
Hindistan hükümeti, Türk kökenli yer hizmetleri firması Çelebi’nin güvenlik izninin iptali kararını Delhi Yüksek Mahkemesi’nde savundu. Hükümet, güvenlik birimlerinden alınan “kritik bilgiler” doğrultusunda şirketin havaalanlarında faaliyet göstermesinin “tehlikeli” olacağına kanaat getirildiğini belirtti.
Mahkemede mühürlü delil sunuldu
Bürokratik olarak İçişleri Bakanlığı’na bağlı Sivil Havacılık Güvenliği Bürosu’nun (BCAS) 15 Mayıs tarihli kararına ilişkin olarak açılan davada, hükümetin avukatı ve Başsavcı Tushar Mehta, kararın gerekçesini kamuya açıklamanın “ulusal çıkar, egemenlik ve güvenliğe zarar vereceğini” söyledi. Mahkemeye, istihbarat bilgileri mühürlü bir zarfla sunuldu.
Hakim Sachin Datta, sunulan belgeleri inceledikten sonra davayı 21 Mayıs’a erteledi.
Çelebi: Algı, işten çıkarmaya gerekçe olamaz
Çelebi’nin avukatı ve eski Hindistan Başsavcısı Mukul Rohatgi, şirketin Hindistan’da 17 yıldır herhangi bir sorun yaşamadan faaliyet gösterdiğini belirtti. 14.000 çalışanın istihdamını kamu algısına dayalı olarak sona erdirmenin hukuka aykırı olduğunu savundu.
Rohatgi, “Çelebi, ‘sorunlu’ bir şirket değil ve geçmişte hiçbir güvenlik uyarısı almadı. Karar yalnızca hissedarların Türkiye bağlantısına dayalı algıya dayanıyor,” dedi.
Hindistan-Türkiye geriliminin arka planı
Çelebi’nin güvenlik izninin iptali, Türkiye’nin Pakistan’la olan askerî ve diplomatik iş birliğine Hindistan kamuoyunda duyulan tepkinin ardından geldi. Türkiye’nin Pakistan’a verdiği destek, Hindistan’da çeşitli alanlarda Türkiye’ye karşı boykot kampanyalarının başlatılmasına neden olmuştu.
Çelebi, iptal kararının ardından Delhi, Mumbai, Ahmedabad, Bengaluru, Hyderabad, Cochin, Kannur, Chennai ve Goa’daki MOPA havaalanlarında faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı. Hükümet, bu alanlarda kesinti yaşanmaması için geçici çözümler geliştirdi.



