
Wall Street Journal’ın haberine göre Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro, orduda sistematik tasfiyeler, korku politikası ve mali ödüllerle kurduğu sadakat zinciri sayesinde iktidarını her zamankinden daha sağlam hâle getirdi.
2013’ten bu yana komutanları sadakate göre terfi ettiren Maduro, muhalif subayları ya hapsetti ya da ülke dışına sürdü. Küba istihbaratının desteğiyle her ordu birimine ajan yerleştiren rejim, potansiyel isyanları daha başlamadan bastırabiliyor.
ABD’de hakkında uyuşturucu kaçakçılığı ve yolsuzluk suçlamaları bulunan Savunma Bakanı Vladimir Padrino López de dahil birçok general, Maduro rejimiyle kader birliği içinde. Bu durum, olası bir rejim değişikliğinde generallerin hapse gireceği korkusunu pekiştiriyor.
2019’daki ABD destekli darbe girişimi, ordu üst kademesinin sadakati nedeniyle başarısız olmuştu. Trump yönetimi, muhalif lider Juan Guaidó’yu geçici başkan olarak tanımış ve CIA’ye gizli operasyon izni vermişti. Ancak Maduro, askeri disiplini sıkılaştırarak bu girişimleri savuşturdu.
2017–2020 arasında en az dokuz darbe girişimi engellendi. 2018’de drone’lu suikast girişimi ve deniz yoluyla yapılan istila girişimi de başarısız oldu. Bugün ise ordu içinde korku, sadakat ve çıkar dengesi Maduro’nun en güçlü savunma hattı hâline geldi.
Uzmanlar, ABD’nin Karayipler’deki askeri yığınağının Maduro’yu caydırmadığını belirtiyor. Venezuela ordusu, artık yalnızca bir güvenlik gücü değil, rejimin ekonomik çıkar ağının merkezinde yer alıyor.



