
Türkiye’den kaçarak Japonya’ya sığınan Kürt göçmenler, son yıllarda artan ırkçı saldırılar ve toplumsal dışlanmayla karşı karşıya. Kawaguchi’de yaşayan Ali, küçük oğlunun parktayken bir adam tarafından yüzüne vurularak yere düşürüldüğünü ve “Yabancılar, ülkenize dönün” sözleriyle hakarete uğradığını anlatıyor. Çocuğun yaşadığı travma nedeniyle geceleri kâbus gördüğünü ve dışarı çıkmaya korktuğunu söylüyor.
Göçmen karşıtı iklim
Kawaguchi ve komşu Warabi’de yaklaşık 3.000 Kürt yaşıyor. Başlangıçta komşularıyla uyum içinde olduklarını söyleyen Kürt Kültür Derneği temsilcisi Vakkas Çolak, son yıllarda atmosferin sertleştiğini ifade ediyor. 2023’te çıkarılan göç yasası, üçüncü kez başvuran sığınmacıların sınır dışı edilmesine olanak tanıyarak tartışmaları körükledi. Sosyal medyada göçmenler suçla ilişkilendiriliyor, bazı gruplar kent meydanlarında nefret gösterileri düzenliyor.
Demografik kriz ve siyaset
Japonya’nın yabancı nüfusu 3,8 milyona ulaşarak rekor kırdı, ancak hâlâ toplam nüfusun %3’ünden az. Araştırmalara göre 2070’e kadar bu oranın %10’a yükselmesi bekleniyor. Bu tablo, yaklaşan LDP liderlik seçiminde göçün ekonomi ve yaşam maliyetiyle birlikte en önemli gündem maddelerinden biri haline gelmesine yol açtı. İktidar partisi, “sıfır yasa dışı göç” vaadiyle daha sert politikalar öneriyor.
Yükselen nefret söylemi
Sivil toplum örgütü temsilcisi Tatsuhiro Nukui, nefret mesajlarının ve işyerlerine yazılan ırkçı sloganların arttığını, Kürtlere yönelik provokatif videoların sosyal medyada dolaşıma sokulduğunu belirtiyor. “Bugün Kürtler hedefte, ama yarın başka bir grup olabilir” diyor.
Kısıtlı kazanımlar
Geçen yıl bir bölge mahkemesi, Kawaguchi’de nefret gruplarının protesto ve hakaret içerikli broşür dağıtmasını yasakladı. Ancak Japonya’nın bugüne kadar yalnızca bir Kürt göçmene mülteci statüsü tanımış olması, umutları kırıyor. 2024’te toplam 190 mülteci kabul edildi, çoğu Afganistan’dan gelenlerdi.
Ali’nin en büyük umudu, Japonya’da doğan küçük oğlunun geleceği. Ancak ailesi hâlâ belirsizlik içinde. “Türkiye’de yaşamak artık bizim için imkânsız. Burada kalmak istiyoruz, ama çocuklarımın güvenliği için her gün endişeleniyorum” diyor.



