
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin CAATSA kapsamında Türkiye’ye uyguladığı savunma yaptırımlarında bir yumuşama sürecine girildiğini söyledi. Erdoğan’ın açıklamaları, Arnavutluk’un başkenti Tiran’daki Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi dönüşü uçakta yaptığı değerlendirmeler sırasında geldi.
Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ve ABD’nin Ankara Büyükelçisi olarak atanan eski özel sermaye yatırımcısı Tom Barrack ile yaptıkları görüşmelerde bu konunun ele alındığını belirtti.
“CAATSA sürecini çok daha hızlı aşacağımıza inanıyorum” diyen Erdoğan, “İki büyük NATO müttefiki arasında savunma alanında hiçbir kısıtlama ya da engel bulunmamalı” ifadelerini kullandı.
Yaptırımların kaynağı: S-400 alımı
ABD, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından 2020 yılında CAATSA kapsamında yaptırımlar uygulamıştı. Bu çerçevede Türkiye, Pentagon’un F-35 savaş uçağı programından da çıkarılmıştı.
CAATSA (Countering America’s Adversaries Through Sanctions Act), ABD’nin hasım olarak tanımladığı ülkelerle yapılan belirli savunma ve enerji işbirliklerini cezalandırmayı hedefliyor.
304 milyon dolarlık füze satışına yeşil ışık
İlişkilerdeki iyileşmenin bir göstergesi olarak bu hafta ABD, Türkiye’ye 304 milyon dolar değerinde füze satışını onayladı. Satışın yürürlüğe girebilmesi için ABD Kongresi’nin onayı gerekiyor.
Söz konusu satışın onayı, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Antalya’daki NATO dışişleri bakanları toplantısına katıldığı günlerde geldi. Bu durum, iki ülke arasında savunma alanında artan temasların ve karşılıklı güven arayışının göstergesi olarak yorumlanıyor.
Erdoğan-Trump görüşmesi bekleniyor
Erdoğan, 5 Mayıs’ta Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde ABD liderini Türkiye’ye davet ettiğini ve savunma alanında daha güçlü işbirliği adımları atmayı planladıklarını aktardı.
Türkiye’nin beklentisi, sadece yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı değil. Ankara, F-35 programına yeniden dahil olmayı ve savunma sanayii alanındaki kısıtlamaların tamamen sona ermesini talep ediyor.
Ancak bu sürecin nasıl ilerleyeceği, özellikle ABD Kongresi’nin duruşuna bağlı olacak. Washington’da Türkiye’ye yönelik şüpheler hâlâ tam anlamıyla dağılmış değil.



