
Almanya merkezli DW’ye göre, Türkiye’deki Neolitik Çatalhöyük yerleşiminde yapılan DNA analizleri, 9.000 yıl önce burada yaşayanların kadın merkezli ve eşitlikçi bir toplumsal yapıya sahip olduğunu ortaya koydu.
Ankara’daki Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden genetikçilerin liderliğinde yürütülen araştırmada, evlerin altına gömülü 131 iskelet incelendi. DNA analizleri, aynı evin altına gömülen kişilerin çoğunlukla anne tarafından akraba olduğunu gösterdi. Bu da evlilik sonrası erkeklerin kadın ailesinin yanına taşındığını ortaya koydu.
Kadınların Statüsü Daha Yüksekti
Araştırmacılar, kadın mezarlarında erkeklere kıyasla beş kat fazla sayıda mezar eşyası bulunduğunu belirledi. Bu bulgu, kadınların Çatalhöyük toplumunda daha yüksek sosyal konuma sahip olduğunu gösteriyor.
“DNA Kasası”: Kulak Kemiği
Bölgedeki zorlu iklim koşulları nedeniyle DNA elde etmek kolay olmadı. Ancak araştırmacılar, insan vücudundaki en sağlam kemiklerden biri olan temporal kemiğin petrous kısmını kullanarak DNA’lara ulaştı. Bu bölüm, “DNA kasası” olarak tanımlandı.
Eşitlikçi Bir Toplum
Aynı evin altına gömülen herkesin akraba olmaması, araştırmacıları farklı bir sonuca götürdü: Çocukların farklı ailelerde büyütülmesi olağandı. Bu durumun, kaynakların eşit dağılımını sağlamak amacıyla uygulandığı düşünülüyor.
Modern Araştırmalar Yeni Sorular Doğuruyor
Çatalhöyük kazı ekibinde yer alan arkeolog Eva Rosenstock, “Bir çocuğunuz üç kapı ötede büyüyorsa, sadece kendi evinizin çıkarlarını gözetmezsiniz” diyerek toplumun kolektif bir yapıya sahip olduğunu vurguladı.
Ancak Rosenstock, bu eşitlikçi, kadın merkezli yapının nasıl ataerkil bir düzene dönüştüğü sorusunun henüz yanıtlanamadığını belirtiyor: “Bu, bir sonraki heyecan verici soru.”



