
The Economist’in haberine göre Estonya, Rusya’dan gelebilecek olası bir askeri tehdide karşı hem ordusunu hem de sivil savunma altyapısını hızla güçlendiriyor. Ukrayna savaşının ardından 4 binden fazla vatandaş gönüllü olarak savunma birliklerine katıldı.
Kadın çavuş Berit Osula, makineli tüfek ve havan eğitimiyle öne çıkan gönüllülerden biri. Estonya, 1,4 milyon nüfuslu küçük bir ülke olmasına rağmen, sınır komşusu Rusya’ya karşı hazırlıklarını artırıyor. Nüfusun yaklaşık %20’si etnik Ruslardan oluşuyor ve Narva gibi sınır şehirlerinde Rusya’nın kültürel ve siyasi etkisi hissedilmeye devam ediyor.
Rusya, uzun süredir Estonya’ya karşı siber saldırılar, sabotaj eylemleri ve propaganda kampanyaları yürütüyor. Ukrayna’daki savaşın sona ermesi halinde Rus askerlerinin Baltık bölgesine yönelmesinden endişe ediliyor. Bu çerçevede NATO, bölgede varlığını artırırken Estonya da savunma bütçesini GSYİH’nın %5,4’üne çıkardı. Ülke genelinde yeni bir NATO üssü inşa ediliyor, HIMARS füze sistemleri yerleştirildi ve Narva ilk kez Estonya askerlerinin konuşlandığı bir garnizon olacak.
Hükümet ayrıca Rus vatandaşlarına vize yasağı, Rus televizyon kanallarının yayınlardan kaldırılması, Sovyet dönemi anıtlarının sökülmesi ve okullarda 2030’a kadar tamamen Estonca eğitime geçilmesi gibi politikalar uyguluyor. Ancak bu adımlar, Rus azınlık içinde kimlik ve aidiyet tartışmalarını derinleştiriyor. Bazıları Putin yanlısı görüşlere sahipken, bazıları Ukrayna’dan gelen mültecilere destek veriyor.
Halk arasında olası bir Rus saldırısı senaryosu yüksek sesle konuşulmuyor. Ancak sığınak hazırlıkları, kriz merkezlerinin belirlenmesi ve savunma tatbikatları hız kesmeden devam ediyor. Estonya yönetimi, NATO müttefikleriyle birlikte caydırıcılığın savaşı önleyecek en güçlü araç olduğuna inanıyor.



