
Reuters’ın haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’ye yönelik ekonomik yaptırımları kaldırmasının ardından, Türk şirketleri bu ülkede yatırım fırsatları açısından büyük potansiyel görüyor. Ancak aynı zamanda, güvenlik, bankacılık ve vergi sistemiyle ilgili yapısal sorunlar nedeniyle temkinli bir yaklaşım sergileniyor.
İhracatta büyük artış
2025’in ilk dört ayında Türk şirketlerinin Suriye’ye ihracatı %37 artış gösterdi. Özellikle inşaat malzemeleri, makine, cam ve metal ürünleri gibi alanlarda talep yoğun. İstanbul merkezli Formul Plastik, ilk siparişlerini alırken, diğer birçok şirket Şam’da düzenlenen Buildex fuarında büyük ilgi gördü.
Bankacılık sistemi hâlâ sorunlu
Şirketler, banka yerine döviz bürolarıyla ödeme almak zorunda kaldıklarını belirtiyor. Bankacılık sisteminin yetersizliği, ticaretin kurumsal temellere oturmasını engelliyor. Türkiye’nin kamu bankası Ziraat Bankası, uygun koşullar sağlandığında Suriye’ye destek sunabileceğini bildirdi.
Yeni siyasi dönem ve belirsizlikler
Aralık ayında eski Devlet Başkanı Esad’ın devrilmesi ve Ahmed el-Şaraa’nın göreve gelmesiyle birlikte, Türkiye ile yeni Suriye yönetimi arasında olumlu bir ilişki kuruldu. Ankara, doğal gaz temini ve altyapı desteği gibi ekonomik yardımlar için hazır olduğunu açıkladı.
Yatırımcının temkinli yaklaşımı
Yatırımcılar, Suriye’nin güvenlik sorunlarının çözülmesini ve bürokratik sistemlerin yeniden inşa edilmesini bekliyor. Türk-Suriye İş Konseyi eski yöneticisi Hakan Bucak, yatırım planlarının güvenlik sağlandıktan sonra hayata geçirileceğini belirtti.
Üretim ve sanayi bölgesi hedefi
Bazı firmalar Suriye’yi düşük maliyetli üretim için potansiyel bir merkez olarak görüyor. Türk tekstil firması Kipaş’ın yöneticisi Ahmet Öksüz, güvenli organize sanayi bölgeleri kurulması gerektiğini söyledi.
Yatırım için umut ama temkinli adım
Türk firmaları, Suriye’deki yeniden inşa sürecinden büyük pay almayı hedefliyor. Ancak özellikle güvenlik, finansman ve altyapı eksiklikleri nedeniyle yatırımların temkinli bir şekilde ilerlemesi bekleniyor.



