
DW’nin haberine göre, 2024 yılında Almanya’dan vatandaşlık alan Türklerin sayısı bir önceki yıla göre %110 artarak 22.525’e ulaştı. Bu artışın arkasında hem Almanya’daki yasal değişiklikler hem de Türkiye’deki siyasi ve ekonomik durum yer alıyor.
Yasal değişiklikler ve çifte vatandaşlık etkisi
2024 Haziran’ında yürürlüğe giren yeni yasalarla birlikte Almanya, çifte vatandaşlığa izin vermeye başladı. Artık Türk vatandaşları, kendi vatandaşlıklarını kaybetmeden Alman pasaportu alabiliyor. Bu da başvuruları hızlandırdı. Ayrıca vatandaşlık için gerekli ikamet süresi sekiz yıldan beş yıla indirilmişti.
Bürokrasiye karşı pasaport
Berlin’de yaşayan ve bir STK’da çalışan hukuk doktoru Alaz Sümer, vatandaşlık almanın göçmenler için “pratik bir gereklilik” olduğunu belirtiyor. Sümer, “Aksi hâlde sürekli olarak bürokrasiyle uğraşıyorsunuz,” diyor.
Siyasi katılım ve vizesiz seyahat
Yazılımcı Burak Keçeli ise, Almanya’da yıllarca yaşadıktan sonra siyasi katılım hakkı kazanmak ve vizesiz seyahat edebilmek için başvuruda bulunduğunu söylüyor. Alman pasaportu, 131 ülkeye vizesiz seyahat imkânı tanıyor. Buna karşın Türk pasaportu yalnızca 75 ülkeye bu imkânı veriyor.
Türkiye’deki baskı ve ekonomik kriz
Sümer, Türkiye’de akademisyen olmanın mümkün olmadığını hissettiği için ülkeyi terk ettiğini söylüyor. Keçeli ise Türkiye’de “güzel bir yaşam” kurmanın zorluğundan bahsediyor. Türkiye’deki ifade özgürlüğü ihlalleri ve yüksek enflasyon gibi faktörler, bu tercihlerde etkili olmuş durumda.
Kültürel aidiyet: Kalben hâlâ Türkiye’de
Almanya’da uzun süre yaşayan pek çok Türk vatandaşı, ülkeleriyle olan bağlarını koparmadıklarını belirtiyor. Keçeli, “Tüm sevdiklerim hâlâ Türkiye’de. Türkiye her zaman evim olacak,” diyor. Sümer ise “Alman pasaportum var ama Almanya benim evim değil,” diyerek kimlik karmaşasını vurguluyor.
Gündelik ayrımcılık ve görünmez sınırlar
Haberde, vatandaşlık alınsa bile göçmenlerin tam olarak kabul edilmediği de vurgulanıyor. Sümer, gerçek ismiyle ev başvurusu yaptığında geri dönüş almadığını, ancak sahte bir Alman ismiyle başvurduğunda cevap geldiğini belirtiyor. “Alman isminiz yoksa pasaport da sizi korumuyor,” diyor.


