
Reuters’ın haberine göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hamas’ı ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze ateşkesi planını kabul etmeye ikna ederek Türkiye’yi Orta Doğu diplomasisinin merkezine taşıdı.
ABD’nin “rehineleri serbest bırakın ya da bombardıman sürecek” uyarısına direnen Hamas, yalnızca Ankara’nın telkinleri sonrasında anlaşmayı onayladı. Trump, Erdoğan için “Dünyanın en güçlü liderlerinden biri, güvenilir bir müttefik” sözleriyle teşekkür etti.
Ankara’nın Hamas üzerindeki etkisini diplomatik avantaja dönüştürmesi, Türkiye’nin hem ABD ile ilişkilerini yeniden tanımlamasını hem de bölgedeki nüfuzunu artırmasını sağladı.
İstanbul merkezli düşünce kuruluşu EDAM’ın direktörü Sinan Ülgen’e göre, Türkiye bu süreçte elde ettiği “diplomatik krediyi” ABD ile F-35 savaş uçağı programına dönüş, 2020 yaptırımlarının kaldırılması ve Suriye’deki güvenlik hedefleri için kullanabilir.
Erdoğan ve Trump arasındaki yeni yakınlaşma, Eylül ayında Beyaz Saray’da yapılan altı yıl aradan sonraki ilk görüşmede başladı. Görüşmede S-400 kaynaklı yaptırımlar, F-35 programı ve ABD’nin desteklediği Kürt güçlerin durumu gündeme geldi. Ankara, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye ordusuna entegre edilmesini stratejik bir kazanım olarak görüyor.
Trump yönetimi, Gazze anlaşmasıyla Erdoğan’a “bölgesel bir arabulucu” rolü verirken, bu durum İsrail, Mısır, Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkelerde rahatsızlık yarattı. Lübnanlı analist Sarkis Naoum, “Bu durum, Osmanlı dönemine benzer bir Türk etkisi korkusunu yeniden canlandırıyor,” dedi.
Hamas yetkilileri ise ateşkesi bir “teslimiyet” değil, insani kriz ve savaş yorgunluğu nedeniyle zorunlu bir karar olarak nitelendirdi. Anlaşma kapsamında 7 Ekim 2023 saldırısında rehin alınan İsrailliler serbest bırakılırken, Gazze’de ölü sayısı 67 bini geçti.
Erdoğan, Gazze’nin güvenliği için olası Türk askeri varlığı sorularına “önceliğin kalıcı ateşkes, insani yardım ve yeniden inşa” olduğunu belirterek yanıt verdi.
Türkiye’nin Gazze anlaşmasındaki rolü, hem Orta Doğu’da hem de Washington’da yeni bir jeopolitik dengeyi şekillendiriyor.



