
Haaretz’in analizine göre, Türkiye, İsrail’le Suriye sahasında yaşanan çatışmayı diplomatik alana taşıyarak ABD nezdinde elini güçlendirmeye çalışıyor. Ankara, yeni Suriye yönetimiyle kurduğu yakın ilişkiyi hem sahada hem diplomatik masada avantaja çevirmeyi hedefliyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada “Suriye ne İsrail’in ne Türkiye’nin, Suriyelilerindir” diyerek, İsrail’in son iki haftada gerçekleştirdiği yüzlerce hava saldırısına tepki gösterdi. İsrail’in T4, Hama ve Barzah gibi üsleri hedef aldığı belirtiliyor.
Yeni Suriye Rejimi ile Türkiye İlişkisi
Türkiye, Aralık 2024’te devrilen Esad rejiminin ardından Ahmed el-Şaraa’nın liderliğindeki yeni Suriye yönetimini ilk tanıyan ülke oldu. Türkiye, sadece diplomatik değil, askeri alanda da rejime destek veriyor. Ankara’nın hedefi, 350 bin kişilik yeni bir Suriye ordusu kurarak, bu yapının komuta ve eğitim sistemini kendi denetimine almak.
Suudi Arabistan, Katar, BAE ve AB de Şaraa yönetimini yeniden inşa için destekliyor. Türkiye bu süreçte kendisini NATO üyesi ve bölgesel garantör olarak konumlandırıyor.
ABD ile Yeni Müzakere Zeminleri
Türkiye, bu ay içinde Erdoğan ile Trump arasında gerçekleşmesi beklenen görüşmede, Suriye yaptırımlarının kaldırılmasını gündeme getirmeyi planlıyor. ABD’nin yaptırımların kaldırılması için sunduğu 6 şart arasında; terörle mücadele, İran’ın Suriye’den çıkarılması ve azınlık haklarının güvence altına alınması gibi maddeler yer alıyor.
Ankara, hem İran ve Rusya etkisini kırmak hem de bölgedeki Kürt unsurların güç kazanmasını engellemek için Suriye’deki varlığını kalıcılaştırmayı hedefliyor.
İsrail ve Kürt Unsurlar Üzerinden Yeni Strateji
Türkiye, İsrail’in Suriye’deki hava saldırılarının, yeni rejimin IŞİD ve PKK gibi gruplarla mücadele kapasitesini yok ettiğini savunuyor. Ayrıca İsrail’in Kürtler ve Dürzilerle olan bağlarının, Suriye’nin toprak bütünlüğü açısından tehdit oluşturduğunu ileri sürüyor.
Ankara, bu durumu ABD’ye karşı diplomatik koz olarak kullanarak, Trump’ın Orta Doğu’daki askeri varlığı azaltma politikasını destekleyici bir şekilde konumlanmayı planlıyor.



