
DW’nin haberine göre, 9 Eylül 2000’de Nürnberg’de çiçek tezgâhının başında bekleyen 38 yaşındaki Enver Şimşek, aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütü tarafından vurularak ağır yaralandı ve iki gün sonra hayatını kaybetti. O, NSU’nun 2000–2007 yılları arasında işlediği 10 cinayetin ilk kurbanıydı.
Şimşek’in ailesi, katillerin kim olduğunu ancak 2011’de, örgütün deşifre edilmesiyle öğrenebildi. Bu 11 yıllık süreçte polis, aileyi ve yakın çevresini şüpheli gördü, hatta uyuşturucu bağlantısı iddialarını gündeme getirdi. Kızı Semiya Şimşek, bu dönemi “karanlık yıllar” olarak tanımlıyor: “Biz kurban değil, zanlı muamelesi gördük.”
Adalet ve Eksik Cevaplar
2013’te başlayan ve 2018’de sonuçlanan NSU davasında, örgütün hayatta kalan üyesi Beate Zschäpe müebbet hapis cezası aldı. Ancak aileler hâlâ birçok sorunun cevapsız bırakıldığını söylüyor. Semiya Şimşek, “Neden babam seçildi, kurbanlar nasıl belirlendi, diğer suç ortakları neden hâlâ araştırılmıyor?” diyerek belirsizliğin bitmediğini vurguluyor.
Anı ve Mücadele
Şimşek’in kızı Semiya ve Gamze Kubasik, babası Mehmet Kubasik’i 2006’da NSU saldırısında kaybetmişti. İki kadın “Unser Schmerz ist unsere Kraft” (“Acımız gücümüzdür”) adlı kitapta hem ailelerinin yaşadıklarını hem de adalet arayışlarını anlattı.
Aileler, NSU saldırılarında yaralanan 22 kişinin ve tüm mağdurların anısının canlı tutulması için mücadeleyi sürdürüyor.



