
ABD Başkanı Donald Trump’ın Körfez ziyareti dünya genelinde dikkat çekerken, Türkiye’de aynı anda yürütülen diplomatik temaslar Ankara’nın küresel diplomasideki artan rolünü ortaya koydu. Dr. Sinem Cengiz’in analizine göre, “Trumpist zeitgeist”, yani Trumpçı dönem ruhu, Türkiye’ye dış politikada yeni bir manevra alanı sağlıyor.
Ukrayna-Rusya görüşmeleri İstanbul’da
Türkiye, geçtiğimiz hafta İstanbul’da Ukrayna ve Rusya delegasyonlarını bir araya getirerek, Şubat 2022’de başlayan savaş sonrası ilk doğrudan temasa ev sahipliği yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uzun süredir yürüttüğü barış diplomasisi çabaları bu toplantılarla ivme kazandı. Zirveye Trump yönetimi adına Dışişleri Bakanı Marco Rubio katıldı.
NATO ve İran görüşmeleri de Türkiye’de
Aynı hafta içinde NATO dışişleri bakanlarının gayriresmî toplantısına da ev sahipliği yapan Ankara, Avrupa’nın savunma stratejilerinde öne çıkmaya başladı. Öte yandan, İstanbul’da İran ile İngiltere, Fransa ve Almanya arasında nükleer müzakereler yapıldı. Bu görüşmelerde ABD’nin dolaylı katılımı da vardı. Trump, bir yandan İran’a “maksimum baskı” politikası yürütürken, diplomasiye açık kapı bırakıyor.
Erdoğan’ın yumuşak güç stratejisi
Yazar Cengiz’e göre Türkiye, yumuşak güç odaklı bir dış politika ile bölgesel düzeyde daha görünür olmayı hedefliyor. Bu çabanın son halkası ise PKK’nın silah bırakma ve örgütü feshetme yönündeki açıklaması oldu. Bu gelişme, Türkiye iç siyaseti kadar dış politika açısından da stratejik bir başarı olarak değerlendiriliyor.
Suriye’de yeni sayfa mı?
Trump’ın Suriye yaptırımlarını kaldırması ve Erdoğan’ın Suudi Arabistan’daki zirveye sanal katılımı, Suriye konusunda yeni bir sayfa açılabileceği sinyalini verdi. Erdoğan, Trump ve Suudi Veliaht Prensi Selman ile birlikte Suriye lideri Ahmed el-Şaraa’nın da katıldığı toplantı, Türkiye’nin bu süreçte kilit aktör olduğunu ortaya koydu.
ABD-Türkiye ilişkilerinde iyileşme beklentisi
Trump’ın ikinci döneminde Türkiye ile ilişkilerin gelişeceğini öngören Ankara, bu beklentilerinin karşılık bulduğunu düşünüyor. ABD’nin küresel meselelere büyük güçler dışındaki bölgesel aktörlerle birlikte çözüm arayışı, Türkiye gibi “orta güç” ülkelerin etkinliğini artırıyor.



