
Ekonomi yazarı Stuart Kirk, Financial Times için kaleme aldığı son yazısında, günümüzde gerek siyasi gerek ekonomik alanda sayılarla yapılan açıklamaların giderek önemsizleştiğini savunuyor. Kirk’e göre hem karar vericiler hem de kamuoyu, ister devasa bütçeler olsun ister minik oranlar, artık rakamları sorgulamıyor.
ABD’de Donald Trump’ın vergi planının on yıl içinde federal borcu 2,4 trilyon dolar artıracağı tahmin ediliyor. Ancak bu bilgi kamuoyunda ve piyasalarda neredeyse yankı bulmadı. Benzer şekilde İngiltere’de NatWest’in özelleştirilmesi sırasında yaşanan 10,5 milyar sterlinlik zarar da büyük bir sessizlikle karşılandı.
Kirk, “Bir zamanlar eğlenceli olsun diye bankaların ödediği maaşları oranlayarak kamu bütçesiyle karşılaştırırdım. Artık neden uğraşayım ki? Kimse önemsemiyor” diyor. Hükümetlerin başarısız projelere harcadığı milyarlarca sterlin bile kamuoyu nezdinde neredeyse hiç yankı bulmuyor.
Yazar, sayıların sadece çok büyük veya çok küçük olduğunda değil, artık her ölçekte görmezden gelindiğini vurguluyor. Örneğin Trump, ABD’de yıllık 300.000 kişinin fentanil yüzünden öldüğünü iddia etti. Gerçek rakam 55.000 civarındaydı. Ama bu fark gündemde yer bulmadı.
Kirk, bu durumun sadece hesap becerilerindeki düşüşle açıklanamayacağını düşünüyor. Toplumun sayılara karşı kayıtsızlaşmasında, doğrudan etkilenmeme duygusunun rol oynadığını belirtiyor. “Japonya’nın borç/GSYH oranı %200 mü %300 mü? Umursanmıyor. Ta ki etkisi doğrudan hissedilene kadar.”
Bu kayıtsızlığın ciddi sonuçları olabileceği uyarısında bulunan Kirk, kamuoyunun rakamlara ilgisini yeniden kazanması gerektiğini savunuyor. Aksi halde, hem kamu bütçesi hem politika hem de ekonomi alanında önemli gerçekler gözden kaçırılabilir.



