
Brookings Enstitüsü’nün “Order from Chaos” projesi kapsamında yapılan röportajda Aslı Aydıntaşbaş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından Türkiye’de yaşanan değişimi değerlendirdi. Aydıntaşbaş’a göre, bu tutuklama sadece muhalefeti değil, Türkiye’nin genel olarak dinamizmini ve umudunu yitirmesine yol açtı.
Erdoğan İçin Bir Kazanç mı?
Aydıntaşbaş’a göre, İmamoğlu’nun tutuklanması hükümetin siyasi bir manevrasıydı ve bu hamle kısa vadede işe yaradı. Ne içeride ne de uluslararası arenada Erdoğan’a yönelik güçlü bir baskı oluşmadı. Avrupa ve ABD, Türkiye’yle jeopolitik iş birliğini hukuk devleti taleplerinin önünde tutuyor. Bu durum, otoriterleşmenin uluslararası sistemde daha tolere edildiği bir döneme işaret ediyor.
Protestoların Yeni Dinamiği
Gezi Parkı protestolarıyla kıyaslanan son gösterilerin daha genç, dağınık ama milliyetçi bir tabana dayandığını belirten Aydıntaşbaş, bu yeni protesto dalgasının liderli bir muhalefet etrafında geliştiğini ve Cumhuriyet Halk Partisi ile özdeşleştiğini ifade etti.
Avrupa’nın Çıkmazı
Avrupa Birliği, Türkiye’yle istikrarlı ilişkiler kurmak istiyor ancak demokratik gerileme nedeniyle üyelik süreci ilerleyemiyor. Türkiye hâlâ aday ülke konumunda olması nedeniyle, insan hakları ihlalleri göz ardı edilemiyor. Bu, tarafları siyasi olarak ortada kalan ve ilerlemeyen bir ilişkiye mahkûm ediyor.
Demokrasi Bitti mi?
Aydıntaşbaş, “Türkiye artık otoriter bir ülke. Ama güçlü ve örgütlü bir muhalefeti var. Bu durum ne Rusya’da ne de İran’da var. Türkiye hâlâ bir mücadele alanı” diyerek umudun tamamen kaybedilmediğini vurguluyor.
Gençlik ve Gelecek
Türkiye’de AKP iktidarı altında büyümüş bir kuşağın, bugün öfkeli ve temsil edilmeyen bir toplumsal sınıfa dönüştüğünü söyleyen Aydıntaşbaş, bu gençlerin ülkenin geleceğini belirleyeceğini ve yönünü tahmin etmenin zor olduğunu belirtiyor.



