PKK’nın silahsızlanma kararı, Türkiye’nin bölgesel etkisini artırırken İsrail için yeni jeopolitik riskler doğurabilir

Haaretz yazarı Simon A. Waldman’ın analizine göre, PKK’nın 50 yıllık silahlı mücadelesini sona erdirme yönündeki kararı, Türkiye’nin iç güvenliğini güçlendirerek dış politikada daha iddialı bir pozisyona geçmesine zemin hazırlıyor. Bu durum, özellikle Suriye’de etkinliğini artırmak isteyen Ankara ile İsrail arasındaki dengeyi değiştirebilir.
PKK’nın sembolik bir törenle Irak’ın Kürt bölgesinde silahlarını yakmasının ardından, örgüt lideri Abdullah Öcalan’ın cezaevinden gönderdiği mesajda “demokratik mücadeleye devam” vurgusu dikkat çekmişti. Ancak silahsızlanmanın tamamlanması için Türkiye’nin anayasal reformlara gitmesi ve siyasi tutukluları serbest bırakması gerektiği belirtiliyor.
Türkiye’nin etkisi artarken İsrail ne yapacak?
Waldman’a göre, Türkiye’nin PKK’ya karşı son dönemde elde ettiği askeri başarılar ve Suriye’de artan etkisi, Ankara’yı bölgesel bir hegemonya adayına dönüştürüyor. ABD’nin Suriye’den çekilmesi, Erdoğan’a bu alanda manevra alanı sağlıyor.
Öte yandan Türkiye, ABD’den F-35 savaş uçaklarını yeniden almak için girişimlerde bulunuyor. Daha önce Rusya’dan alınan S-400 hava savunma sistemleri nedeniyle bu satış askıya alınmıştı. Eğer Türkiye bu uçaklara ulaşırsa, İsrail’in bölgedeki hava üstünlüğü tehlikeye girebilir.
Suriye’deki gelişmeler belirleyici olabilir
İsrail’in Dürzileri koruma çabaları veya Suriye ordusuna yönelik saldırıları, Şam’daki yeni geçici yönetimi Türkiye’ye yaklaştırabilir. Bu durumda İsrail, İran sonrası bölgede etkili yeni bir rakip olarak Türkiye ile karşı karşıya kalabilir.
Ancak Waldman’a göre, Kürt sorunu gerçek anlamda çözülmedikçe Türkiye’nin bu zaferi kalıcı olamaz. Kültürel ve siyasi haklar tanınmadığı, tutuklular serbest bırakılmadığı sürece çatışmaların yeniden başlaması kaçınılmaz olacaktır.



