
Wolf Street’in haberine göre, borsa dalgalanırken ve tüketici güveni düşüşteyken, ABD işgücü piyasası Mart ayında beklenenden güçlü bir performans sergiledi. Federal hükümetteki işten çıkarmalara ve ticaret politikalarındaki belirsizliklere rağmen, tarım dışı istihdam bir önceki aya göre 228.000 kişi artarak 159.4 milyona ulaştı.
Bu artış, önceki ayların ortalama istihdam artışını geride bırakırken, ekonomideki genel dayanıklılığın da altını çizdi. Üç aylık ortalama artış ise 152.000 seviyesinde ve bu oran işgücü piyasası açısından hâlâ güçlü bir seviye olarak değerlendiriliyor.
Devlet İstihdamındaki Azalma Genel Görünümü Etkilemiyor
Mart ayında federal hükümette 4.000 kişilik iş kaybı yaşanırken, son iki aylık toplam düşüş 15.000 kişiye ulaştı. Ancak bu azalma toplam tarım dışı istihdamın sadece %1.89’unu oluşturuyor. Bu nedenle, hükümet kaynaklı işten çıkarmaların genel istihdam üzerindeki etkisi sınırlı kalıyor.
Hükümetle çalışan özel firmalarda da bazı işten çıkarmalar yaşansa da “Profesyonel ve iş hizmetleri” gibi sektörlerde istihdam artışı devam etti.
Ücretler Artıyor, İşsizlik Düşük Seviyelerde
Mart ayında ortalama saatlik ücretler bir önceki aya göre %0.25 arttı ve yıllık bazda %3.8’lik artışa ulaştı. Ocak ayında görülen %5.2’lik artıştan daha yavaş ancak hâlâ istikrarlı bir yükseliş söz konusu.
İşsiz sayısı 31.000 kişi artarak 7.08 milyona çıktı ve işsizlik oranı %4.2’ye yükseldi. Bu oran, Fed’in Mart toplantısında öngördüğü 2025 sonu tahmini olan %4.4’ün altında kalıyor ve işgücü piyasasının güçlü seyrini sürdürdüğünü gösteriyor.
Fed’in Enflasyon Endişeleri Artıyor
ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, enflasyonun son altı aydır hızlandığını belirterek, bu durumun piyasalarda “enflasyonist düşünce yapısı” oluşturabileceği uyarısında bulundu. Powell, işletmelerin ve tüketicilerin kalıcı fiyat artışlarına hazırlıklı hale gelmesinin, enflasyon beklentilerini “çapa dışına” çıkarabileceğini söyledi.
Fed’in bu nedenle para politikasında daha temkinli ve “şahin” bir tutum benimsediği vurgulanıyor. Piyasaların da bu ortamda kendi dinamikleriyle ayakta kalması gerekebilir.



