
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 17 Temmuz Çarşamba günü hâkim karşısına çıkacak. Hakkında yöneltilen “tehdit” ve “hakaret” suçlamaları, siyasi yasakla birlikte yedi yıla kadar hapis cezasına yol açabilir.
Bloomberg’ün haberine göre, 19 Mart’taki gözaltı sürecinden bu yana kamuoyunun önüne çıkmayan İmamoğlu’nun davası, muhalefet partisi CHP’ye yönelik baskının simgesi hâline geldi. CHP, 2024 yerel seçimlerinde AK Parti’ye karşı önemli başarı elde etmiş, ancak seçimden bu yana onlarca CHP’li belediye başkanına yönelik yolsuzluk soruşturmaları açılmıştı.
Siyasi atmosfer ve ekonomik etkiler
İmamoğlu’nun tutuklanması İstanbul’da protestolara yol açarken, Merkez Bankası’nın lirayı desteklemek için 50 milyar dolar rezerv harcadığı bildirildi. Davayı eleştirenler, yargının siyasallaştığını ve Erdoğan’ın yargı üzerindeki etkisinin arttığını öne sürüyor. Avrupa Komisyonu’nun 2024 tarihli raporunda, yargıçlar kurulunun üyelerinin atama sürecinde hükümetin rolünün azaltılması tavsiye edilmişti.
İmamoğlu’nun müttefiki CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 5 Temmuz’da yaptığı açıklamada Türkiye’nin otokrasiye sürüklenme riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Ertesi gün hakkında Erdoğan’a hakaret ve kamu görevlilerini tehdit iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Üç belediye başkanının gözaltına alınmasıyla baskılar daha da tırmandı.
CHP’nin zorunlu hamleleri
CHP, yargı süreciyle hem İmamoğlu’nu hem de genel başkan Özgür Özel’i etkisiz hâle getirmeye çalışan bir stratejiyle karşı karşıya olduğunu savunuyor. Parti içinde liderliği belirleyen son kurultayın iptali yönünde dava açıldı. Olası bir baskın seçim için Anayasa değişikliğine ihtiyaç duyan Erdoğan’ın, Meclis çoğunluğunu sağlamak üzere DEM ile yakınlaşma sinyali vermesi ise CHP içinde “artık yeni düşman biziz” yorumlarına neden oldu.
Yargı süreci ve siyasi hesaplar
İmamoğlu, 2028’deki cumhurbaşkanlığı seçimleri için adaylığını açıklamaya hazırlanırken Mart ayında gözaltına alınmıştı. Soruşturmalar yalnızca siyasi değil, ekonomik sonuçlar da doğurdu. Ancak son dönemde yatırımcı ilgisinin yeniden canlandığı ve Türkiye’nin borçlanma araçlarına güçlü yabancı talep geldiği belirtiliyor.
İmamoğlu’nun 17 Temmuz’daki davası, Ocak ayında İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nı tehdit ve hakaret ettiği suçlamasıyla başlatılmıştı. Eleştirmenler, ABD Başkanı Trump döneminde Türkiye’nin Batı ile stratejik önemi arttığı için, bu baskılara karşı Batılı müttefiklerin sessiz kaldığını savunuyor.
CHP’nin önünde birkaç seçenek bulunuyor. Bunlardan biri, milletvekili istifaları yoluyla ara seçim zorlamak. Ancak bu riskli bir hamle olarak değerlendiriliyor. Middlebury College’dan siyaset bilimci Sebnem Gümüşçü’ye göre bu sürecin temel amacı, CHP’yi zayıflatmak ve denetim altına almak.



