
Reuters’a göre, İsrail’in İran’daki nükleer tesisleri hedef alan hava saldırıları sonrasında ülke genelinde halkta büyük bir korku ve öfke hâkim. Özellikle Tahran, Natanz ve Şiraz gibi şehirlerde saldırı sesleriyle uyanan halk, bankalara ve döviz bürolarına akın etti.
İranlıların bir kısmı olası bir savaştan kaçmak için Türkiye’ye gitmeyi planlıyor. 51 yaşındaki emekli banka çalışanı Masoud Mousavi, hava sahasının kapalı olduğunu ve ailesini karayoluyla Türkiye’ye götürmeyi düşündüğünü söyledi.
Sosyal çöküntü ve toplumsal kutuplaşma
Bazı İranlılar, İsrail saldırısının ülkeyi daha büyük bir kaosa sürükleyeceğini ve rejimi zayıflatabileceğini düşünürken, bir kesim ise karşılık verilmemesi hâlinde İran’ın teslim olacağını savunuyor.
“Ya teslim oluruz ya ateş açarız” diyen bir Tahran sakini, rejimi desteklemese bile misillemeden yana olduğunu belirtti.
Kuzeydeki Çalus kentinden öğretmen Mohammadreza ise “Nükleer programın bedelini biz ödüyoruz, daha fazla felaket istemiyorum” dedi.
Güvenlik önlemleri ve rejim gücü
Tahran başta olmak üzere bazı şehirlerde sivil giyimli ajanlar ve polis güçleri sokaklara konuşlandırıldı.
Öte yandan, rejimi destekleyen kesimler de harekete geçmiş durumda. Kum kentinden 40 yaşındaki Ali, Basij gönüllüsü olduğunu belirterek, “Bu program için savaşır ve ölürüm” dedi.
İran rejimi, ABD yaptırımlarının neden olduğu ekonomik çöküntüye, enerji ve su kıtlığına ve iç huzursuzluklara rağmen, güvenlik aygıtının sadakati sayesinde hâlâ kontrolü elinde tutuyor.



