
Axios’un haberine göre, Donald Trump ikinci başkanlık dönemine sert ve alışılmadık bir Çin politikasıyla başladı. ABD’de yıllardır süregelen iki partili mutabakatı yıkan Trump, Çin’e uygulanan gümrük vergilerini %54’e çıkardı ve CHIPS Yasası gibi kritik sanayi desteklerini geri alma sinyali verdi.
Yalnız Çin Değil, Müttefikler de Hedefte
Yeni tarifeler yalnızca Çin’e değil, ABD’nin Çin’den uzaklaşma stratejisini destekleyen Güneydoğu Asya ülkelerine de büyük darbe vurdu. Vietnam’a uygulanan %46’lık tarife, ABD’nin bu ülkedeki etkisini azaltma riski taşıyor.
Brookings Enstitüsü’nden Patricia Kim’e göre, bölge ülkeleri bu ekonomik şok karşısında ABD’den uzaklaşarak birbirlerine ve Çin’e daha fazla yaklaşma eğiliminde.
Yumuşak Güçten Sert Kopuş
Trump, USAID, Voice of America ve Radio Free Asia gibi geleneksel yumuşak güç araçlarını etkisizleştirdi. Ayrıca, Dünya Sağlık Örgütü gibi kurumlarla bağları kopararak, uluslararası sistemde ABD’nin liderliğini zayıflattı.
Hoover Enstitüsü’nden Elizabeth Economy’ye göre, Trump’ın bu yaklaşımı Çin’e geniş bir alan açıyor: “ABD oyunda değilse, kazanma şansı da yok.”
Müttefikler Alarmda
Trump’ın müttefiklerle bağları zedeleyici yaklaşımı, Japonya ve Güney Kore’nin Çin’le ekonomik işbirliğini değerlendirmek üzere görüşmeler yapmasına yol açtı. Çin lideri Xi Jinping’in Vietnam, Malezya ve Kamboçya’yı ziyaret edeceği bildiriliyor.
Eski Çin Büyükelçisi Nicholas Burns’un uyarısı netti: “ABD’nin Çin’e karşı en büyük gücü ittifaklarıdır — eğer onları koruyabilirse.”
ABD’nin Avantajı Erodiyor
Uzmanlar, Çin’le rekabetin sadece teknoloji ve ticaret değil, güven ve ortaklık meselesi olduğunu vurguluyor. Trump’ın yaklaşımı, bu cephede ABD’nin elini zayıflatıyor.



