üstlenen örgüt, hâlen ciddi bir tehdit olarak görülüyor.
SDG’nin kontrolündeki hapishane ve kamplarda binlerce IŞİD üyesi ve ailesi bulunuyor. ABD’nin çekilmesinin ardından bu tesislerin güvenliğinin Şam tarafından devralınması, yaptırımların kaldırılmasıyla birlikte gündeme gelen koşullardan biri.



