
Associated Press’in haberine göre, Antalya’da toplanan NATO dışişleri bakanları, ABD’nin 2032’ye kadar tüm üye ülkelerin savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) %5’ine çıkarması yönündeki talebini tartıştı. Bu talep, ittifak içinde büyük bir stratejik ve ekonomik dönüşüm anlamına geliyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, “İttifak, en zayıf halkası kadar güçlüdür” diyerek, önerilen artışın sadece daha fazla harcama değil, aynı zamanda çağın güvenlik tehditlerine karşı gerekli kabiliyetlerin inşası için olduğunu savundu.
Yeni Harcama Formülü
Önerilen yeni plan iki ayaktan oluşuyor: Ülkeler, 2032’ye kadar savunma bütçelerinin %3.5’ini doğrudan askerî harcamalara, %1.5’ini ise savunma bağlantılı altyapıya (köprüler, yollar, limanlar, havaalanları, siber güvenlik sistemleri) ayıracak.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, “Bir köprü sadece araba geçişi için değil, gerektiğinde tank taşıyacak kadar güçlü de olmalı” sözleriyle bu yaklaşımı savundu. Ancak bu hesaplama NATO’nun bugüne kadarki harcama tanımlarında radikal bir değişikliği temsil ediyor.
Bazı Ülkeler Hâlâ Geri Kalıyor
2023’te NATO üyeleri asgari %2 hedefinde anlaşmıştı, ancak 32 ülkeden sadece 22’si bu hedefi tutturabildi. İtalya, Belçika, Kanada, Lüksemburg ve İspanya gibi ülkeler henüz %2 seviyesine ulaşamadı. İspanya’nın bu hedefi 2025’te yakalayacağı tahmin ediliyor.
Avrupa’dan Farklı Tepkiler
Litvanya Dışişleri Bakanı Kęstutis Budrys, “Rusya şu anda bile kuvvetlerini yeniden inşa ediyor. 2032 çok geç olabilir” diyerek sürenin kısaltılması gerektiğini savundu.
Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı David Lammy, ülkesinin 2027’de %2.5’e, 2029’da ise %3 seviyesine ulaşmayı hedeflediğini belirtti ve “Avrupa savunmasına sahip çıkmalı, ABD ile birlikte hareket etmeliyiz” dedi.
Transatlantik Denge ve Çin Faktörü
ABD Başkanı Donald Trump’ın yeniden göreve gelmesiyle birlikte, ABD’nin NATO içindeki konumu daha işlem odaklı bir yapıya evriliyor. Trump, savunma harcaması düşük kalan ülkelerin güvenliğinin garanti altında olmayabileceğini ima ediyor. Bu da Avrupa ülkeleri üzerinde baskı oluşturuyor.
ABD’nin Asya ve Çin’e odaklanması da NATO’nun geleceği açısından yeni bir belirsizlik yaratıyor. NATO’nun Asya’da resmî bir güvenlik rolü bulunmuyor, ancak ABD’nin talepleri bu durumu yeniden şekillendirebilir.



