
Financial Times editör kuruluna göre, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının yeni bir işgal dalgasına evrilmesi ve bu süreçte Batılı müttefiklerin sessizliği, ahlaki bir iflası temsil ediyor. 19 aydır süren savaşta on binlerce Filistinli hayatını kaybetti, çocuklarda yetersiz beslenme alarm verici seviyeye ulaştı. Ancak ABD ve Avrupa ülkeleri, Netanyahu hükümetine karşı anlamlı bir tepki göstermedi.
İsrail’in yeni planı, Gazze’yi tamamen işgal etmeyi ve sivilleri giderek daralan alanlara sıkıştırmayı hedefliyor. Bu strateji, şiddetin tırmanmasına, kalan yapıların da yıkılmasına ve sivillerin hayatının daha da zorlaşmasına yol açacak. Gazze zaten temel altyapıdan yoksun; yardım yok, ilaç yok, gıda kıt. Bu koşullar altında yeni bir saldırının başlatılması, 2,2 milyon Filistinlinin yaşam hakkının yok sayılması anlamına geliyor.
Trump’ın etkisi ve ABD’nin sorumluluğu
Donald Trump, Ocak ayında İsrail ve Hamas arasında bir ateşkes anlaşması sağlanmasına katkıda bulunmuştu. Ancak kısa süre içinde bu anlaşmayı baltalayarak Gazze’nin boşaltılmasını ve ABD tarafından devralınmasını önerdi. Mart ayında ateşkes çöktü ve İsrail yeni saldırılara başladı. İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, “Gazze’yi nihayet işgal edeceğiz” açıklaması yaptı.
Trump’ın yakında Körfez ülkelerine yapacağı ziyaretten önce İsrail operasyonlarını durdurdu. Ancak Netanyahu hükümeti, operasyonların Trump’ın ziyaretinden sonra yeniden başlayacağını belirtti. Trump, Gazze’de yaşananlardan Hamas’ı sorumlu tutarken, Körfez liderlerinin kendisine itiraz etmeleri ve Netanyahu’ya baskı yapmaları gerektiği belirtiliyor.
Batı’nın ikiyüzlülüğü ve değer çöküşü
Financial Times’a göre, Batılı ülkelerin “İsrail bizim değerlerimizi paylaşıyor” söylemi artık inandırıcılığını yitirmiş durumda. Gazze’de yaşananlar karşısında susmak, Netanyahu’yu cesaretlendirmek anlamına geliyor. Bu sessizlik, hem siyasi hem de ahlaki bir zayıflık göstergesi. Her geçen gün Batı’nın bu trajediye ortaklığı daha da derinleşiyor.
Gazze’deki insani felaket büyürken, Batı’nın gerçek anlamda harekete geçmemesi, yalnızca bir utanç değil; bir suç ortaklığıdır.



