
Haaretz’in analizine göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye stratejisi yalnızca IŞİD’le mücadeleyi değil, Türkiye’nin Orta Doğu’daki etkisini artırmayı da hedefliyor. Antalya Diplomasi Forumu’nda Hakan Fidan’ın verdiği mesajlar ve Suriye’nin yeni yönetimiyle kurulan temaslar, bu planın zeminini oluşturuyor.
ABD’ye alternatif olarak Türkiye
Türkiye’nin hedefi, Şam’da yeni kurulan Ahmed el-Şaraa yönetimiyle ortak bir ordu kurarak IŞİD’e karşı savaşta uluslararası meşruiyet kazanmak. Ankara, bu yeni askeri gücü hem silahlandırmak hem eğitmek hem de modern muharebe teknikleriyle donatmak istiyor.
Ayrıca Türkiye, Irak ve Ürdün’ü de kapsayan bölgesel bir güvenlik ağı kurmayı hedefliyor. Bu stratejik adım, hem sahadaki terörle mücadeleyi yönlendirme hem de siyasi ve ekonomik avantajlar elde etme amacı taşıyor.
Trump ile kritik pazarlıklar
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mayıs ayında Ortadoğu turuna çıkması beklenen ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesi sırasında, 2020’de S-400 nedeniyle uygulanan yaptırımların kaldırılmasını talep etmesi bekleniyor. Türkiye ayrıca F-35 programına geri dönmeyi ve 20 milyar dolarlık savunma alımı yapmayı planlıyor.
Kürtlerle değişen dengeler
Kürt güçlerinin Şam yönetimiyle anlaşarak orduya entegre edilmesi, Ankara’nın daha önce “terör örgütü” olarak nitelediği gruplarla ilişkisini yumuşattı. Bu gelişme, Türkiye’nin Suriye’deki Kürtlerle olan askeri gerginliğini azaltma potansiyeli taşıyor.
İsrail-Türkiye gerilimi yeni bir safhaya geçiyor
İsrail’in Suriye üzerindeki hava operasyonlarıyla ilgili kaygılar artarken, Türkiye’nin Suriye’de giderek güç kazanması, Tel Aviv’in bölgedeki stratejisini yeniden gözden geçirmesine neden olabilir. ABD’nin Suriye yaptırımlarını kaldırması ve Şam’a uluslararası yatırım akışının başlaması, Türkiye’yi bu sürecin merkezine yerleştirebilir.



