Economist: Ukrayna artık Avrupa’nın savaşı; yalnızca hayatta kalmak yeterli bir hedef değil
The Economist
🔹 Economist’e göre Ukrayna’ya sağlanan yardımın neredeyse tamamı artık Avrupa ülkelerinden geliyor.
🔹 Avrupa Birliği ülkeleriyle birlikte İngiltere gibi Avrupa devletleri, Ukrayna’nın ana mali ve askerî destekçisi haline geldi.
🔹 Ukrayna’ya yönelik yeni 90 milyar euroluk kredi paketinden ilk ödemelerin bu ay başlaması bekleniyor.
🔹 Avrupa liderleri, sonuç vermeyen Amerikan girişimlerinin ardından diplomatik süreci üstlenmek istiyor.
🔹 Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa’nın hem çözümün hem de müzakerelerin parçası olması gerektiğini söyledi.
🔹 Economist’e göre birkaç yıl önce iddialı görünen bu söylem artık daha gerçekçi bir zemine oturmuş durumda.
🔹 Avrupalı yetkililer Ukrayna’yı ayakta tutmak konusunda başarılı olduklarını kabul ediyor.
🔹 Ancak Ukrayna’nın sadece hayatta kalmasının ötesinde nasıl bir sonuca ulaşılacağı konusunda ortak bir strateji bulunmadığı belirtiliyor.
🔹 Son haftalarda Avrupa’da Vladimir Putin ile görüşebilecek olası arabulucuların isimleri tartışılsa da somut bir plan ortaya çıkmadı.
🔹 Avrupa hükümetleri Putin’in baskı altında olduğunu düşünüyor.
🔹 Buna rağmen Kremlin’in temel taleplerinden geri adım atmaya hazır olduğuna dair bir işaret görülmüyor.
🔹 Bu nedenle anlamlı bir barış müzakeresinin yakın zamanda başlaması zor görünüyor.
🔹 Bazı Avrupa hükümetleri Rusya’nın kırmızı çizgilerini anlamak için arabuluculuk girişimlerini destekliyor.
🔹 Bu süreçte Türkiye gibi AB üyesi olmayan ülkelerin rol oynayabileceği değerlendiriliyor.
🔹 Ancak Avrupa’nın Ukrayna tarafında doğrudan yer aldığı kapsamlı bir müzakere sürecinin henüz uzak olduğu belirtiliyor.
🔹 Economist’e göre Putin uzlaşmaya yanaşırsa olası bir ateşkesin Ukrayna’nın Donbas’taki bazı toprak kayıplarını kabul etmesini gerektirmesi muhtemel.
🔹 Avrupa’nın bunu telafi etmek için kullanabileceği en güçlü araç ise Ukrayna’nın AB üyelik sürecini hızlandırmak olabilir.
🔹 Daha önce Ukrayna’nın 2027 gibi erken bir tarihte AB’ye katılabileceği yönünde iddialar ortaya atılmıştı.
🔹 Ancak Economist, bunun gerçekçi olmadığını belirtiyor.
🔹 Yetkililer Ukrayna’nın üyelik için gerekli reformları tamamlamasının yaklaşık on yıl sürebileceğini düşünüyor.
🔹 Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Ukrayna’ya tam üyelik yerine “ortak üyelik” benzeri bir statü verilmesini önerdi.
🔹 Bu modelde Ukrayna bazı AB kurumlarına erişim sağlayabilecek ancak tam oy hakkı ve tam ekonomik avantajlara sahip olmayacak.
🔹 Ukrayna yönetimi öneriyi adaletsiz buldu ve reddetti.
🔹 Kamuoyu araştırmalarına göre Ukraynalıların büyük çoğunluğu hâlâ AB üyeliğini destekliyor.
🔹 Ancak destek özellikle gençler arasında daha hızlı geriliyor.
🔹 Economist’e göre Ukrayna’da “Avrupa bizi kurtaracak” anlayışının yerini giderek daha fazla “biz Avrupa’yı koruyoruz” düşüncesi alıyor.
🔹 Avrupa Birliği, Ukrayna’ya sağlanan mali yardımları hukuk devleti ve reform şartlarına bağladı.
🔹 İlk aşamada 2027’ye kadar çeşitli reformların gerçekleştirilmesi gerekiyor.
🔹 Avrupalı yetkililer reformların beklenenden yavaş ilerlemesinden rahatsızlık duyuyor.
🔹 Avrupa para ve silah desteği sağlasa da Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu bazı kritik sistemleri üretmekte zorlanıyor.
🔹 Özellikle şehirleri balistik füzelere karşı koruyacak sistemlerde eksiklik bulunuyor.
🔹 Bu nedenle Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky geçtiğimiz günlerde Donald Trump’tan Patriot önleme füzeleri talep etti.
🔹 Economist’e göre Avrupa’nın kendi siyasi takvimi de risk oluşturuyor.
🔹 Önümüzdeki yıl Fransa başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde seçimler yapılacak.
🔹 Analistler, bazı popülist partilerin iktidara gelmesi halinde Ukrayna’ya verilen desteğin zayıflayabileceğinden endişe ediyor.
🔹 Economist, Ukrayna savaşının artık büyük ölçüde Avrupa’nın sorumluluğuna geçtiğini savunuyor.
🔹 Ancak mevcut stratejinin önemli bölümü hâlâ umutlara dayanıyor: Ukrayna’nın direncinin sürmesi, Trump’ın yeniden Rusya’ya karşı sertleşmesi veya Putin’in müzakereye zorlanması gibi.
🔹 Dergiye göre asıl soru artık savaşın Avrupa’nın savaşı olup olmadığı değil, Avrupa’nın aynı zamanda barışı da sağlayıp sağlayamayacağı.