
Wall Street Journal’ın haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın hem İsrail hem de İran üzerindeki baskısı sayesinde taraflar, bölgede tansiyonu düşüren bir ateşkese razı oldu. Süreç, ABD’nin İran’daki nükleer tesislere düzenlediği B-2 bombardıman saldırısıyla başladı.
Gizli diplomasiden öfke nöbetine
ABD’nin Fordow ve Natanz’taki tesislere 14 adet 13 tonluk bunker-buster bombasıyla yaptığı saldırı sonrası, Trump doğrudan İsrail Başbakanı Netanyahu’yu arayarak savaşın bitmesi gerektiğini bildirdi.
Aynı anda Ortadoğu özel temsilcisi Steve Witkoff, Arap ülkeleri üzerinden İran ile mesaj trafiği yürüttü. İranlı yetkililer saldırıya sınırlı bir yanıt vererek ABD’nin Katar’daki Al Udeid Üssü’ne füze fırlattı. Füze saldırısı önceden Katar aracılığıyla ABD’ye bildirildi, saldırıda can kaybı yaşanmadı.
Ateşkesin ilanı ve ihlali
Trump, sosyal medya üzerinden “Tebrikler!” mesajıyla ateşkesi ilan etti. Ancak ateşkes saatinden önce İsrail, Tahran’da İran askeri hedeflerine yeni bir saldırı düzenledi; İran da Beer Şeva’ya füze atarak 4 sivili öldürdü.
Bunun üzerine Trump, Netanyahu’yu tekrar arayarak operasyonları durdurmasını istedi. 38 dakika sonra İsrail savaş uçakları geri döndü.
Yeni dış politika doktrini mi?
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, yaşananları “ulusal çıkarları net şekilde tanımlayıp, gerektiğinde ezici güçle hareket eden” yeni bir dış politika doktrini olarak tanımladı.
Trump, bu süreçte Beyaz Saray diplomasi kadrosunu devre dışı bırakarak kararları dar bir danışman çevresiyle aldı. ABD Ulusal Güvenlik Konseyi’nin sürece dahil edilmemesi dikkat çekti.
Trump: “Bundan sonra daha sakin olacak”
Trump, yaşananları NATO Zirvesi öncesi değerlendirdi: “İsrail ve İran’la yaşadığım şeyden sonra NATO Zirvesi çok daha sakin geçecek.”


