
Bloomberg’ün bildirdiğine göre, Suriye’de bölgesel ve uluslararası güçler arasında yaşanan mücadelede Türkiye ile İsrail arasındaki çıkar çatışması giderek belirginleşiyor. Ankara’nın kuzey ve orta Suriye’de etkisini kalıcı hale getirme çabaları, Tel Aviv tarafından doğrudan tehdit olarak görülüyor. Washington ise her iki müttefiki arasında hassas bir denge kurmaya çalışıyor.
İsrail, son haftalarda Suriye’de Hama, Humus, Deyrizor gibi bölgelerdeki askeri tesisleri hedef alarak saldırılarını yeniden başlattı. Görünüşe göre bu saldırıların temel hedefi, Türkiye’nin bu üsleri kullanmasını engellemek. Tel Aviv, Türkiye’nin bölgede kurmak istediği askeri üslerin, İsrail’in hava operasyonlarını sınırlayacağından endişe ediyor.
Bir İsrailli yetkiliye göre, Ankara’nın amacı yalnızca etki alanını genişletmek değil, aynı zamanda İsrail’in güney Suriye’ye dair stratejilerini zayıflatmak. İsrail, Türkiye’nin askeri varlığının, Suriye yönetimi üzerinde etkisini artırmasından rahatsız.
İsrail ayrıca El-Culani’yi Türkiye’nin sahadaki etkisini artırmak için kullandığını düşünüyor. Ancak bu durum, Tel Aviv’in saldırılarını durdurmasına engel olmuyor. İsrail’in bazı yetkilileri El-Culani’yi “terör örgütü lideri” olarak tanımlıyor.
ABD’nin Tutumu
Washington, Türkiye’nin kuzeydeki etkisini desteklese de Kürt bölgelerine yaklaşmasına izin vermiyor. Aynı zamanda İsrail’in güneydeki stratejik çıkarlarını da gözetiyor. ABD, ne Ankara’nın ne de Tel Aviv’in Suriye üzerinde tek başına hâkimiyet kurmasını istemiyor.
Bu çerçevede ABD, Esad rejimini “terörist” ilan ederek yaptırımları sürdürürken, Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığına sessiz kalıyor. Bu da Türkiye’ye açık bir mesaj olarak değerlendiriliyor: Etki alanını daha fazla genişletme.
Türkiye’nin Tepkisi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Reuters’a yaptığı açıklamada, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının bölgesel istikrarsızlığı derinleştirebileceği uyarısında bulundu. Fidan, Suriye’nin İsrail’le anlaşma arayışlarının ise tamamen iç mesele olduğunu belirtti.



