
Amerika Birleşik Devletleri’nde akciğer kanseri teşhisi konan her dört kişiden biri hayatında hiç sigara içmedi. Bilim insanları, sigara içmeyenlerde artan akciğer kanseri vakalarının arkasındaki nedenleri araştırıyor.
Yükselen eğilim: Kadınlar ve Asyalılar
Ulusal Kanser Enstitüsü’nden Dr. Maria Teresa Landi’ye göre, sigara içmeyenler arasında akciğer kanseri oranı dünya genelinde %10 ila %25 arasında. Asya kökenli kadınlarda bu oran bazı bölgelerde %50’yi aşıyor. ABD’de de Asyalı kadınlar, diğer kadınlara kıyasla neredeyse iki kat daha fazla risk altında.
Hava kirliliği ve genetik faktörler ön planda
Nature dergisinde yayımlanan geniş kapsamlı bir araştırma, hava kirliliğine maruz kalmanın DNA mutasyonlarını artırdığını ve hücre bölünmesini hızlandırarak kansere zemin hazırladığını ortaya koydu. Ayrıca ailesinde akciğer kanseri öyküsü olan bireylerde risk daha yüksek. Bu durumun hem genetik hem çevresel nedenlere bağlı olabileceği düşünülüyor.
Tarama rehberleri güncellenmeli mi?
Şu anda ABD’de yalnızca uzun süreli sigara içmiş bireyler için tarama öneriliyor. Ancak uzmanlar, sigara içmemiş ancak aile öyküsü bulunan bireyler için de erken teşhis yöntemlerinin geliştirilmesi gerektiğini savunuyor. Taiwan’da yapılan bir çalışma, bu gruptaki bireylerde de yüksek oranda kanser saptandığını gösterdi.
Farklı genetik mutasyonlar, farklı tedavi yaklaşımları
Sigara içmeyen bireylerde görülen kanser türleri, farklı “driver mutasyonlar” taşıyor. Bu nedenle hedefe yönelik tedaviler bu hastalar için etkili olabiliyor. Bu durum, bazı hastaların ileri evreye rağmen yıllarca yaşamlarını sürdürebilmesini sağlıyor.
Damgalama ve yanlış algı
Lung cancer hastası ve aktivist Leah Phillips, sigara içmediği halde kanser olduğunu söylediğinde çevresinden sıklıkla şaşkınlıkla karşılandığını ifade ediyor. “Artık bu hastalık dedelerimizin hastalığı değil,” diyor.