
Welt muhabiri Carolina Drüten’in haberine göre, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından eşi Dilek İmamoğlu, Türkiye’de muhalefetin en güçlü sembollerinden biri haline geldi. Kameraların önüne ilk kez 19 Mart sabahı, eşinin kravatını bağladığı anları kaydedip paylaşarak çıktı. O görüntü, birkaç dakika sonra gözaltına alınan İmamoğlu’nun sessiz direnişinin simgesi oldu.
Kendi hikâyesiyle toplumun farklı kesimlerine hitap ediyor
Karadeniz’in Trabzon kentinde, on çocuklu muhafazakâr bir ailenin en küçük kızı olarak dünyaya gelen Dilek İmamoğlu, genç yaşlarda geleneklere karşı durmayı seçti. Kadınların söz hakkı olmamasına karşı çıktı, okul çağlarında erkek kardeşinin iş yerinde çalıştı, babasına “Annemin de fikirleri var” diyerek itiraz etti. Bu sorgulayıcı tavır, onu bugün Türkiye’nin farklı sosyal sınıflarına seslenebilen güçlü bir figür haline getirdi.
Aile, eğitim, siyaset: Tüm alanlarda mücadele
Eşini üniversite yıllarında tanıyan Dilek İmamoğlu, üç çocuk dünyaya getirirken eğitim hayatına da ara vermedi. İşletme yüksek lisansında “cam tavan sendromu”nu konu aldı. Kadınların toplumsal cinsiyet nedeniyle karşılaştıkları görünmez engelleri akademik düzeyde inceleyen İmamoğlu, aynı zamanda sosyal farkındalık kampanyalarına da katıldı; engellilerin yaşadığı zorluklara dikkat çekmek için bir gün boyunca tekerlekli sandalyede yaşadı.
“Siyasetçi değilim ama toplumun içindeyim”
Siyasi bir görev talep etmeyen İmamoğlu, “Bu evde siyasetçi Ekrem’dir,” dese de, kamuoyu onu çoktan siyasi bir figür olarak kabul ediyor. CHP’ye duyduğu bağlılığı açıkça ifade ediyor: “CHP’yi her hücremde hissediyorum.”
Sahnedeki kararlılığı, kendine güvenen duruşu ve seküler kimliğiyle özellikle genç kadınlar için rol model olarak öne çıkan İmamoğlu, eşinin yokluğunda yalnızca bir eş değil, aynı zamanda bir duruşun da temsilcisi haline geldi.
Erdoğan’a mesaj: “Bazıları düşecek”
Mitinglerde mikrofonu eline alan, kameralara dimdik bakan Dilek İmamoğlu, platform X’te yaptığı açıklamada “Bazıları düşecek” diyerek doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a meydan okudu. Siyaset bilimciler, onun sessiz bir devrim başlattığını, bu sürecin Türkiye’de kadınların siyasetteki rolünü dönüştürebileceğini belirtiyor.



