
Türkiye’nin beşinci nesil yerli savaş uçağı KAAN, özellikle gelişmekte olan ülkelerde ABD yapımı F-35’e alternatif olarak ciddi bir ilgi görüyor. Temmuz sonunda Endonezya ile yapılan 48 adetlik ihracat anlaşması, bu ilgiyi somut bir başarıya dönüştürdü.
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen KAAN, Türkiye’nin yaşlanan F-16 filosunun yerini alması amacıyla tasarlandı. Aynı zamanda düşük maliyetli ve erişilebilir yapısıyla NATO dışı pazarlara hitap ediyor. TUSAŞ yetkililerine göre KAAN, F-35’e kıyasla daha uygun fiyatlı olacak.
Ankara’nın bu hamlesi, 2019 yılında Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alması sonrası F-35 programından çıkarılmasıyla hız kazandı. Ancak Türk savunma sanayii, F-35 için daha önce 900’den fazla parça üreterek önemli bir teknolojik altyapıya sahip olmuştu.
KAAN’ın 2024’teki ilk test uçuşunun ardından başta Endonezya olmak üzere Mısır, Körfez ülkeleri, Azerbaycan ve Ukrayna gibi ülkelerin ilgi gösterdiği bildiriliyor. Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, ülkesinin KAAN savaş uçağı ve denizaltı geliştirme projelerinde Türkiye ile iş birliği yapmak istediğini açıkladı.
Hudson Enstitüsü uzmanı Can Kasapoğlu, KAAN’ın eski Sovyet silah sistemlerinden NATO standartlarına geçmek isteyen ülkeler için cazip bir çözüm sunduğunu vurguladı.
ABD ile Türkiye arasında F-35 meselesi hâlâ bir tartışma konusu olmaya devam ediyor. Emekli ABD Amirali Mark Montgomery, Türkiye’nin F-35 programına tekrar dahil edilmesinin ancak S-400 sistemlerinin imha edilmesi ve Hamas’a verilen desteğin kesilmesiyle mümkün olabileceğini savundu.
Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile yürütülen görüşmelerde F-35 konusunda ilerleme sağlandığını duyurdu. Ancak bu açıklama, özellikle İsrail’de kaygı uyandırdı.
Türkiye’nin KAAN savaş uçağını 2028 yılında operasyonel göreve başlatması bekleniyor.



