
Hindistan ve Pakistan arasındaki gerilimde insansız hava araçlarının (drone) kullanımı, uzmanlara göre bu iki nükleer gücün arasındaki savaş riskini artıran yeni bir dönemin habercisi.
New York Times’ın haberine göre, her iki ülke de 22 Nisan’da Hindistan kontrolündeki Keşmir’de düzenlenen bir saldırı sonrası başlayan çatışmalarda kamikaze drone’lar kullanmaya başladı. Türkiye ve İsrail yapımı araçların kullanıldığı iddia edilse de, bu bilgiler bağımsız kaynaklarca henüz doğrulanmış değil.
Kamikaze drone’lar ve düşük yoğunluklu savaş
Kullanılan araçların çoğunun, Ukrayna savaşında yaygınlaşan ve hedefe çarpıp kendini imha eden “kamikaze” drone’lar olduğu bildiriliyor. Uzmanlara göre bu tür drone’lar, savaşan taraflara düşük maliyetli ve riskten uzak bir saldırı aracı sunuyor. Aynı zamanda, doğrudan askeri uçaklarla yapılan saldırılar yerine daha temkinli bir askeri yaklaşım olarak görülüyor.
Cornell Üniversitesi’nde drone savaşları üzerine çalışan uzman James Patton Rogers, “Drone’lar bir çatışmada en düşük düzeyde tırmandırma aracı olarak görülüyor. Şu ana kadar sınırlı sayıda kullanılmış olmaları, tarafların henüz tam kapsamlı bir savaşa yönelmek istemediğini gösteriyor” dedi.
Her iki ülke de drone alanında yatırım yapıyor
Pakistan, Çin ve Türkiye’den aldığı silahlı drone’ların yanı sıra kendi yerli üretim araçlarını da geliştiriyor. Türkiye menşeli Asisguard Songar tipi araçların Pakistan tarafından kullanıldığı iddia edilmişti. Hindistan ise İsrail’den drone tedarik ederken aynı zamanda yerli üretim hava, kara ve deniz tabanlı sistemler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’ne (SIPRI) göre, Pakistan son beş yılda silahlı drone’ların en büyük tedarikçisi olarak Çin’i gösterdi. 2024’te Türkiye’den de alım yapıldı.
Yanıltıcı bilgi riski ve hava sahası ihlalleri
Uzmanlara göre şu ana kadar her iki tarafın da karşılıklı olarak fırlattığı drone sayısı 100’ü aşmamış olabilir. Ancak sosyal medyada yayılan görseller ve resmi açıklamalar, saldırıların ölçeği konusunda bilgi kirliliğine yol açabiliyor.
Atlantik Konseyi’nin Güney Asya Merkezi’nin eski direktörü Şüca Nevaz, bu drone saldırılarının çoğunlukla diğer tarafın savunma sistemlerini test etmek ve hava sahasını ihlal etmek amacıyla kullanıldığını belirtiyor.
Nükleer caydırıcılığın sınırları test ediliyor
Nevaz, “İki ülke de tam anlamıyla nükleer silah taşıyabilecek hava araçlarını kullanmıyor. Ancak bu tür düşük yoğunluklu saldırılarla sınırlı kalınamaz. Sonraki adım savaş uçakları ve füzeler olabilir. Bu da bizi daha tehlikeli bir sürece götürür,” dedi.
Analistler, tarafların şu an için doğrudan bir savaştan kaçınmaya çalıştığını belirtse de, çatışmaların kontrolsüz şekilde tırmanabileceği uyarısında bulunuyor.



