← Ana sayfaya dön

Asya-Pasifik şirketleri yapay zekâya düşük getirilere rağmen yatırım yapmayı sürdürüyor

South China Morning Post
02.06.2026

🔹 Asya-Pasifik bölgesindeki şirketler, rakiplerinin gerisinde kalma korkusuyla yapay zekâya yoğun yatırım yapıyor.

🔹 Bölgede faaliyet gösteren kuruluşların yüzde 37'si, sonuçları yeterince değerlendirmeden agresif şekilde yapay zekâ yatırımı yaptığını kabul etti.

🔹 Bu oran, yüzde 20 olan küresel ortalamanın neredeyse iki katına ulaştı.

Araştırma Bulguları

🔹 Araştırma, ABD, Avrupa ve Asya-Pasifik'teki 500’den fazla çalışanı bulunan çok uluslu şirketlerden 800 teknoloji yöneticisini kapsadı.

🔹 Singapur, yapay zekâ yatırımlarının etkisini tam olarak değerlendirmeden yoğun harcama yapan şirketlerin oranıyla öne çıkan merkezlerden biri oldu.

🔹 Expereo CEO'su Ben Elms, şirketlerin tamamına yakınının yapay zekâya yatırım yaptığını ancak beklentiler ile sonuçlar arasında belirgin bir fark oluştuğunu söyledi.

Yatırımların Sonuçları

🔹 Asya-Pasifik şirketlerinin yalnızca yüzde 40'ı yapay zekâ uygulamalarının beklentileri karşıladığını veya aştığını belirtti.

🔹 Şirketler düşük kaliteli eğitim verilerini, beklenenden yüksek maliyetleri ve yetersiz performans gösteren modelleri başlıca sorunlar olarak gösterdi.

🔹 Küresel ölçekte şirketlerin yalnızca yüzde 19'u yapay zekâ projelerinin beklentileri aştığını bildirdi.

🔹 Katılımcıların sadece yüzde 5'i yapay zekâ yatırımlarının öngörüleri önemli ölçüde geride bırakarak daha iyi sonuç verdiğini söyledi.

Maliyet ve Altyapı Sorunları

🔹 Asya-Pasifik'teki teknoloji liderlerinin yüzde 41'i yapay zekâ harcamaları ve yatırım getirileri üzerindeki kontrolü kaybetmekten endişe duyuyor.

🔹 Malezya'da bu oran yüzde 54'e yükseldi.

🔹 Şirketlerin sadece yüzde 9'u mevcut ağ altyapılarının yeni yapay zekâ, bulut ve dijital girişimleri tamamen desteklemeye hazır olduğunu belirtti.

🔹 Kuruluşların yüzde 37'si ise yakın dönemde ağ altyapılarında yükseltme veya değişim yapılması gerektiğini ifade etti.

Gelecek Planları

🔹 Asya-Pasifik şirketlerinin yüzde 61'i önümüzdeki 12 ay içinde yapay zekâ ve makine öğrenimini en önemli teknoloji yatırım alanları arasında tutmayı planlıyor.

🔹 Expereo Asya-Pasifik Başkanı Eric Wong, şirketlerin yapay zekâyı büyük ölçekte destekleyebilecek ağ ve sistem altyapılarını daha yakından incelemeye başladığını söyledi.

🔹 Araştırma, özellikle Singapur ve Tayland'da esnek ve ölçeklenebilir altyapıya yönelik talebin bölge ortalamasının üzerinde olduğunu ortaya koydu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

İngiltere'deki finansman belirsizliği Japonya'nın yeni savaş uçağı projesinde sabrını zorluyor

South China Morning Post
02.06.2026

🔹 Japonya, İngiltere ve İtalya'nın ortak yürüttüğü Global Combat Air Programme (GCAP) kapsamında geliştirilen yeni nesil savaş uçağının gecikebileceği yönündeki haberler Tokyo'da endişe yarattı.

🔹 GCAP'ın üç ülkeye ait yeni savaş uçağını 2035 yılında hizmete sokması hedefleniyor.

🔹 İngiltere'nin savunma harcamalarına ilişkin belirsizlik nedeniyle projenin birkaç yıl gecikebileceği bildirildi.

Japonya'nın Endişeleri

🔹 Gecikme ihtimali, Japonya'nın GCAP ile değiştirmeyi planladığı mevcut savaş uçaklarının kullanım süresini uzatmasını gerektirebilir.

🔹 Uzmanlar, bunun Çin'in hızla gelişen hava gücü karşısında Japonya'nın güvenlik hesaplarını zorlaştırabileceğini belirtiyor.

🔹 Daito Bunka Üniversitesi'nden Garren Mulloy, Tokyo'daki savunma çevrelerinde İngiltere'ye yönelik ciddi hayal kırıklığı ve rahatsızlık bulunduğunu söyledi.

🔹 Mulloy, İngiltere'nin projeyi yavaş ilerletmesinin Japonya'nın sabrını zorladığını ifade etti.

Finansman Sorunu

🔹 İngiltere'nin Savunma Yatırım Planı'nın açıklanması beklenenden daha uzun süre ertelendi.

🔹 Haberlere göre GCAP finansmanının ancak 2030'lu yılların ortalarında serbest bırakılması planlanıyor.

🔹 Uçağın hizmete giriş tarihinin de 2040'lı yılların başına kayabileceği değerlendiriliyor.

Ortaklıkta Belirsizlik

🔹 Analistler, üç ülkenin hâlâ net bir geliştirme takvimi ve yol haritası üzerinde uzlaşamamış olmasının Tokyo'daki kaygıları artırdığını belirtiyor.

🔹 Kanada, Avustralya, Almanya ve Suudi Arabistan gibi ülkeler projeye katılma veya gelecekte uçağı satın alma ilgisi gösterdi.

🔹 İngiltere, Japonya ve İtalya'nın nisan ayında imzaladığı geçici geliştirme sözleşmesi bu ay sona eriyor.

Japonya'nın Seçenekleri

🔹 Japonya'nın envanterinde bulunan 90'dan fazla F-2 savaş uçağı, ABD'nin F-16 platformu temel alınarak geliştirildi.

🔹 F-2'lerin Çin'in J-20 savaş uçaklarıyla kıyaslandığında daha düşük kabiliyete sahip olduğu değerlendiriliyor.

🔹 Çin ayrıca yeni nesil J-36 savaş uçağını geliştiriyor.

🔹 Japonya toplam 147 adet F-35 satın almayı kabul etti ancak teslimatlar henüz tamamlanmadı.

🔹 Mulloy'a göre Japonya'nın seçenekleri arasında kendi savaş uçağını geliştirmek, GCAP'ta İngiltere'nin rolünü azaltmak veya geçici çözüm olarak İsveç yapımı Gripen savaş uçaklarını satın almak bulunuyor.

Stratejik Sonuçlar

🔹 Uluslararası Kriz Grubu'ndan William Yang, yaşanan sorunların Japonya'nın savunma iş birliklerinde Avrupa'yı ABD'ye alternatif olarak görme yaklaşımını yeniden değerlendirmesine yol açabileceğini söyledi.

🔹 Yang, gecikmenin Japonya'nın savunma kapasitesini güçlendirme planları açısından bir gerileme olduğunu belirtti.

🔹 Buna rağmen Japonya'nın projeden ayrılmasının beklenmediğini ve Tokyo'nun İngiltere ile İtalya'yla birlikte darboğazı aşmaya çalışacağını ifade etti.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Akeso'nun akciğer kanseri ilacı 20 milyar dolarlık pazarda beklentileri yükseltti

South China Morning Post
02.06.2026

🔹 Çinli biyoteknoloji şirketi Akeso, akciğer kanserine yönelik ilacı ivonescimabın üçüncü faz klinik çalışmasında beklenenden daha güçlü sonuçlar elde ettiğini açıkladı.

🔹 Sonuçlar, ilacın ölüm riskini yüzde 34 azalttığını gösterdi.

🔹 Analistler, ivonescimabın küresel küçük hücreli dışı akciğer kanseri pazarında temel tedavilerden biri haline gelebileceğini değerlendiriyor.

Klinik Sonuçlar

🔹 Çalışmada ivonescimab kullanan hastaların medyan genel sağkalım süresi 27,9 ay oldu.

🔹 Karşılaştırma grubunda kullanılan BeOne'ın tislelizumab ilacında bu süre 23,7 ay olarak gerçekleşti.

🔹 İvonescimab kullanan hastaların yüzde 64,7'si iki yıl sonra hayatta kalırken kontrol grubunda bu oran yüzde 48,6 oldu.

🔹 Çok merkezli çalışmaya toplam 532 hasta katıldı.

🔹 Hastaların yaklaşık yüzde 92'si ileri evre veya metastatik skuamöz küçük hücreli dışı akciğer kanserine sahipti.

Sigarayla İlişkili Kanser Türü

🔹 Skuamöz hücreli akciğer kanseri sigara kullanımıyla güçlü şekilde ilişkilendiriliyor.

🔹 ABD Ulusal Tıp Kütüphanesi verilerine göre bu kanser türü erkeklerde vakaların yüzde 80'iyle, kadınlarda ise yüzde 90'ıyla bağlantılı bulunuyor.

Sektörel Etki

🔹 Nomura'nın Çin sağlık araştırmaları başkanı Zhang Jialin, sonuçların hem Akeso hem de ilgili ilaç sınıfı açısından önemli bir başarı olduğunu söyledi.

🔹 Zhang, sonuçların biyoteknoloji sektöründeki yatırımcı algısını da olumlu etkileyebileceğini belirtti.

🔹 Akeso Yönetim Kurulu Başkanı Xia Yu, çalışmanın yeni bir tedavi standardı oluşturma potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

🔹 Çalışma, Çin kaynaklı birinci sınıf yenilikçi ilacın üçüncü faz sonuçlarının 61 yıl sonra ilk kez Amerikan Klinik Onkoloji Derneği'nin genel oturumunda sunulmak üzere seçildiğini gösterdi.

Pazar Potansiyeli

🔹 Küresel küçük hücreli dışı akciğer kanseri pazarı 2024 yılında yaklaşık 20,2 milyar dolar büyüklüğe ulaştı.

🔹 Pazarın 2025'te 22,1 milyar dolara çıkması bekleniyor.

🔹 Sektör tahminlerine göre pazar büyüklüğü 2034 yılında 53,9 milyar dolara ulaşabilir.

Mevcut Onaylar

🔹 İvonescimab Çin'de iki farklı kullanım onayı aldı.

🔹 İlaç ilk olarak 2024 yılında belirli genetik mutasyona sahip akciğer kanseri hastalarında kullanım izni aldı.

🔹 2025 yılında ise PD-L1 pozitif ileri evre veya metastatik küçük hücreli dışı akciğer kanserinde birinci basamak tedavi olarak onaylandı.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

OECD raporuna göre Çinli şirketlerin küresel büyümesini yüksek devlet destekleri hızlandırdı

South China Morning Post
02.06.2026

🔹 OECD'nin yayımladığı rapora göre Çinli şirketler, küresel rakiplerine kıyasla üç ila sekiz kat daha fazla devlet desteği alıyor.

🔹 Raporda bu desteklerin, Çinli şirketlerin son yıllardaki küresel pazar payı artışlarının yaklaşık yüzde 60'ını sağladığı belirtildi.

🔹 Çalışma, 2005-2024 döneminde 15 temel sektörde faaliyet gösteren dünyanın en büyük 525 üretim grubunu kapsayan OECD veritabanına dayanıyor.

Desteklerin Boyutu

🔹 İncelenen sektörlerdeki toplam sanayi destekleri 2024 yılında 108 milyar dolara ulaştı.

🔹 Bu tutar şirketlerin toplam satış gelirlerinin yaklaşık yüzde 1,3'üne karşılık geldi.

🔹 Çinli şirketler dönem ortalamasında gelirlerinin yaklaşık yüzde 2,5'i kadar destek aldı.

🔹 Kuzey Amerikalı şirketlerde bu oran yüzde 0,9, Avrupalı şirketlerde ise yüzde 0,5'in altında kaldı.

Pazar Payı Etkisi

🔹 OECD, 2005-2023 döneminde Çinli şirketlerin küresel pazar payı kazanımlarının yaklaşık yüzde 60'ının devlet destekleriyle ilişkili olduğunu hesapladı.

🔹 Küresel ortalamada ise desteklerin pazar payı artışlarına katkısı yüzde 22 seviyesinde gerçekleşti.

🔹 Rapora göre Çinli şirketlerle diğer bölgelerdeki şirketler arasındaki destek farkı 2024 yılında da yüksek seviyesini korudu.

Destek Türleri

🔹 Çinli şirketlere sağlanan desteklerin büyük bölümü piyasa koşullarının altında maliyetle verilen kredilerden oluştu.

🔹 ABD'de destekler ağırlıklı olarak vergi avantajları şeklinde sağlandı.

🔹 Avrupa'da ise doğrudan devlet hibeleri daha yaygın destek aracı olarak öne çıktı.

🔹 OECD, Çin'in devlet bankalarının ağırlıklı olduğu finansal yapısının düşük maliyetli kredi desteğini kolaylaştırdığını belirtti.

Çin'den Tepki

🔹 Avrupa Birliği Çin Ticaret Odası (CCCEU), OECD'nin destekleri ölçme yöntemine itiraz etti.

🔹 Oda, raporun Çin'in devlet ağırlıklı finans sisteminin özelliklerini ihlal gibi değerlendirdiğini savundu.

🔹 CCCEU, raporun ABD ve Avrupa Birliği'nin Çinli şirketlere yönelik ilave ticaret önlemlerine gerekçe oluşturabileceği uyarısında bulundu.

Sektörel Dağılım

🔹 OECD verilerine göre en fazla destek alan sektörler güneş panelleri, yarı iletkenler, alüminyum, çelik ve gemi inşası oldu.

🔹 Bu sektörlerin büyük bölümü son yıllarda Pekin ile Batılı ülkeler arasındaki ticaret anlaşmazlıklarının merkezinde yer aldı.

🔹 CCCEU, Avrupa'da faaliyet gösteren Çinli şirketlere uyum ve destek denetimlerini hızlandırmaları çağrısında bulundu.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump, İran müzakerelerini "çok sıkıcı" bulduğunu söyledi

The New York Times
02.06.2026

🔹 ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen diplomatik görüşmelerin "çok sıkıcı olmaya başladığını" söyledi.

🔹 CNBC'ye konuşan Trump, müzakerelerin sona ermesi ihtimaliyle ilgili olarak "Umurumda değil. Biterse biter" dedi.

🔹 Trump, "Gerçekten umurumda değil. Hiç umurumda değil" ifadelerini kullandı.

Müzakerelerde Gerilim

🔹 İranlı yetkililerin, Lübnan'da devam eden İsrail saldırıları ve Basra Körfezi'ndeki düşük yoğunluklu çatışmalar nedeniyle görüşmeleri durdurmayı değerlendirdiği yönünde haberler çıktı.

🔹 Buna rağmen Trump aynı gün sosyal medya hesabında İran ile görüşmelerin "hızlı bir şekilde" sürdüğünü yazdı.

Anlaşma Üzerindeki Anlaşmazlıklar

🔹 Trump'ın cuma günü İran ile üzerinde çalışılan ön anlaşmanın şartlarını sertleştirdiği bildirildi.

🔹 Trump'ın özellikle İran'a ait dondurulmuş fonların serbest bırakılması ve yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarının geleceği konularında çekinceler taşıdığı belirtildi.

Savaşın Siyasi Etkileri

🔹 İran savaşı başladığından bu yana benzin fiyatlarında önemli artış yaşandı.

🔹 ExxonMobil'den üst düzey bir yetkili fiyatların daha da yükselebileceği uyarısında bulundu.

🔹 Cumhuriyetçi Parti içinde de savaşın seçmenler arasında popüler olmadığı yönündeki değerlendirmeler dikkat çekiyor.

Trump'ın Tutumundaki Değişim

🔹 Trump son aylarda İran'a yönelik söylemlerinde sert değişiklikler yaptı.

🔹 Daha önce İran'ı yok etmekle tehdit eden Trump, daha sonra ateşkes ilan edildiğini ve İran'ın ABD şartlarını kabul ettiğini söylemişti.

🔹 Ardından İran'ın ABD şartlarını kabul etmediğinden şikâyet etti.

🔹 Mart ayında ise İran krizinin kısa sürede çözüleceğini öngörmüş ve "Bunda sıkıcı hiçbir şey yok" demişti.

🔹 Son açıklamalarında ise aynı süreci "çok sıkıcı" olarak nitelendirdi.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Venezuela'nın eski sanayi merkezi çöküşün sembolü haline geldi

The New York Times
02.06.2026

🔹 Venezuela'nın doğusundaki Cumaná kenti, bir zamanlar Toyota Land Cruiser üreten ve Güney Amerika'ya gıda ihraç eden önemli bir sanayi merkeziyken bugün ciddi altyapı ve ekonomik krizle karşı karşıya bulunuyor.

🔹 Kentte içme suyu kıtlığı, günlük elektrik kesintileri ve kamu hizmetlerindeki çöküş yaşamı zorlaştırıyor.

🔹 Yaklaşık 500 bin nüfuslu şehirde birçok bölge savaş sonrası bir kenti andıran görüntüler sergiliyor.

Geçmişten Bugüne

🔹 Cumaná, Hugo Chávez'in iktidara gelişinden önce Venezuela'nın başlıca sanayi merkezlerinden biri olarak görülüyordu.

🔹 Kent, Karayipler bölgesinin önemli balıkçılık ve konserve üretim merkezlerinden biriydi.

🔹 Tersaneler ticari balıkçı gemileri üretiyor, Toyota fabrikası ise Land Cruiser montajı yapıyordu.

Kamulaştırmaların Etkisi

🔹 Chávez dönemindeki devletleştirme politikaları Cumaná ve Sucre eyaletinde yoğun şekilde uygulandı.

🔹 Kamulaştırmalar sonrası özel sermayenin çekilmesi konserve sektörünü zayıflattı.

🔹 Devlete ait diğer işletmelerdeki üretim düşüşü nedeniyle konserve fabrikaları metal kutu temin etmekte zorlandı.

🔹 Çok sayıda fabrika kapandı, bazıları ise terk edilmiş durumda bulunuyor.

🔹 Toyota'nın montaj tesisi de ekonomik kriz ve üretim sorunları nedeniyle faaliyetlerini sonlandırdı.

Su Krizi

🔹 Şubat ayında su sağlayan rezervuardaki bir tünelde meydana gelen heyelan sistem genelinde krize yol açtı.

🔹 Yetkililer su kullanımını ciddi şekilde kısıtlayan bir program uygulamaya başladı.

🔹 Su tankerlerinin gelişi sırasında uzun kuyruklar ve gerginlikler yaşanıyor.

🔹 Özel tankerlerden alınan 20 litrelik bir bidon suyun fiyatı 8 dolara kadar çıkabiliyor.

🔹 Birçok okul ve işletme su yetersizliği nedeniyle faaliyetlerini durdurdu.

Toplumsal Durum

🔹 Kent sakinleri ekonomik koşulların iyileşmesini beklese de yaşam şartlarının daha da kötüleştiğini söylüyor.

🔹 Bazı mahallelerde insanlar yerel yönetim yapılarının sosyal medya paylaşımlarını ve günlük konuşmaları izlediğini öne sürüyor.

🔹 Devlet yardımlarının kesilebileceği endişesi nedeniyle bazı vatandaşlar görüşlerini açıklamaktan kaçınıyor.

Üniversitenin Çöküşü

🔹 1958'de kurulan Universidad de Oriente, Latin Amerika'nın önemli deniz araştırma merkezlerinden biriydi.

🔹 Üniversite bir dönem 15 binden fazla öğrenciye ev sahipliği yapıyordu.

🔹 Hükümet karşıtı protestoların ardından kampüste yıllar süren yağmalamalar yaşandı.

🔹 Kütüphaneler, laboratuvarlar ve binalar büyük zarar gördü.

🔹 Günümüzde yaklaşık 2 bin öğrenci eğitimine geçici yapılarda devam ediyor.

Günlük Yaşam

🔹 Elektrik kesintileri kentte neredeyse her gün birkaç saat sürüyor.

🔹 Alışveriş merkezlerinde yürüyen merdivenler ve asansörler sık sık çalışmıyor.

🔹 Klimaların devre dışı kalması nedeniyle kapalı alanlarda sıcaklık ciddi seviyelere ulaşıyor.

🔹 Kentteki açık çöp alanlarında bazı insanlar yiyecek, yakacak ve geri dönüştürülebilir malzeme topluyor.

Siyasi Destek Devam Ediyor

🔹 Kent genelinde hükümet yanlısı duvar resimleri ve sloganlar görünürlüğünü koruyor.

🔹 Bazı sakinler yaşanan sorunlara rağmen hükümetin krizi çözeceğine inandıklarını ifade ediyor.

🔹 Kendisini Chávez destekçisi olarak tanımlayan bazı vatandaşlar, su krizinin hükümetin kontrolü dışındaki nedenlerden kaynaklandığını savunuyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Box yapay zekâ nedeniyle 13 yeni iş türü oluşturdu

The New York Times
02.06.2026

🔹 ABD'li yazılım şirketi Box, yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte 13 yeni iş pozisyonu oluşturdu.

🔹 Yeni pozisyonlar arasında yapay zekâ mimarı, yapay zekâ çözüm yöneticisi, yapay zekâ platform lideri ve yapay zekâ-veri entegrasyonu direktörü bulunuyor.

🔹 Şirket çalışan sayısının 2026 başında 2.900'den 3.000'in üzerine çıkmasını bekliyor.

Yapay Zekâ ve İstihdam

🔹 Teknoloji sektöründe birçok şirket yapay zekâ gerekçesiyle işten çıkarmalara giderken Box, yapay zekânın yeni istihdam alanları oluşturduğunu belirtiyor.

🔹 Box CEO'su Aaron Levie, hem müşterilere yapay zekâ ürünleri sattıkları hem de şirket içinde yapay zekâ kullandıkları için daha fazla çalışan işe aldıklarını söyledi.

🔹 Levie, yapay zekâ sayesinde artan verimliliğin de yeni işe alımları teşvik ettiğini ifade etti.

Yeni Meslekler

🔹 Şirket, müşterilerin yapay zekâ sistemlerini kullanmasına yardımcı olacak "forward deployed engineer" pozisyonları oluşturdu.

🔹 Bilgi teknolojileri biriminde çalışan "yapay zekâ iş otomasyonu mühendisleri", çalışanların yapay zekâyı daha verimli kullanmasına destek veriyor.

🔹 Şirket ayrıca yapay zekâ modellerinin performansını ölçen uzmanlar da istihdam ediyor.

Box'ın Yapay Zekâ Stratejisi

🔹 Box, son yıllarda yapay zekâyı belge hazırlama, sözleşme inceleme ve onay süreçleri gibi alanlara entegre etti.

🔹 Çalışanlardan kendi görevlerinin bir kısmını bırakarak diğer ekiplerin yapay zekâ kullanımına yardımcı olmaları istendi.

🔹 Şirket, yapay zekâyı ürünlerinin temel bileşenlerinden biri haline getirmeyi sürdürüyor.

Mali Sonuçlar

🔹 Box'ın son çeyrek gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 arttı.

🔹 Bu, şirketin 2022'den bu yana kaydettiği en hızlı gelir artışı oldu.

🔹 Buna rağmen yatırımcılar, yapay zekânın gelecekte Box'ın yazılımlarının yerini alabileceği endişesi taşıyor.

Yazılım Mühendisliği

🔹 Şirket, yapay zekânın kod yazma yeteneklerinin gelişmesine rağmen yazılım mühendisi alımlarını yavaşlatmadığını açıkladı.

🔹 Levie, yapay zekâ ajanlarının mühendislerin üretkenliğini artırdığını ve her mühendisin artık daha fazla iş yapabildiğini söyledi.

🔹 Bu nedenle çekirdek mühendislik kadrolarını büyütmeye devam ettiklerini belirtti.

Uzman Görüşleri

🔹 Columbia Business School'dan Stephan Meier, yeni teknolojilerin tarih boyunca yeni iş alanları oluşturduğunu söyledi.

🔹 Meier, bilgisayarların yaygınlaşmasının bilgi teknolojileri departmanları ve yeni meslekler ortaya çıkarmasına benzer bir sürecin yapay zekâ alanında da yaşandığını belirtti.

🔹 Ancak yapay zekânın oluşturduğu yeni işlerin, işten çıkarmaların etkisini tamamen telafi edip etmeyeceğinin henüz belirsiz olduğu ifade ediliyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Putin'in Ukrayna savaşından çıkış yolu bulunmuyor

The New York Times
02.06.2026

🔹 Tarihçi Michael Kimmage, Vladimir Putin'in Ukrayna savaşında ne belirleyici bir zafer kazanabildiğini ne de siyasi maliyet ödemeden geri çekilebildiğini savundu.

🔹 Yazıya göre Putin'in yönetim sistemi, dışarıdan istikrarlı görünse de Rusya'nın gücünü, servetini ve genç nüfusunu tüketen bir savaşın içine sıkışmış durumda.

Savaşın Etkileri

🔹 Putin savaşın finansmanını sağlamayı ve yüksek para ödemeleriyle asker toplamayı sürdürüyor.

🔹 Rusya diplomatik ve ticari ilişkilerini dünyanın önemli bölümüyle korumaya devam ediyor.

🔹 Buna rağmen savaş, Rus vatandaşlarının yaşam standartlarını aşındırıyor ve ülkenin kaynaklarını tüketiyor.

Askeri Seçeneklerin Sınırı

🔹 Rus ordusu cephede sınırlı ilerlemeler kaydetse de savaşın dinamiğini değiştirecek güçlü yeni tırmanma araçları bulunmuyor.

🔹 Zorunlu seferberlik Rusya'ya askeri avantaj sağlayabilir ancak toplum içinde ciddi tepki yaratabilir.

🔹 Nükleer silah kullanımı ise zafer garantisi vermediği gibi ABD ve Avrupa'nın sert askeri tepkisini veya Çin ile ilişkilerde kırılmayı tetikleyebilir.

Barışın Zorluğu

🔹 Putin'in mevcut cephe hattı üzerinden bir anlaşmayı kabul etmesi halinde savaşın karşılığında yalnızca Ukrayna'nın güneyinde sınırlı bir toprak kazanımı elde etmiş olacağı belirtiliyor.

🔹 Böyle bir sonuç, savaşta yakınlarını kaybeden Ruslar açısından savaşın anlamsızlığının kabulü olarak görülebilir.

🔹 Bu durum Putin'in stratejik kararlarının ve hatalarının Rusya içinde daha fazla sorgulanmasına yol açabilir.

Putinizm Çıkmazı

🔹 Yazıda Putin'in yalnızca kendisini değil, kurduğu yönetim modelini de uzun süreli bir savaşın içine hapsettiği öne sürülüyor.

🔹 Putin sonrasında benzer çizgideki bir liderin, Batı güvenlik yapılarıyla bütünleşen ve savaş deneyimi kazanmış bir Ukrayna karşısında pasif kalmasının zor olacağı belirtiliyor.

Rusya İçindeki Durum

🔹 Son dönemde internet kısıtlamaları ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle bazı toplumsal hoşnutsuzluk işaretleri ortaya çıktı.

🔹 Ancak ülkede etkili bir savaş karşıtı hareket veya güçlü bir muhalefet partisi bulunmuyor.

🔹 Devletin ekonomi ve toplum üzerindeki geniş etkisi nedeniyle vatandaşların büyük bölümü sistemin bir parçası olarak yaşamını sürdürüyor.

🔹 Mevcut koşullarda Putin'i görevden uzaklaştırabilecek kişi veya kurum görünmediği ifade ediliyor.

Putin Sonrası Dönem

🔹 Yazı, Putin'in zamanla güçlü bir otoriter lider haline geldiğini ancak devlet yönetimi ve ekonomi alanında zayıf performans sergilediğini savunuyor.

🔹 Ukrayna'nın Rus topraklarına yönelik saldırılarının savaşın maliyetlerini doğrudan Rus vatandaşlarına hissettirdiği belirtiliyor.

🔹 Putin sonrası dönemde yönetim sisteminin çözülmesi halinde Rusya içinde sert bir siyasi güç mücadelesi yaşanabileceği öngörülüyor.

🔹 Yazıya göre Putin'in iktidarı sona erdiğinde, uzun yıllardır korumaya çalıştığı istikrar da ciddi biçimde sarsılabilir.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Ebola yayılırken bilim insanları yeni aşı ve tedaviler geliştirmek için yarışıyor

The New York Times
02.06.2026

🔹 Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda'da Ebola salgını hızla yayılırken sağlık çalışanları hastaları izole etmeye, temaslıları takip etmeye ve destekleyici tedavi uygulamaya çalışıyor.

🔹 Salgının merkezinde, daha önce yalnızca iki küçük salgına neden olmuş Bundibugyo virüsü bulunuyor.

🔹 Bundibugyo virüsüne karşı onaylanmış özel bir aşı veya ilaç bulunmuyor.

Yeni Finansman Hamleleri

🔹 İki büyük kâr amacı gütmeyen aşı kuruluşu, yeni aşıların geliştirilmesi için on milyonlarca dolarlık finansman açıkladı.

🔹 Dünya Sağlık Örgütü uzmanları bazı monoklonal antikorların ve ilaçların tedavi olarak test edilmesini tavsiye etti.

🔹 Uzmanlar sonuçların ortaya çıkmasının aylar sürebileceğini ancak salgının devam etmesi nedeniyle bu çalışmaların yine de önemli olacağını belirtti.

Bundibugyo Virüsü

🔹 Ebola hastalığı tek bir virüsten değil aynı cins içindeki farklı virüs türlerinden kaynaklanabiliyor.

🔹 Bundibugyo virüsü ilk kez 2007 yılında tanımlandı ve bugüne kadar yalnızca iki küçük salgına neden oldu.

🔹 Virüs ani ateş, kas ağrısı, kusma, kontrolsüz kanama ve organ yetmezliği gibi belirtilere yol açabiliyor.

🔹 Hastalık enfekte kişilerin önemli bir bölümünün ölümüne neden olabiliyor.

Tanı Sorunları

🔹 Nisan ayında ilk vakalar ortaya çıktığında doktorlar hastaları teşhis etmekte zorlandı.

🔹 Mevcut testlerin çoğu daha yaygın olan Ebola virüsünü tespit etmek için tasarlanmıştı.

🔹 Bundibugyo virüsünü tespit edebilen testler sağlık ekiplerine yeni ulaştırılmaya başlandı.

Aşı Çalışmaları

🔹 CEPI, üç farklı Bundibugyo aşı adayını klinik denemelere hazırlamak için toplam 61 milyon dolara kadar destek sağlayacak.

🔹 IAVI kuruluşu, VSV tabanlı aşı geliştirmek için 3,2 milyon dolara kadar finansman alacak.

🔹 Maymunlar üzerinde yapılan önceki çalışmalarda benzer bir VSV aşısı yüzde 100 koruma sağlamıştı.

🔹 Oxford Üniversitesi ekibi adenovirüs tabanlı bir aşı geliştirmek için 8,6 milyon dolara kadar destek aldı.

🔹 Araştırmacılar insan denemeleri için gerekli aşıları bir ila iki ay içinde hazırlayabileceklerini belirtti.

🔹 Moderna, Bundibugyo virüsüne karşı mRNA aşısı geliştirmek üzere 50 milyon dolara kadar destek alacak.

🔹 Gavi de önde gelen aşı adaylarının üretimini desteklemek için 40 milyon dolar ayırdığını duyurdu.

Tedavi Çalışmaları

🔹 Ebola virüsüne karşı kullanılan bazı monoklonal antikorların Bundibugyo virüsüne de bağlanabildiği tespit edildi.

🔹 Dünya Sağlık Örgütü uzmanları maftimivab ve deneysel MBP-134 adlı iki tedavinin klinik denemelere alınmasını önerdi.

🔹 MBP-134 daha önce hayvan deneylerinde ölümcül Ebola enfeksiyonlarını tedavi etmişti.

Araştırma Eksikliği

🔹 Vanderbilt Üniversitesi'nden James Crowe ve ekibi 2007 salgınından kurtulan kişilerde Bundibugyo virüsüne karşı güçlü antikorlar tespit etti.

🔹 Bu antikorlar maymun deneylerinde yüzde 100 koruma sağladı.

🔹 Ancak klinik çalışmalara geçilmesi için gerekli finansman sağlanamadı.

🔹 Uzmanlar, salgınlar başlamadan önce geniş kapsamlı aşı ve tedavi araştırmalarına yatırım yapılmasının gelecekteki salgınlara hazırlığı güçlendireceğini vurguluyor.

← Ana sayfaya dön Sonraki haber

Trump yönetimi okyanus izleme sistemini söküyor

The New York Times
02.06.2026

🔹 Trump yönetimi, Atlantik ve Pasifik okyanuslarındaki kıyı çevresi, deniz ekosistemleri ve iklimi etkileyen akıntıları izlemek için kurulan 368 milyon dolarlık Okyanus Gözlemevleri Girişimi'ni (Ocean Observatories Initiative) devre dışı bırakıyor.

🔹 Ulusal Bilim Vakfı (NSF), haziran ayında başlayacak operasyonla 900'den fazla derin deniz ölçüm cihazını sökmek üzere gemiler göndereceğini açıkladı.

🔹 Sistem Oregon, Washington, Alaska, Kuzey Carolina ve Grönland ile İzlanda arasındaki Irminger Denizi'nde faaliyet gösteriyordu.

Bilimsel Önemi

🔹 Araştırmacılar sistemden elde edilen verileri okyanusların atmosferden ne kadar sera gazı emdiğini anlamak için kullanıyordu.

🔹 Veriler deniz sıcaklıklarındaki değişimlerin balıkçılık üzerindeki etkilerini ve iklimdeki daha büyük değişimlerin işaretlerini incelemeye yardımcı oluyordu.

🔹 Kuzey Carolina açıklarındaki istasyon ABD'nin doğu kıyısındaki kıyı taşkınları ve okyanus akıntıları hakkında önemli bilgiler sağlıyordu.

Atlantik Akıntısı Araştırmaları

🔹 Irminger Denizi'ndeki istasyon, Atlantik Meridyonel Devridaim Dolaşımı'ndaki (AMOC) değişimlerin izlenmesinde kritik rol oynuyordu.

🔹 Bazı bilim insanları küresel ısınma nedeniyle bu akıntı sisteminin zayıfladığından endişe ediyor.

🔹 Akıntının çökmesi halinde ciddi hava olayları ve iklim etkileri ortaya çıkabileceği değerlendiriliyor.

Kararın Gerekçesi

🔹 NSF sözcüsü Michael England, kararın kurumun değişen bilimsel önceliklere ve yeni teknolojilere daha esnek şekilde kaynak ayırma stratejisiyle uyumlu olduğunu söyledi.

🔹 NSF ayrıca araştırma altyapılarında yaşam döngüsü yönetimine yönelik daha planlı bir yaklaşım izlediğini belirtti.

Tepkiler

🔹 NOAA'nın eski baş bilim insanlarından Craig McLean kararı eleştirerek bunun yönetimin bilimsel çalışmalara yaklaşımını yansıttığını söyledi.

🔹 McLean, sistemin kaldırılmasının ABD'nin küresel bilimsel liderlik konumuna zarar vereceğini savundu.

Sistemin Özellikleri

🔹 Ağ 2016 yılında faaliyete başladı ve başlangıçta 25 yıl boyunca çalışması planlanmıştı.

🔹 Her istasyonda binlerce metre derinliğe uzanan sensör dizileri okyanus akıntıları ile kimyasal ve biyolojik koşulları ölçüyordu.

🔹 Uzaktan kumandalı robotlar ve su altı araçları verileri araştırma merkezlerine iletiyordu.

Maliyet Tartışması

🔹 Ağın yıllık işletme maliyeti yaklaşık 48 milyon dolar seviyesindeydi.

🔹 Trump yönetimi 2025 ve 2026 bütçelerinde sistemin finansmanını yüzde 80 azaltmayı önerdi.

🔹 Kongre her iki girişimde de bütçeyi yeniden onayladı ve finansmanı geri getirdi.

Veri Kaybı Endişesi

🔹 Boston College'dan Hilary Palevsky, Irminger Denizi verilerinin son on yıldır okyanusun karbondioksit emilimini anlamada kullanıldığını söyledi.

🔹 Palevsky, sistemin kapatılmasının veri toplama sürecinde edinilen uzmanlığın kaybedilmesine yol açabileceğini belirtti.

🔹 Bilim insanları, sistemin sağladığı uzun süreli gözlem verilerinin okyanus ve iklim araştırmaları açısından yüksek değere sahip olduğunu vurguluyor.

← Ana sayfaya dön