
Bloomberg yazarı Karishma Vaswani’ye göre, ABD yönetimi Asya’da etkili bir yumuşak güç stratejisi izlemek yerine, sert ve çelişkili adımlarla kendi imajına zarar veriyor. Harvard Üniversitesi’nin uluslararası öğrencileri kabul etmesine getirilen kısıtlama, özellikle Çin ve Hindistan’dan gelen gençleri hedef alıyor ve ABD’ye duyulan güveni sarsıyor.
Singapur’daki ABD Büyükelçiliği’nin Çin’in Güney Çin Denizi iddialarını kamu konutları üzerinden benzeterek sosyal medyada yayımladığı video, ülkede büyük tepki çekti. Singapur yönetimi, isim vermeden yaptığı açıklamayla bu tür girişimlere karşı olduğunu belirtti. Çin ise ABD’yi “ikiyüzlü vaiz” olmakla suçladı.
ABD’ye en çok öğrenci gönderen ülkelerden olan Hindistan ve Çin’in gençleri, aynı zamanda geleceğin hükümet, iş dünyası ve teknoloji liderleri olmaya aday. Microsoft CEO’su Satya Nadella ve Alphabet CEO’su Sundar Pichai gibi isimler ABD’de eğitim aldı. Ancak yeni politikalar bu köprüleri koparma riski taşıyor.
Ekonomik anlamda da ABD’nin bölgedeki üstünlüğü sarsılıyor. 2001 yılında dünya ülkelerinin %80’i ABD ile daha fazla ticaret yaparken, bugün bu oran Çin lehine %70 seviyesine geriledi. Çin’in etkisi, özellikle Kuşak-Yol Projesi ve WHO’ya yaptığı büyük bağışlarla daha da yaygınlaşıyor.
Buna karşın, ABD’nin dış yardım sözleşmelerinin %83’ünü iptal etmesi ve eğitim gibi alanlarda attığı tartışmalı adımlar, bölgedeki müttefikleriyle olan ilişkilerini zedeliyor. ABD’nin sosyal medya üzerinden yürüttüğü “yumuşak güç” kampanyaları ise çoğu zaman etkisiz ve yapay bulunuyor.
Yazara göre, Amerika’nın yumuşak güç politikalarını gözden geçirmesi ve genç Asyalı nesilleri kazanma yollarına yeniden odaklanması gerekiyor. Aksi hâlde, Washington bölgede hayranlık uyandıran değil, kuşkuyla bakılan bir güç olmaya devam edecek.


