
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), 14 Mayıs 2025 tarihinde Türkiye’nin ekonomik dönüşüm süreci ve yatırım fırsatlarını konu alan önemli bir panel düzenledi. Londra saatiyle 09.00’da başlayan etkinlikte, ekonomik reformlar, makroekonomik istikrar hedefleri ve özel sektörün dönüşümdeki rolü detaylı bir şekilde değerlendirildi.
Panelin moderatörlüğünü EBRD Türkiye ve Kafkasya Genel Müdürü Elizabetta Falcetti üstlendi. Etkinlikte Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, BBVA Grubu CEO’su Onur Genç, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Osman Cevdet Akçay ve RBC BlueBay Asset Management’tan Kıdemli Devlet Stratejisti Timothy Ash konuşmacı olarak yer aldı.
EBRD’nin Türkiye yatırımları ve özel sektör vurgusu
EBRD yetkilileri, 2009 yılından bu yana Türkiye’ye 22 milyar avrodan fazla yatırım yaptıklarını ve bu yatırımların çoğunun özel sektöre yöneldiğini belirtti. Türkiye’nin güçlü demografik yapısı, büyük iç pazarı ve gelişen sanayi altyapısı ile yatırımcılar için önemli fırsatlar sunduğu ifade edildi.
Büyüme, istikrar ve yapısal reformlar ön planda
Türkiye’nin 86 milyonluk nüfusu ve kişi başı gelirin 15.000 avroyu aşması, ülkeyi yatırım açısından cazip kılıyor. Panelde, son yüzyılda ortalama %4,8’lik büyüme oranıyla Türkiye’nin birçok gelişmekte olan ülkeyi geride bıraktığı vurgulandı.
Enflasyonun %75’ten %38 seviyesine gerilemesiyle birlikte fiyat istikrarına odaklanıldığı belirtildi. Kamu borcunun GSYH’ye oranının %25 seviyesinde olması, mali sürdürülebilirlik açısından avantaj olarak sunuldu.
Yeşil dönüşüm ve dijitalleşme öncelikli
Hükümetin yeşil dönüşüm ve dijitalleşmeye öncelik verdiğini belirten BBVA CEO’su Onur Genç, bu süreçte bankacılık sektörünün dönüşüme uyum sağladığını ve yüksek teknolojili ihracatın desteklenmesinin ekonomi için kritik olduğunu ifade etti.
Uluslararası yatırımcıların değerlendirmesi
Uluslararası yatırımcılar açısından Türkiye’nin genç nüfusu, sanayi kapasitesi ve jeostratejik konumu öne çıkıyor. RBC’den Timothy Ash, son dönemdeki reform çabalarının yatırımcı güvenini yeniden tesis etme potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Ancak geçmişteki ekonomi politikalarının yarattığı güvensizlik ortamının tamamen ortadan kalkması için zaman gerektiğine de dikkat çekti.
Gelecek için beklentiler olumlu
Panelistlerin genel görüşü, Türkiye’nin uzun vadede güçlü bir yatırım destinasyonu olabileceği yönündeydi. Ancak bunun için reformlara devam edilmesi, ekonomik istikrarın korunması ve yapısal dönüşümün kararlılıkla sürdürülmesi gerektiği vurgulandı.



