
Tesla’nın sürücüsüz araç teknolojisi “Full Self-Driving” (FSD), Kasım 2023’te Arizona’da gerçekleşen ölümcül bir kazayla yeniden tartışma konusu oldu. Yoğun güneş ışığı nedeniyle görüşün azaldığı bir kavşakta, FSD aktifken ilerleyen Tesla Model Y, yolda kaza sonrası trafiği yönlendirmeye çalışan Johna Story’ye çarptı. 71 yaşındaki kadın olay yerinde hayatını kaybetti.
Kaza anı aracın ön, arka ve yan kameraları tarafından kaydedildi. Görüntüler, Tesla’nın yavaşlamadığını ve sürücünün müdahale etmediğini gösteriyor. Tesla, kazayı Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi’ne (NHTSA) yedi ay sonra bildirdi.
Regülatörler incelemede: FSD bir güvenlik riski mi?
Olay, NHTSA’nın Ekim 2024’te FSD hakkında açtığı “potansiyel tasarım hatası” soruşturmasına temel oluşturdu. Bu, FSD modundayken yaşanan ve görüş kısıtlılığı (güneş parlaması, sis, toz vb.) altında gerçekleşen dört kazadan biri. Ajans, Tesla’dan sistemin yapısı, sensörlerin işlevi ve kötü görüş koşullarında nasıl çalıştığı hakkında bilgi talep etti.
NHTSA daha önce, Tesla’nın başka bir sistemi olan Autopilot hakkında yıllar süren bir soruşturma yürütmüş ve sürücülerin sistemi kötüye kullanmasına karşı yeterli önlem alınmadığı sonucuna varmıştı. Bu doğrultuda 2 milyon Tesla aracı geri çağrılmıştı.
Kameraya karşı lidar: Sistemlerin sınırları
Tesla’nın sistemleri yalnızca kamera temelliyken, Alphabet’in (Google) sahibi olduğu Waymo gibi firmalar radar ve lidar gibi aktif sensörler de kullanıyor. Bu sensörler, dış aydınlatmadan bağımsız çalışıyor ve görüşü zorlaştıran koşullarda daha güvenli veri sağlıyor.
Tesla’nın araçlarında toplam 8 kamera bulunuyor. Waymo’nun beşinci nesil araçlarında ise 14 kamera, 6 radar ve 4 lidar sensörü olmak üzere toplam 24 sensör yer alıyor. Ancak bu fark maliyete de yansıyor: Waymo araçlarındaki sistemin tahmini maliyeti 9.300 dolar iken, Tesla’nınki sadece 400 dolar.
Musk: “Kameralar güneşe karşı da çalışıyor”
Tesla CEO’su Elon Musk, kameralı sistemin yeterli olduğunu savunuyor. Nisan’daki yatırımcı görüşmesinde, “Foton sayımına dayalı doğrudan görüntüleme yöntemiyle güneşe doğru bile sorunsuz ilerleyebiliyoruz,” açıklamasını yaptı. Ancak uzmanlar bu iddialara şüpheyle yaklaşıyor. Elektrik mühendisi ve iletişim uzmanı Sam Abuelsamid’e göre, “Görüntü işleme bir noktada yine de gerekli. Bu iddialar teknik olarak eksik.”
Tesla’nın kullanım kılavuzlarında bile kameraların “hasar veya yaralanmaya yol açabilecek nesne ve engelleri algılamayabileceği” belirtiliyor.

Teslalar Çevrelerini Görmek İçin Daha Az Sensör Kullanıyor.
Waymo kameralara ek olarak radar ve lidara güveniyor.
Not: Araç içi kamera ve ultrasonik sensörler dahil değildir.
Sosyal medya ile algı, gerçeği gölgede bırakıyor
Tesla, sosyal medyada FSD sistemini “direksiyonu tozlandıracak kadar iyi” gibi ifadelerle tanıtırken, bu tür mesajlar NHTSA tarafından eleştirilmişti. Kurum, Tesla’nın kamuya yaptığı bu tür açıklamaların, kullanıcıları sistemin sınırlamaları hakkında yeterince uyarmadığını vurguladı.
Siyasi destekle hızlanan otonom hamleler
Elon Musk, sürücüsüz araçların Tesla’nın geleceği için “olmazsa olmaz” olduğunu sıkça dile getiriyor. Mayıs ayında ABD Ulaştırma Bakanı Sean Duffy ile Tesla’nın Austin tesisinde buluşan Musk, federal düzeyde otonom araçları düzenleyecek bir yapı kurulmasını desteklediğini söyledi.
Buna rağmen, Tesla’nın 12 Haziran’da Austin’de başlatacağı sürücüsüz taksi hizmeti hakkında birçok soru hâlâ yanıtlanmadı. NHTSA, Tesla’dan sistemin adı, kullanılan sensörler, araç sayısı ve uygulama bölgeleri gibi kritik bilgileri istedi.
Yatırımcılar ve güvenlik uzmanları kaygılı
Center for Auto Safety yöneticisi Michael Brooks’a göre, “Musk, mevcut araçların robotaksiye uygun olduğu inancıyla tüm şirketi bu stratejiye bağladı. Oysa sistemin kamera temelli olduğunu biliyoruz ve güneş parlaması gibi etkenler kameraların zayıf noktası.”
Bu kazanın ardından, Tesla’nın teknoloji stratejisi ile yol güvenliği arasındaki dengenin nasıl sağlanacağı yeniden tartışma konusu hâline geldi.



