
El Mundo gazetesine göre, İspanya genelinde yaşanan ve yaklaşık 10 saat süren elektrik kesintisi, uzun süredir kıyamet senaryolarına hazırlanan “preparacionista” (hazırlıkçı) hareketi için bir tür doğrulama anı oldu. En dikkat çeken örneklerden biri, “3KR Group” adlı bir hayatta kalma okulu yöneten José Luis Presas’tı.
Presas, suyu kantinden içen, 36 kiloluk EDC (her gün taşıma) çantasıyla dolaşan ve elektrik kesintisi sırasında ailesine “Size söylemiştim” diyen eski bir paralı asker. Kızına su depolarını doldurtarak adeta tatbikat yaptı. “Bu daha başlangıç” diyen Presas, İspanyol halkının kriz anında sadece bira, zeytin ve futbolu düşündüğünü iddia ediyor.

Elektrik Kesintisi Tesadüf mü?
Presas, Avrupa Komisyonu’nun “vatandaşlar 72 saat yetecek hazırlık yapmalı” çağrısından sadece iki hafta sonra gelen kesintinin tesadüf olamayacağını ileri sürüyor. Ona göre bu tür olaylar, vatandaşların korkutulması ve kontrol altında tutulması için bilinçli olarak kullanılıyor.
Ayrıca, kesinti sırasında yağma ve kaos yaşandığını, ancak hükümetin ve medyanın bunu gizlediğini iddia ediyor.
Hazırlık Kültürü ve Kökeni
1984 doğumlu olan Presas, kıyamet senaryolarına hazırlığın Soğuk Savaş yıllarına ve ABD’nin bireysel özgürlük anlayışına dayandığını savunuyor. “Devlet üç gün içinde yardım edemiyorsa, zaten devlet yoktur” diyor.

Ignacio Ortega ise hazırlıkçılığın ötesine geçerek gerçek hayatta kalma becerilerini savunanlardan. Ortega’ya göre, bir çöküş anında hukuk kuralları işlemez, herkes kendi güvenliğini sağlamak zorundadır.

Sosyal Güvensizlik ve Bireysel Çözüm Arayışı
Haberde aktarıldığına göre, hazırlıkçılık İspanya’da uzun süre “çılgınların hobisi” olarak görülse de, son yıllarda vatandaşlar arasında ilgi artmış durumda. Presas ve Ortega’ya göre, hükümetlere olan güvenin azalması ve sürekli kriz beklentisi bu ilginin başlıca sebebi.

Hazırlıkçılara göre, gerçek çöküş anında hayatta kalmak için sadece erzak değil, aynı zamanda zihinsel dayanıklılık ve beceri de şart. Ortega, “İnsan, insana karşı bir kurt. Kurallar yıkıldığında kimin ne yapacağını kimse bilemez” sözleriyle toplumsal düzenin kırılganlığına dikkat çekiyor.




