
The Economist’in İstanbul’dan aktardığına göre, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan siyasi kriz, iktidarın daha da sertleşmesine yol açtı.
29 Mart’ta İstanbul’da gerçekleşen gösteriler, son yılların en büyük muhalefet yürüyüşüne sahne oldu. Yüz binlerce kişi CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması için sokağa çıktı. Ancak devlet televizyonları ve iktidara yakın kanallar bu protestoları görmezden geldi.
Medya Suskun, Sokaklar Tepkili
Bazı televizyon kanalları aynı saatlerde bayram tatlıları tarifleri verirken, diğerleri trafik polislerinin sürücülere şeker dağıttığı görüntüleri paylaştı.
Ancak kamuoyundaki öfke, iktidarın beklediğinden daha büyük oldu. İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından muhalefet, Erdoğan’a yakın şirketler ve iktidar medyasına reklam veren markalara karşı boykot kampanyaları başlattı.
CHP’ye Gözaltılarla Yanıt
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yaşananları “junta yönetimi” olarak tanımlayarak Erdoğan’a erken seçim çağrısında bulundu. Buna karşılık hükümet, en az 11 kişiyi tüketici boykotu nedeniyle gözaltına aldı.
Ayrıca, 8 Nisan’da Erdoğan’ın avukatları, Özgür Özel hakkında “cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.
Uzun Tutukluluk Hesabı
Erdoğan, İmamoğlu’nun birkaç aylık tutuklulukla sembolleşmesini istemiyor. Kendi geçmişinden bildiği bu etkiyi engellemek için, İmamoğlu’nun uzun süre cezaevinde tutulmasını sağlamaya çalışıyor.
Yorumcular: Baskı Daha da Artabilir
Foreign Policy Research Institute’tan Selim Koru’ya göre, Erdoğan’ın nihai hedefi, gerçekten rekabet edebilecek bir muhalefeti ortadan kaldırmak. “Bu krizden daha fazla baskıyla çıkmayı deneyecekler gibi görünüyor,” diyor.



