
The Economist’in haberine göre, Orta Doğu’nun en güçlü iki askeri gücü olan Türkiye ve İsrail, Suriye’de bölgesel çıkarlarını çakıştıran ve giderek tırmanan bir rekabet içine girdi. İki ülkenin Suriye’ye yönelik planları ve güvenlik kaygıları, tarafları doğrudan çatışma olasılığının kıyısına getiriyor.
İsrail’den Türkiye’ye Karşı Hava Saldırıları
İsrail, 2 Nisan gecesi Suriye’deki T4 hava üssü başta olmak üzere birçok askeri hedefe saldırı düzenledi. Türkiye’nin bu üsse yerleşmeyi ve hava savunma sistemleri kurmayı planladığı biliniyordu. İsrail, bu hamlesiyle Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığını doğrudan hedef aldı. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, Suriye’nin bir Türk korumasına dönüşme riski taşıdığını belirtirken, Savunma Bakanı Israel Katz da Şam yönetimini uyararak İsrail’in güvenliğini tehdit eden güçlerin ülkeye sokulması halinde bedel ödeyeceklerini ifade etti.

Suriye’de Farklı Model Arayışları
Türkiye, Suriye’nin güçlü bir merkezi yönetimle yeniden inşa edilmesini savunurken; İsrail, azınlıklara geniş özerklik tanıyan federal bir yapıdan yana. Mart ayında Suriye’nin yeni geçici cumhurbaşkanı Ahmed Şaraa, güçlü başkanlık yetkileri içeren yeni bir anayasa imzaladı. Aynı dönemde, ülkenin kuzeydoğusundaki Kürt ağırlıklı Suriye Demokratik Güçleri (SDG) de geçici hükümete katıldı.
Kürt Meselesi ve PKK Endişesi
Türkiye’nin en büyük güvenlik endişelerinden biri, İsrail’in Kürt gruplarla, özellikle SDG ile olan ilişkisi. Ankara, SDG’yi PKK’nın Suriye’deki uzantısı olarak görüyor. İsrail ise Kürtleri “doğal müttefik” olarak tanımlayarak Türkiye’nin hassasiyetlerini görmezden geliyor. Bu durum, Türkiye’yi Mart ayında PKK lideri Abdullah Öcalan’la gizli müzakerelere sevk etti ve akabinde PKK geçici ateşkes ilan etti.
Gerilim Tırmansa da Savaş Beklenmiyor
Her iki ülke de doğrudan çatışmadan kaçınmak istiyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’la olan kişisel ilişkisine güveniyor ve mevcut Amerikan yönetimiyle ilişkileri düzeltmeyi hedefliyor. Ayrıca, Avrupa ile Ukrayna konusunda yapılacak işbirlikleri için de elini güçlü tutmak istiyor. İsrail açısından da istikrarlı bir Suriye, özellikle İran’ın bölgede yeniden güç kazanmaması açısından önemli.
Ortak Zemin Mümkün mü?
Uzmanlara göre, Türkiye ve İsrail’in Suriye’deki çıkarları bazı noktalarda çatışsa da, İran’ın etkisinin sınırlandırılması gibi konularda işbirliği zemini hâlâ mevcut. İsrailli bir istihbarat yetkilisi, “Eğer Erdoğan kaotik bir cihatçı devleti stabilize ederse, bu İsrail için de iyi olur” değerlendirmesinde bulundu.



