
Axios’un haberine göre, İsrail’in İran’a yönelik son derece kapsamlı hava ve istihbarat saldırısı yaklaşık 8 ay süren gizli bir hazırlığın ardından hayata geçirildi. Operasyonun hedefi, İran’ın nükleer ve balistik füze kapasitesini tamamen yok etmekti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, saldırının birkaç gün sürebileceğini belirtti. İsrailli yetkililer ise operasyonun haftalarca devam edebileceğini ifade ediyor.
Nükleer bilim insanları ve generaller hedefte
İsrail ilk saldırı dalgasında İran’ın nükleer programını yürüten 25 bilim insanını hedef aldı. En az ikisinin öldüğü doğrulandı. Aynı zamanda İran Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Selami, Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri ve bir diğer üst düzey general öldürüldü.
Mossad sahada sabotaj yaptı
Saldırı sadece hava harekâtı ile sınırlı kalmadı. Mossad’a bağlı sahadaki ajanlar, İran’ın füze rampaları ve hava savunma sistemlerini hedef alan sabotaj operasyonları yürüttü.
Bazı ajanlar, İran içinde önceden yerleştirilen sistemleri aktive etti. Bu da İsrail savaş uçaklarına İran semalarında tam kontrol sağladı.
Operasyonun stratejik arka planı
İsrail, operasyon fikrini İran’ın Ekim ayında İsrail’i vurmasının ardından şekillendirdi. İran’ın büyüyen füze kapasitesi ve yeni yeraltı uranyum zenginleştirme tesisinin devreye girmesi, müdahale kararı alınmasında etkili oldu.
Ayrıca İsrail istihbaratı, İran’ın nükleer silah üretim hızında artış olduğuna dair bilgiler elde etti.
ABD ile ilişkiler: Açık gerilim, örtülü mutabakat
İsrail saldırıya hazırlanırken Trump yönetimi, kamuoyunda bu operasyona karşı görünmeyi tercih etti.
Ancak İsrailli yetkililere göre, Trump ve ekibi perde arkasında saldırıya karşı çıkmadı. Hatta bu yaklaşımın İran’ı yanıltmak için kasıtlı olarak uygulandığı belirtiliyor.
Dışişleri Bakanı Marco Rubio saldırının “tek taraflı” olduğunu söyledi. Trump da saldırıyı bildiğini ancak ABD’nin askeri olarak katılmadığını vurguladı.
ABD’nin istihbarat, lojistik veya savunma desteği verip vermediği ise henüz resmî olarak açıklanmadı.



