07.07.2026
Analiz • Erdoğan'ın NATO vizyonu İsrail'i temel tehdit, Türkiye'yi ise kilit stratejik unsur olarak yeniden tanımlıyor
NATO ve Türkiye'nin stratejik rolü
🔹 Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Orta Doğu'daki güvenlik önceliklerini NATO gündemine taşıma hedefini öne çıkarıyor.
🔹 Türkiye, NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olmasının yanı sıra Rusya, Ukrayna, İran, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleriyle ilişkileri sayesinde bölgesel güvenlikte önemli bir konumda bulunuyor.
🔹 Türkiye, Suriye'de siyasi ve askerî nüfuzunu sürdürürken Libya'daki iç çatışmalarda da etkisini koruyor.
🔹 Türkiye, Avrupa'nın Rusya'ya karşı güvenlik kapasitesinin güçlendirilmesinde askerî güç, savunma sanayisi ve personel desteği sağlayabilecek ülkelerden biri olarak görülüyor.
🔹 Türkiye, F-35 savaş uçaklarının satışının yeniden onaylanmasını, F-35 geliştirme programına geri dönmeyi ve KAAN savaş uçağı için gerekli motorların tedarik edilmesini istiyor.
Türkiye'nin dış politika yaklaşımı
🔹 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ortaya koyduğu "güvenlik sahipliği" yaklaşımı, Arap ülkeleri, Türkiye ve Pakistan'ın askerî tehditlere kendi imkânlarıyla karşılık verebileceği bir siyasi ve askerî iş birliği hedefliyor.
🔹 Türkiye'de bazı milliyetçi çevreler NATO'dan ayrılmayı ve bölge ülkeleriyle bağımsız bir güvenlik stratejisi oluşturmayı savunuyor.
🔹 Buna rağmen Erdoğan, Türkiye'nin NATO üyeliğini ülkenin stratejik kimliğinin temel unsurlarından biri olarak görmeye devam ediyor.
🔹 Türkiye, İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyelik süreçlerinde olduğu gibi ittifak içinde pazarlık gücünü korurken Rusya ile ilişkilerini de sürdürmeye çalışıyor.
Orta Doğu ve İsrail
🔹 Türkiye, Orta Doğu'daki gelişmelerin NATO'nun güvenliğini doğrudan etkilediği görüşünü savunuyor.
🔹 Türk hükümetine yakın çevrelerde, İsrail'in bölgesel çatışmaları körükleyen temel unsurlardan biri haline geldiği değerlendirmesi yapılıyor.
🔹 Türk Dışişleri Bakanlığı bünyesinde, İsrail'in bölgesel konumundaki değişimin Türkiye açısından oluşturduğu diplomatik fırsatları ele alan çalışmalar yürütülüyor.
🔹 Türk hükümetinden bir yetkili, Türkiye'nin artık İsrail ile Beyaz Saray veya bölge ülkeleri nezdinde nüfuz mücadelesi yürütmediğini, önceliğin mevcut bölgesel dengeleri somut siyasi kazanımlara dönüştürmek olduğunu söyledi.