
Financial Times’ın haberine göre, Türkiye’nin en prestijli yükseköğretim kurumlarından Boğaziçi Üniversitesi’nde yıllardır süren siyasi gerilim, mevcut rektörün görev süresinin bitmesiyle yeniden gündemde.
Üniversitede 2021 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir rektör atamasıyla başlayan kriz, akademik özerklik tartışmalarını alevlendirmişti. Türkiye’nin en yüksek mahkemesi geçen yıl bu tür atamaları anayasaya aykırı buldu. Ancak karar usule dayandırıldığı için, iktidar yeni bir yasa çıkararak cumhurbaşkanına rektör atama yetkisini yeniden kazandırdı. Haziran ayında Meclis tarafından onaylanan düzenleme, Erdoğan’ın bu hafta yeni bir rektör atamasının önünü açtı.
Akademik özgürlük ve protestolar
Öğretim üyeleri, üniversitede bağımsızlığın ortadan kalktığını, akademik standartların düştüğünü ve haksız görevden almaların yaşandığını dile getiriyor. Öğrenciler ise protestolar sırasında sık sık gözaltına alındıklarını, “terörist” olarak yaftalandıklarını ve sürekli gözetim altında olduklarını belirtiyor. 2020’de Türkiye’nin üniversite sıralamasında 11. sırada bulunan Boğaziçi, 2024’te 22. sıraya geriledi.
Toplumsal yansımalar
Muhalifler, hükümetin müdahalesini akademik özgürlüğe yönelik bir tehdit ve otoriterleşmenin göstergesi olarak yorumluyor. Buna karşılık, hükümet yanlıları, atamaların Türkiye’nin 86 milyonluk nüfusunun çoğunluğunun İslami değerlere daha fazla yer verilmesi yönündeki talebini karşıladığını savunuyor.
Boğaziçi Üniversitesi’nin yeni rektörünü belirleyecek süreçte 14 aday bulunuyor. Ancak öğretim üyeleri kararın sembolik görüşmelerin ötesinde Cumhurbaşkanlığı tarafından belirleneceğini düşünüyor. Ekonomi profesörü Ünal Zenginobuz, “Seçim ihtimali en fazla yüzde 5–10” ifadeleriyle umutsuzluğu özetledi.



