
İsrail ile ABD’nin 12 gün süren İran’a yönelik askeri harekâtı, sadece İran’ın değil, tüm bölgenin siyasi ve stratejik hafızasında derin bir iz bıraktı. Middle East Eye yazarı Soumaya Ghannoushi’ye göre, bu savaş İsrail’in “yenilmezlik” mitini yıktı ve ABD’nin sonsuz desteğine dayanan kırılgan yapıyı açık etti.
İsrail ilk kez doğrudan İran’la savaşa girdi. Üstelik ABD bu kez sadece silah ve diplomasiyle değil, bizzat askerî güçle yanında yer aldı. Ancak ortaya çıkan tablo zafer değil, tam bir bağımlılık ve kırılganlık gösterisiydi.
ABD’nin açık müdahalesi ve İsrail’in zayıflayan rolü
Yazar, İsrail’in tarih boyunca ABD yardımıyla bölgesel güç elde ettiğini ancak doğrudan ABD askerî desteğiyle ilk defa savaşa girdiğini vurguluyor. Bu, İsrail’in artık savaşlarını tek başına sürdüremediğini gösteriyor.
Ateşkes bile İsrail’in değil, Trump’ın talimatıyla gerçekleşti. İsrail’in savaş sonrası yaptığı yeni saldırı girişimi de ABD tarafından durduruldu. Trump, kameralar önünde Netanyahu’ya bağırdı.
Gazze hâlâ direniyor, İsrail hâlâ kaybediyor
Savaş boyunca İran’a odaklanan uluslararası kamuoyu, Gazze’deki direnişin devam ettiğini unutmamalı. Savaş sona erdikten sadece saatler sonra Gazze’den İsrail askerlerine saldırı gerçekleşti.
Direnişin taktikleri değişiyor. Bu artık sadece bir siyasi tepki değil; yazarın ifadesiyle, bir “medeniyet mirası”.
İçeride çatlaklar, dışarıda yorgunluk
ABD içinde İsrail’e verilen desteğin aşındığı görülüyor. Özellikle Demokrat Parti tabanında ve genç Cumhuriyetçilerde Filistin’e destek hızla artıyor.
Zohran Mamdani’nin New York’ta Andrew Cuomo’ya karşı kazandığı zafer, bu dönüşümün siyasi bir göstergesi.
Trump bile kamuoyundaki baskı üzerine savaşın sonlandırılmasını istedi. Yazar, “İsrail artık kazanamaz. ABD ise İsrail’le birlikte kazanamaz,” diyerek bu kırılmanın altını çiziyor.
Bölgesel uyanış mı, küresel çöküş mü?
İsrail’in 1967’deki zafer coşkusunun yerini, bugün küresel bir yalnızlık aldı. Ghannoushi’ye göre, bu savaşın kazananı yok; ancak kaybedeni çok açık: İsrail’in efsanesi.
Ve bu çöküş, sadece bir ülkenin değil; bir imparatorluk yanılgısının çöküşüdür.



